Referandum yaklaşırken halka şirin görünmek, yanlışları unutturmak gerekiyor ya; öyle enteresan konuşmalar, açıklamalar yapılıyor ki okurken ‘pes’ dememek imkânsız.
Örneğin; önce İçişleri Bakanı Beşir Atalay çıkıyor ve Habur’dan PKK’lıların geldiği günlerde bunu “büyük bir başarı” gibi sunmuş olduklarını unutarak (!), unutturarak “Habur yol kazası” diyor.
“Daha çok PKK’lının gelmesini biz durdurduk. Habur’dan veya Avrupa’dan gelişi durdurduk. Böyle gelişi biz yürütemeyiz. Bu gelişin özü şudur; insanlar gelsin, örgütten ayrıldığını ifade etsin, normal hayatını yaşasın. Nitekim o gelişlerin sürece katkısı değil, zararı oldu” diyor.
Maalesef İçişleri Bakanı’nın yaptığı YANLIŞ bir açıklama... PKK’lılar Habur’dan geldiklerinde “PKK’dan ayrılmadıklarını, pişmanlığı kabul etmediklerini, sadece önderlerinin sözüne uyarak geldiklerini” söylemişler, buna rağmen ayaklarına mahkeme kurdurularak israrla “Pişmanlık Yasası” ile serbest kalmaları sağlanmıştı.
Onların bu açıklamasından sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç “Daha yüzlerce PKK’lının geleceğini, Avrupa’dan da geleceklerini ve serbest kalmaları konusunda da bir sorun çıkmayacağını sandığını” söylemişti.
Bunun üzerine Öcalan İmralı’dan “yol haritalarını açıklarken” “Onları ben örgüt üzerindeki etkimi göstermek için getirttim. Talepler gerçekleşmedikçe başka PKK’lı gelmeyecek. Avrupa’dan da gelmeyecekler” demişti.
Hafızaların zayıf olmasına güveniliyor ama herkesin hafızası zayıf değil tabii, hatırlayan hatırlıyor. Detayları hiç unutmayan sadece hükümet değil yani...
DOLU DİZGİN
Bir detay daha var ayıptır söylemesi; o günlerde “Terör eşliğinde, öldürmeyi sürdüren terör örgütüyle anlaşarak açılım yapılamayacağını, DTP’nin de ‘talepler yerine getirilmedikçe terörün süreceğini’ söylemekte olduğunu, yanlış yapıldığını anlatmaya çalışan muhalefet partileri, gazeteciler ve herkes “Akan kandan besleniyorlar, terör bitmesin istiyorlar’ suçlamasıyla karşılaşmaktaydı.
Kimsecikleri dinlemiyor, aynen Anayasa değişikliğinde olduğu gibi tek başlarına dolu dizgin gidiyorlardı. Ne zaman ki “Özerk bölge, af, Anayasa’daki ‘değiştirilemez’ maddelerin kendi istekleri yönünde değişmesi” gibi talepler açılım sürecinde açıkça söylenmeye başlandı ve ‘bunlar yapılmazsa Türkiye’yi cehenneme çeviririz’ tehditleri de başladı... Ne zaman ki bu gidişin sonu olmayacağı ve gelişmelerin “açılımda yapılan yanlışlardan beslendiği” anlaşıldı, toplumdaki gerilim arttı... Ve tabii referandum yaklaştı “sütten çıkmış ak kaşık” olma gereği ortaya çıktı. Sorumluluğu üzerinden atma telaşı da başladı.
Madem ki Habur’un ‘yanlış adım’ olduğunu şimdi anladılar, o günlerde “akan kandan beslenmekle” suçladıkları parti ve kişilerden özür dilemeleri gerekmez mi?
BDP-PKK İLİŞKİSİ
Son olarak Başbakan Erdoğan “MHP’ye diyalog eli uzattık, işbirliğine yanaşmadı. BDP’nin terör örgütünün temsilcisi olduğunu görüyoruz. Aziz milletim istismarcılara demokratik cevabı verecektir” dedi.
Nasıl yani? BDP’nin PKK ile ortak çalıştığını, daha DTP zamanındaki açıklamaları, PKK’nın esir aldığı askerleri teslim almaları, Habur şenliklerindeki zafer işaretleri ve konuşmalar, PKK’nın ilk karakol saldırısının yıldönümünü kutlamalar, DTP’li belediye başkanlarını PKK’nın aday göstermesi ve daha birçok olay size anlatamamıştı da “Türkiye cehenneme döner” tehditlerinden sonra yeni mi anladınız?
HALK İRADESİNE DIŞLAMA
Ayrıca Habur’dan gelen PKK’lılar Öcalan’ın emriyle geldiklerine göre DTP ve PKK ile anlaşmadan mı açılıma başlanmıştı? Öcalan’a bu çağrıyı tam o sırada kim yaptırttı?
MHP’ye gelince... Muhalefet partilerinin hemen hepsinin açılıma ve Anayasa değişikliğine tepki göstermesinin nedeni; ülkenin bütünlüğü, güvenliği, yüksek yargısını tümüyle siyasallaştıracak değişiklikler kadar önemli konularda hükümetin “halkın iradesiyle TBMM’ye gelmiş” diğer partileri dışlayarak kendi plân ve projelerini Meclis’e dayatması idi.
Nitekim ‘açılım’daki hataları çok geç şekilde kabul etmeye başladılar, Anayasa değişikliğindeki yanlışlar ortaya çıktığında ise Türkiye için yine çok geç olacak.
Referandum masalları” enteresan... Ama bu kadarına da ‘pes’ hakikaten!
Açılım BDP’siz mi yapıldı
Haberin Devamı

