ABD’nin istihbaratı neden işe yaramaz?

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan’ın Bush’la görüştükten sonra “istediğimi aldım” demesi ne anlama geliyordu kimse çözemedi.

En azından, başka köşelerde de gayet güzel yazıldığı gibi basın pek anlayamadı.

Başbakan ne istiyordu, ne aldı?

Bush’un “PKK terör örgütüdür ve ortak düşmanımızdır” sözü müydü istediği, yoksa bugüne kadar neden vermediği, verse de işe yarayıp yaramayacağı bilinmeyen “istihbarat bilgileri” miydi?

Yılmaz Özdil dün Başbakan Erdoğan ile Bush’un 27 Ocak 2004’teki “tarihi zirve”den sonra söylediklerini yazmış ama önce açıklamaların bu tarihte, 2004’te yapıldığını belirtmemişti.

Hepimiz sanki son görüşmedeki açıklamalar gibi okuduk, zira hiçbir farkı yok...

O zaman yeni ne elde etmiş oluyoruz? Bu durumda acaba Başbakan’ın her “büyük beklenti yaratan görüşme veya girişim”den sonra yaptığı gibi “kesin ve olumlu bir kazanım” havası yaratması “borsanın fırlatılması” ile mi ilgilidir yoksa puan kaybetmekle mi, o da anlaşılamayanlar arasına katılıyor.

Toplumun gerçeği öğrenmeye hakkı var ama Türkiye’de -iktidar/muhalefet- verilen mesajların partisel çıkarlarla mı, ülke çıkarıyla mı daha yakın ilgisi vardır o da belli olmadığı için kafalar hep karışık kalıyor. Bir türlü aydınlanamıyor, huzur bulamıyoruz.

Gerçeği aramak da bize düşüyor, medyaya... Ararken bu kez de Can Dündar’ın Ocak 2003’te yazdığı ve dün köşesinde tekrar yayımladığı “ABD ile PKK arasındaki işbirliği belgesi” dikkatimi çekti.

Çekmeyecek gibi değil; PKK’nın ABD’nin Irak müdahalesine tam destek vermesinden, PKK’nın uluslararası çalışmalarına kısıtlamaların kaldırılmasına, Öcalan’ın koşullarının düzeltilip idam cezasının kaldırılmasına kadar, ABD ile görüşmelerin heyetler halinde sürdürülmesine kadar her türlü inanılmaz bilgi mevcut belgede...

DÜNYAYLA ALAY EDİYOR

ABD’nin, İran’ın istikrarını bozmak ve müdahaleyi kolaylaştırmak için PKK’nın kolu olan PJAK’ı kullandığı biliniyor.

Belgeden öğrendiğimize göre yine kendi çıkarı için Irak’ta da PKK’yla işbirliği yap-mış. (Zaten PJAK’la yapması aynı anlama gelir.)

Aynen Afganistan’da önce Taliban’ı Ruslar’a karşı kullanmak için güçlendirip sonra El Kaide olarak 11 Eylül’de karşısına çıkınca kafasını ezmeye kalkması gibi... Terör örgütlerini kendi çıkarları için sırayla kullanıyor.

Sonra da alay eder gibi dünyaya ve Türkiye’ye gözlerinin içine baka baka yüzündeki riyakâr gülüşle “Onlar teröristtir, düşmanımızdır” diyor.

Büyük ihtimalle önceden PKK’ya böyle davranacaklarını bildirmiş bile olabilirler.

El Kaide 11 Eylül’ü ABD’yi İslâm dünyasına saldırtmak, İslâm’ın ortak düşmanı olarak kabulünü sağlamak için yapmıştı. PKK da 21 Ekim’i “Türkiye’nin muhatabı olarak” dünyaya ilân edilmek ve tabii Türkiye’yi Ortadoğu karmaşasına çekmek için yaptı.

Gerçek şu ki; ABD için şu anda en önemli şey ne Türkiye’dir, ne de PKK. Birkaç ay içinde Fransa ile birlikte İran’a yapacağı saldırıdır.

İstediği ortamın hazırlanmasıdır... Bunların ışığında; bize nasıl bir istihbaratla yardım edecek çok merak ediyorum doğrusu!



DİĞER YENİ YAZILAR