Zirvedeki kadınların taşıdığı erkekler!..

Haberin Devamı

Dün Mustafa Sarıgül’le ilgili anımı yazınca, kuantum hemen işliyor...

Öğlen saatlerinde telefonum çalıyor...

Arayan Aylin Kotil...

CHP’nin efsanevi politikacısı rahmetli Aytekin Kotil’in yeğeni...

Fakat onun bir başka özelliği daha var...

CHP İstanbul Anakent Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül’ün eski eşi...

Sarıgül bana hediye ettiği kitapta “çok özenli kelimelerle anlatıyor” Aylin Kotil’i...

Dikkatimi çekiyor...

-“Ortak çocukları var... Doğru kelimeler seçmiş, eski eşi ve çocuğunun annesi hakkında...” diyorum içimden...

***


Ancak telefondaki ses bir mitralyöz gibi, kelimeleri arka arkaya sıralıyor...

-“Bir kadının eski eşinden dolayı, hayatına set çekilmesi, önüne duvar örülmesi, yaşamına gem vurulması hak mıdır, reva mıdır?..” diyor...

-“Ne oluyoruz?..” demeye kalmadan sıralamaya devam ediyor...

-“Babam CHP’de politikacıydı...

Amcam Aytekin Kotil CHP’de politikacıydı...

Kendim üniversitede iktisat, üniversite sonrası kamu idaresi okudum...

Her gün 60-70 ev dolaşıyorum Beyoğlu ilçesinde...

Seçim bölgemde; tarafsızlığıyla bilinen üç ayrı kamuoyu şirketine “Beyoğlu ilçesinde kimi CHP adayı görmek istiyorsunuz?..” sorusunu içeren anketler yaptırttım...

Yüzde 70’le açık ara beni istiyor CHP’li seçmen...

***


Fakat öğreniyorum ki parti içinde bir grup, ‘eski eşi İstanbul anakent adayı olduğu için, eski karısının Beyoğlu’ndan aday olması parti için uygun olmaz’ diyormuş...

‘Kadının adı yok mudur?..’

Beni hâlâ eski eşimle mi anarak, politik hayatımın önüne set çekecekler?..

Ayıp değil mi?..

Ben bir kadın olarak eski eşimden dolayı artık politika yapamayacak mıyım?..

Bunu söyleyenler bir de kendilerine CHP’li diyorlar...

Böyle CHP’li olunabilir mi?..

Sosyal demokrat bir parti ‘kadına eski eşin mirası olarak bakabilir mi?..’

Hâlâ rahmetli Duygu Asena’nın kitap yazdığı dönemde miyiz?..

Kadının hâlâ Adı Yok mu?..

İstanbul’dan Ankara’ya 450 kilometre yolu 19 gün boyunca yürüyen Aylin Kotil yaşamıyor, hâlâ Mustafa Sarıgül’ün eski eşi Aylin Kotil oluyor...

Böyle bir şey olabilir mi?..”

Zirvedeki kadınların taşıdığı erkekler..



***


Telefonda nefes almadan konuşuyor Aylin Kotil...

- “Belki de...” diyor;

- “Hayat sınıyor beni... Kadın hakları üzerine daha fazla yoğunlaşmam için... Baksanıza bunca mücadeleden sonra hala ‘Kendi adım yok... Kadının adı yok’ Bir erkeğin eski karısıyım hâlâ... Kendi partimin gözünde...”

***


İnsan böyle durumlarla karşılaştığında hemen empati yapıyor...

Kendisinin ve hayatındaki kadınların durumunu mercek altına yatırıyor...

İsimleri boyumdan büyük kadınlarla, kapasiteleri benden misli büyük kadınlarla aşklar yaşadım...

İki tanesi bana muhteşem çocuklar armağan ettiler...

Çocuklu veya çocuksuz, isimli veya isimsiz hepsine baktığımda...

Büyük çoğunluğunun muhteşem bir kariyer çizgisi yakaladıklarını görüyorum...

Ne mutlu onlara...

Ne mutlu bana...

Kendi hayatlarını yaşadıkça, kendi kanatlarıyla uçtukça zirvelere konuyorlar...

