Aç gözlerini ey halkım!

Haberin Devamı

Önümde haber ajanslarından gelen haberlere baktıkça “Allah’ım, nasıl yapmalı da milletin neler olup bittiğini anlamasını, görmesini sağlamalı” deyip duruyorum.

Okurlarımdan gelen mektuplara, yorumlara göz gezdiriyorum, çoğu gerçekleri gayet güzel görüyor, benim fark etmediğim noktalar bile orada... Ama herkes böyle mi, yoksa anlayanlar hâlâ azınlıkta mı? Bakın işte dün Kadir Eroğlu isimli okurumuz ne yazmış: “Sayın Mengi siz aydın ve yazarların düşünce ve fikirlerini yine aydın kesim takip ediyor. İşimiz çok zor... Diğerlerine ulaşılamadığı sürece ezilmemiz devam edecek.”

Bu sözlerin büyük ölçüde gerçeği yansıttığını biliyorum. Hâlâ gazete okumayan, TV’de ise yalnızca film, dizi ve eğlence programlarını izleyen geniş kitleler var. Okuyanlar ise, iktidar baskısına direnen, bağımsız ve gerçekleri topluma anlatabilen, ensesine 826 milyon TL’lik vergi cezası ile binmelerine rağmen görevini yapmaya devam eden medya grubunu okumasınlar, trilyonluk yolsuzlukları, aile boyu “padişah zenginliğine ulaşma”ları görmesinler diye devamlı Başbakan uyarısı almaktalar: “Bu gazeteleri okumayın, kafanızı karıştırmayın.” Yani “siz sadece bizim masalları dinleyin”...

Medya kuşatılıyor. Yargı kuşatılıyor. YÖK, üniversiteler kuşatılıyor.

Ülkenin sivil toplum kuruluşları baskı ile susturuluyor.

Devletin üç erkinden ikisi ile (Meclis ve hükümet) cumhurbaşkanlığı tekelde.

Devletin tüm kurumlarını benzeri görülmemiş bir kadrolaşmayla ele geçirme sürüyor.

“Şimdiki zaman” kullanmaktayım ama bunların hepsi aslında “di”li geçmiş zaman halinde, yani neredeyse tamamlandı.

Köşe yazılarında ülkedeki tabloyu ve yolsuzlukları anlatan yazarlara, çizen karikatüristlere derhal dava açılıyor.

Katiller, tecavüzcüler salıverilirken, gençlerimiz hayatını ihmaller nedeniyle yitiriyor. Adalet Bakanı ise sandalye üstünde parti propagandası yapmakta, milleti tehdit etmekte...

Sonunda sıra halka geldi... Pankart açan, sözlü protesto yapan öğrenciler (13 yaşındaki bile) tartaklanıyor, mahkemeye veriliyor, yaşı müsait olanlar hapis cezası alıyor.

YALINAYAK ÖĞRENCİLER

Dün yine iki öğrenciye verilen yeni bir cezanın haberi vardı: Kredi ve Yurtlar Gnl. Müdürlüğü’nün düzenlediği konferansta Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’i protesto eden öğrenciler yurttan atılmış ve öğrenim bursları kesilmiş.

Bu acımasızlığa, tahammülsüzlüğe inanabiliyor musunuz?

Yolsuzluklar deseniz her gün dev boyutta yeni yolsuzluklar ortaya çıkıyor. İşte “asfalt uzmanı” diye İstanbul Belediye’sinden yılda 4 milyon Euro (ya bu halktan dayak yememişler, ya saymayı bilmiyorlar) danışmanlık ücreti alan Serdar Kepenek isimli şahsın haberi...

“21. yüzyılda, her tür bilginin hazır olduğu, Batı’daki sistemin ortada olduğu bir dönemde asfalt için ne danışmanlığıdır, milletin parasını ne yağmalamaktır bu” diye beyfendilere sormaz mısınız?

Bu ülkede, okul harcını geç yatırdığı için istenen 50-60 bin TL’lik farkı ödeyemeyen ve “ailem işsiz, lütfen yardım edin” diye inleyen üniversiteli gençler, en iyi okulları/üniversiteleri kazandığı halde karda-kışta yırtık ayakkabılarla okula giden milyonlarca öğrenci var. Okul parasını yatıramadığı için çocuğunun eğitimini yarıda kesen, üniversiteye hazırlık kursunun parasını veremeyeceği için çocuğunun sınıfta kaldığına sevinen analar, babalar, oğlunun şehit olduğu haberini çatısı naylon kaplı gecekonduda alan analar var.

Birileri onların hakkını TIR’larla götürürken... Birilerinin çocukları hayata gemilerle, pırlanta, yumurta, bilgisayar şirketleriyle başlarken...

Ne biz susarız, ne de bu ülkenin vicdanlı diğer vatandaşları... Susturmaya çalıştıkça tüm hücrelerimiz isyan eder baskıya, onu bilsinler.

Ama ya hâlâ görmeyenler... Bu seçimin önemini hâlâ anlamayıp, bu faşizan baskının nerelere varabileceğini düşünmeyip masallarla uyuyanlar??

İzmir AKP adayı Taha Aksoy mitingde: “İzmir’de hiçbir şey değişmeyecek, sevgililer el ele yürümeye devam edecek” diyormuş.

Bu düzeysiz, bu saçma açıklamaları yapmaya kendilerini neden zorunlu hissettiklerini bile anlayamıyor musunuz?

DİĞER YENİ YAZILAR