21. Yüzyıl gelişmeleri!

Anadolu Vakfı'nın dev sağlık yatırımı; 45 bin metrekare kapalı alan üzerinde 59 yoğun bakım yatak kapasiteli, toplam 209 yataklı Anadolu Sağlık Merkezi'ni sanıyorum duydunuz

Haberin Devamı

Anadolu Vakfı'nın dev sağlık yatırımı; 45 bin metrekare kapalı alan üzerinde 59 yoğun bakım yatak kapasiteli, toplam 209 yataklı Anadolu Sağlık Merkezi'ni sanıyorum duydunuz. Gazete ve TV'ler son günlerde bu müthiş habere yeterince yer verdiler.

Tabiî olay sadece Türkiye'nin çok büyük ve çağdaş yeni bir hastaneye, eksiksiz bir sağlık merkezine kavuşması değil. Bu merkez aynı zamanda son 14 yılda "Amerika'nın en iyi hastanesi" unvanını kimseye bırakmayan Johns Hopkins Medicine ile işbirliği içinde çalışacak ve oradaki son bilimsel ve teknolojik gelişmeler aynen burada da uygulanacak.

ASM, operasyonlarda, malzeme kullanımı, dizayn, plânlama gibi konularda uluslararası kalite standardını belirleyen "Joint Commission on International Accreditation" isimli özerk kurumun beklentilerine uyacak çözümler üretmek üzere kurulmuş bir sağlık merkezi. Uluslararası Kurtköy Havalimanı'nın yakınında, Türkiye'nin en yoğun karayolu ağının ortasında yer alan hastanenin acil bölümü, acil vakalarının sıklığı göz önüne alınarak son derece geniş ve donanımlı şekilde yapılandırılmış.

Bu, gurur verecek dev sağlık merkezinin geniş doktor kadrosunu ve çalışma yöntemini tanıtmak üzere geçen cuma akşamı Atatürk'ün Savarona yatında yapılan toplantıya katıldım.

Dile kolay; 200 milyon dolar!
Anadolu Vakfı iktisadi işletmesi İcra Başkanı Tuncay Özilhan'ın kazandıklarının büyük bir bölümünü bu işe ayırarak Türkiye çapında; köy ve kasabalarda, varoş ve şehir merkezlerinde sağlık-eğitim konularında bugüne kadar yaptıklarını ve şimdi de sağlık hizmeti ile eğitimi bir çatı altına toplayacak Anadolu Sağlık Köyü'nü 200 milyon dolarlık bir yatırımla tamamlayacaklarını anlattığı konuşmasını büyük bir mutlulukla dinledim.

Sadece Sağlık Merkezi'nin 80 milyon dolarlık bir yatırımla yapıldığını duymak ve bunu Özilhan'ın büyük bir zevkle anlattığını izlemek beni inanılmaz şekilde mutlu etti.

Kendisine de söylediğim gibi iyi ki ülkesine kalıcı eserler bırakmak isteyen ve bunun için gözünü budaktan sakınmayan iş adamlarımız var. Onlar sayesinde yeni müzeler, hastaneler, okullar açılıyor, sanata ve kültüre yatırım yapılıyor, tarih kurtarılıyor, korunuyor.

O akşam Tuncay Bey'le yemek yerken Avrupa Birliği konusunda da uzunca bir sohbet yaptık. Onun AB üyeliğimiz konusunda son derece rahat ve güvenli olduğunu gördüm.

Oyunun kuralı!
"Gereksiz yere endişe ediliyor, ben hiçbir sorun çıkacağını sanmıyorum" diyerek şöyle sürdürdü konuşmasını:

"TÜSİAD heyeti İspanya, Hollanda, İtalya ve daha birçok Avrupa ülkesini ziyaret ederek temaslarda bulundu. Anlattıklarına göre durum bizim basında yansıtıldığı gibi ümitsiz değil. Türkiye'ye destek veren çok ülke var. Bizim 'milliyetçi' duygularımız fazla gelişmiş olduğu için hemen her söylenene itiraz ediyoruz ama benzer siyasi ve ekonomik müdahaleler, diğer konulardaki istekler bütün aday ülkelere yapıldı. Onlar da bekledi, uğraştı.

Oyunun kuralı bu. Bir de öteki tarafa geçip AB gözüyle Türkiye'ye bakalım. Kolay mı 70 milyonluk önemli sorunları olan bir ülkeyi almak? Samimiyetle söyleyelim; kolay mı? Yapılacak tek şey inançla, çıkarlarımızı da dikkatle gözeterek bu yolda yürümek. Türkiye'nin yeri kesinlikle Avrupa Birliği'nin içindedir."

Çıkarlarımızı dikkatle gözeterek bu yolda yürümek... Tuncay Özilhan bence çok haklı!

Bu nasıl sözlük?
Biz söylemiyoruz, yine okurlar söylüyor (bugünlerde çok biriken okur mektuplarına da yetişmeye çalışıyorum); 2 Aralık tarihinde Silivri Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından bir sözlük dağıtılmış. Laikliğin dinsizlik anlamına geldiğini bildiren bir sözlük.

Silivri Belediye Başkanı da bu vakfın yönetim kurulu üyesiymiş. Okurlarımız ayrıntılı bilgi için telefon numarası da vermişler.

Ben sözlüğü henüz görmedim, göreceğim.

Ama bu arada belki Milli Eğitim Bakanlığı da görmek ister düşüncesiyle konuyu paylaşıyorum.

Bu sözlüklerin, kitapların bir denetimi yok mudur?

'Osama' başlıyor'!
Senaryosunu Sıddıg Barmak'ın hazırladığı ve yönetmenliğini yaptığı, Kabil'de 1 yıl süren çalışmayla çekilen Osama filmini size anlatmıştım. Filmle ilgili yazılarıma özellikle üniversite öğrencilerinden "mutlaka izlemek istediklerini" bildiren ve mümkünse DVD'yi isteyen çok sayıda mektup geldi.

Onlara DVD'yi tek tek gönderemiyorum ama şu haberi veriyorum; Osama 24 Aralık'ta vizyona giriyormuş.

Daha fazla bilgi isteyenler için: Tel: 0212-244 51 59 Fax:0212-2449982

DİĞER YENİ YAZILAR