Onlara baktıkça “Acaba ben onları zamanında ne kadar taşıyabildim?..” diye soruyorum kendime...

Onlar ise bulundukları yükseklerde beni taşımaya devam ediyorlar...

Bilmeyenler anlamaz; ne keyif verici bir tattır, “kadınlar tarafından taşınıyor olmak...”

Bilmezler ki erkek neslindekiler; “yükseklerde mevzilenen kadınların, maziden kalan bir yadigarı taşımalarındaki hazzı?..”

HER AN MUCİZE...

Mail kutuma geçenlerde mail atmışlardı...

-“Ralph Marston’un “Her An Mucize” kitabını size gönderdik...” diye...

Bir süredir bakıyordum, henüz gelen giden yok...

Gönderilen kitaplar, önce gazeteye gidiyorlar...

Ben çalışma ofisimi artık eve taşıdığımdan, onların gazeteden gelmesi de bir zaman alıyor...

Dün akşam baktım, “Her An Mucize” gelmiş...

Pazar gününüzü “Mucize”vi önerilerle doldurayım istedim...

***


“Kendinizi sahiden harika hissetmek istiyor musunuz?..

O halde bir başkasına cesaret verin...

Başka birisini cesaretlendirmeye bu kadar enerji harcadıktan sonra cesaretinizi yitirmenizin mümkün olmadığını göreceksiniz...

Varlıklı biri mi olmak istiyorsunuz?..

O zaman başkalarının hayatına zenginlik katmanın yolunu bulun...

Sevilmek mi istiyorsunuz?..

O zaman başkasına sevginizi verin...

Daha fazla saygı görmek mi istiyorsunuz...

O zaman başkalarına daha fazla saygı gösterin...

***


Pırıl pırıl parıldayan bir ışık kendine ışık verebilir mi?..

Tabii ki hayır...

Aydınlatacak bir şeyi olmadığında ışığın anlamı yoktur...

Siz de ışık gibi bir enerjiye ve zenginliğe sahipsiniz...

Ancak bunları dışarı saçarsanız, belirgin ve faydalı hale gelirler...

Enerjinizi dışarı; sahiden iyi bir şeye yarayacağı yere yönlendirin...

Işığınızı başkalarına yansıtın...

Karşılığında siz de parıldayacaksınız...

Hayat sizi, kendinizi, kendi özgün tarzınızla dünyaya ifade ettiğiniz ve başkalarına bir şey kattığınız ölçüde mükafatlandıracak...

Elinizde ne varsa verin...

“Arzu ettiğiniz her ne ise sizin olacak...”

(Ralph Marston Jr... Her An Mucize)

Zirvedeki kadınların taşıdığı erkekler..



“KARŞINIZDAKİNE ZARAR VERMEYE ÇALIŞTIĞINIZDA SİZ ZARAR GÖRÜRSÜNÜZ...”

“Nefret, öfke, şiddet sayısız insanın hayatını kaybetmesine neden oldu...

Bunun nedeni; Bir kişinin başına gelen talihsizlikten, bir başka insanın fayda sağlayabileceği yolundaki yanılsamadır...

Birinin canını yakarak kazanç sağlamanız mümkün olamaz...

Karşınızdaki insan da sizin kadar dünyanın bir parçası...

Bir başkasına zarar vermeye çalıştığınızda görünüşte elde edilen kazanç, ‘kaybın gerçekliği yanında sönük kalacaktır...’

***


Bir başkasının kaybından kazanç sağlamak istediğinizde, olumsuza odaklanırsınız... Bu olumsuzluk nereye yönlenirse yönlensin, sizin kendi ağırlaşan yükünüz halini alacaktır...

Başkasına zarar verdiğiniz süreçte, kendinizi zarardan koruyamazsınız...

***


Kalıcı doyum; yaratmaktan gelir, yıkmaktan değil...

Ortaya koyduğunuz olumlu enerjinin kat be katı size geri dönecektir...

Zarar ve yıkım enerjisi de aynı şekilde kat be kat size geri döner...

Hangisinin geri dönmesini tercih ediyorsanız onu yapın!..”

(Ralph Marston Jr: Her An Mucize)

DİĞER YENİ YAZILAR