23 Nisan’da kim konuşacak?

Geçen yıl Meclis’te yapılan 23 Nisan oturumunun 21 yaşında imam hatip öğrencisi bir gence yönettirilmesi tepki uyandırmış, medyada da uzun süre tartışılmıştı. (21 yaşında nasıl lise öğrencisi olunuyorsa!)

Haberin Devamı

Geçen yıl Meclis’te yapılan 23 Nisan oturumunun 21 yaşında imam hatip öğrencisi bir gence yönettirilmesi tepki uyandırmış, medyada da uzun süre tartışılmıştı. (21 yaşında nasıl lise öğrencisi olunuyorsa!)

Bu yıl inat yapar gibi yine 21 yaşında ve yine imam hatipli bir genç yönetecekmiş. CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, Meclis Başkanı Bülent Arınç’a “23 Nisan Bayramı’nın önemini, Türkiye’nin de iç ve dış siyasi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ve huzura ihtiyaç duyulan, bu nedenle tüm kurumların hassas davranması gerektiğini” anlatan bir mektup göndermiş.

Sevigen bu mektupta geçen yıl oturuma başkanlık eden gencin “Başkan olarak herkesi kucaklaması, tarafsız olması gerekirken yanlı ve ideolojik bir konuşmayla tartışmalara yol açtığını ve bu tutumun 23 Nisan Bayramı ve Öğrenci Meclisleri Projesi’ne gölge düşürdüğünü, aynı olumsuzluğun bu yıl tekrarlanmaması gerektiğini” söylemiş ve;

“Bu yıl yapılacak toplantıya demokrasi ve temsil açısından kadınlara da sahip çıkılmasının, desteklenmesinin önemini” vurgulayarak bir kız öğrencinin ya da milli birlik ve bütünlüğümüze yönelik tehditler dikkate alınarak bir şehit çocuğunun başkanlık etmesini önermiş.

Umarım yanılıyorumdur ama ben Bülent Arınç’ın bir CHP milletvekilinin teklifini dikkate alacağını hiç tahmin etmiyorum.

Her ne kadar 23 Nisan “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak kutlanıyorsa da demek ki eski köye yeni âdet bundan böyle Meclis toplantılarını üniversite çağındaki öğrencilerin sunması ve istenen konuşmaları yapması tercih edilecek (oldu olacak 23 Nisan’da üniversiteleri de tatil etsinler.)

ŞİMDİ SESSİZLİK!
Şu sıralarda “seçim öncesi sessizlik plânı” uygulamada olduğu için yine bu işler sessizce yapılıyor, hele bazı meslektaşlarımızın “yüzde yüz iktidarda kalacaklarını” garantilemiş gibi ısrarla yazdıkları doğru çıkarsa asıl inatlaşmayı o zaman göreceğiz.

Yoksa eğer milletin huzuru, mutluluğu, güvenliği, iç ve dış sorunlarının çözümü ve istikrar daha önemli olsaydı bunca olay dururken her şeyi bir yana bırakıp aylarca “Cumhurbaşkanı kim olacak” tartışmasını sürdürürler miydi?

“Bu güdük seçim sistemiyle, demokrasi denemeyecek bir tabloyla (üçte bir oyla Meclis’in üçte ikisi) Meclis çoğunluğunda bulunan parti tek başına, tartışmalı bir cumhurbaşkanı seçmemeli. Uzlaşma ile seçer, tartışmaları sürdürmeyiz” derler ve Türkiye’yi huzura kavuştururlardı.

Ne zormuş bunu demek!
(Not: Bugünkü sıkıntıya rağmen hâlâ iktidar ve muhalefet “Seçim Kanunu”nu değiştirmeye yanaşmadı. Oysa millet onları “daha öncekilerin yapmadıklarını yapsınlar diye” seçmişti.)

***

Murat Boz vakası!
Şöhreti, başarıyı yüzde yüz hak etmiş müzik sanatçılarının isimlerini saymam istense “ilk 10” arasına Murat Boz’u mutlaka koyarım.

Aslında henüz çok genç; 26 yaşında ama müzik konusunda yeterince deneyimli. Özel yetenek sınavını kazanarak girdiği İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’ne devam ederken AKM ve CRR’de konserlerde vokalist olarak çalışmış.

1998’de Milliyet Gazetesi Liselerarası Müzik Yarışmasında Türkiye birinciliği kazanmış. Sonra Bilgi Üniversitesi’nin “jazz vocal” bölümüne burslu girmiş. Şu anda da İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı’na devam ediyor.

Bu bilgileri yazmamın sebebi onu iyi tanımanızı istiyor olmam, çünkü kendisi önümüzdeki yılların en başarılı pop müzik yıldızları arasında -bir aksilik olmazsa- kesinlikle yer alacaktır.

Tahmin filân değil, ‘kesinlikle’ diyorum çünkü onu önce ekranda sonra (birkaç hafta önce) programımda konuk ederek dikkatle izledim, bunun için gereken tüm özelliklere fazlasıyla sahip.

Tarkan’a 5 yıl vokal yapmış, sonra Shakira’ya da... Nazan Öncel, Nilüfer, Hande Yener, Nil Karaibrahimgil ve daha birçok ünlüyle konser veya albümlerinde beraber çalışmış, reklâm müzikleri yapmış... Daha ne olsun?

İlk çıkardığı single “Aşkı Bulamam Ben” ve klibiyle hemen listelere giren Murat Boz kısa süre önce piyasaya çıkan gerçekten olağanüstü güzel albümü “Maximum” ve aynı güzellikteki klibi ile zirve yolunda hızla ilerliyor.

Onu stüdyoda canlı yayında yakından izlerken yeteneğine hayran olduğumu söylemeliyim. Güçlü sesi ve güzel müziğinin yanında özgün tarzı, dansları, kameraları kullanışı hepsi mükemmel... Eh buna bir de ekranda göründüğünün birkaç katı yakışıklılığını, uzun boyunu, yeşil gözlerini eklerseniz neden “zirve yolunda hızla” dediğimi anlayacaksınız.

Ben bu kadar anlatayım, siz Murat Boz’u Maximum klibinde bir izleyin... Fazla söze hiç gerek yok!

***

Perinçek adımızı mı verdi?
Gelen bir mail; “İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek, aralarında Hülya Koçyiğit, Mustafa Denizli, Halil Mutlu, Ruhat Mengi gibi ünlü isimlerin de yer aldığı gruplarla İsviçre’ye ‘yalan turları’ düzenleyeceklerini ve soykırım iddialarını dümdüz edeceklerini söyledi” diyor.

Ben Doğu Perinçek’le hiç konuşmadım, böyle bir sözü de ona vermedim.

İsviçre’ye elbette gider ve daha havaalanında “Ermeni soykırım iddiası yalandır” derim ama bunun herhangi bir siyasi partinin veya başkanının organizasyonuyla olmayacağına eminim. Doğu Perinçek’in bu konudaki gayretini takdir ediyorum, o başka mesele...

Bence dünya basınının ilgisini bu demokrasi dışı, tarihe ve insan haklarına aykırı uygulamaya çekmek üzere Türk basınından grupların arka arkaya gitmesi çok iyi olur. Gazeteciler Cemiyeti böyle bir organizasyon yapabilir.

Böyle bir durumda kimler cesaret eder veya demokrasi adına, Türkiye adına öne çıkar merak ediyorum doğrusu!

DİĞER YENİ YAZILAR