Zengin bir erkeğin her şeyini kaybettiği an...

Haberin Devamı

Beşyüz milyon dolarlık bir şirketin sahibi 60 yaşını kutlayan, hala yakışıklı ve diri sayılacak bir adam...

Muhteşem bir evi, iki yetişkin çocuğu, torunları ve yıllarca hayatı onunla paylaşmış bir eşi var...

60. yaşgününü muhteşem tablonun ortasında ailesinin hazırladığı pastadaki mumları üfleyerek, “hayattaki en büyük yatırımım olan ailemin şerefine” deyip kutluyor...

Böyle filmlerde genellikle, dışardan oluşan bir etki, hayatı karartır, gerilime sürükler, zincirleme olayları başlatır...

Arbitrage-Entrika’da öyle değil...

Hayatın dramı hayatın muhteşemliğinin bizzat içinden çıkıyor...

Yavaş yavaş, gerçek hayatta olduğu gibi “dışardaki güzel tablonun içindeki rahatsızlık verici kılçıkları” izlemeye başlıyoruz...

60 yaşındaki yakışıklı ve diri kalmaya çalışan genç ihtiyarın hayatında “tutkulu bir aşk yaşadığı genç ressam bir sevgilisi var...”

Cinselliği onunla yaşıyor...

Onu hayatının gençlik aşısı olarak görüyor...

Ressam kadının iş ve özel hayattaki isteklerini karşılamak için ağır bir manevi yükün altında her şeye yetişmeye çalışıyor...

***


Muhteşem aile tablosundaki ilk kırılma zengin ve yakışıklı işadamının hayatındaki ikinci kadın...

Ancak bir başka kırılmanın daha olduğunu görüyoruz kısa bir süre sonra...

Zamanında 100 milyon dolarlık bir yatırımı bloke olup zarara dönünce, dev şirketin rakamlarında sahtekarlık suçuyla yargılanabileceği bir oynama yapıyor...

Zengin ve yakışıklı işadamının kağıttan bir kulesi var...

Çok sağlam ve yıkılmaz gözüküyor...

Oysa iki darbeyle, hayatta hiçbir şeyi kalmayabilir...

***


Tutkulu ilişkinin gerektirdiği aşkı rahat yaşayamamanın yarattığı kavgalardan birinin sonunda, başbaşa kısa bir romantik kaçamak yapmak üzere gecenin bir vakti yola çıkıyorlar...

Arabayı kullanırken zaman zaman gözleri kapanan kahraman (Richard Gere) o sırada bir kaza yapıyor...

Ve hayatın soğuk yüzü o anda iyice görünmeye başlıyor...

İnsanın hayatta ‘dibi’ gördüğü anlar vardır...

Kaza tam anlamıyla öyle bir an adam için...

Öyle bir gerilim ki; 500-600 milyon dolarlık şirketin sahibi, yaşadığı kaza felaketini bile sollayacak olaylara, hapislerden iflaslara, ailesinden evine kadar her şeyini kaybedebileceği noktasına düşmesine ramak kalıyor...

***


Arbitrage (Entrika) filmi tempoyu hiç düşürmeyen bir gerilimle hayatta her şeyinin olduğunu zanneden ve ‘artık bana bir şey olmaz’ diyen insanlara, bir anda neler olabileceğinin ibretlik bir öyküsü sanki...

Filmin nasıl devam ettiğini ve sonunda adamın elinde ne kaldığını anlatmayacağım...

Filmi izleyecek olanların zevkine limon sıkmayayım...

Fakat şu kadarını söylemeliyim...

Hayatta yalnız kaldığınız anlar vardır...

Her şeyin teker teker üstünüze yıkıldığını yaşadığınız anlar...

En yakınlarınız bile yoktur hatta belki karşınızdadır o sırada...

Önceleri onlar yanınızda mıydılar yoksa yoklardı da, siz mi öyle zannetmiştiniz onu sorgularsınız...

Benim 500-600 milyon dolarlık şirketim yok...

Filmde kahramanın sahip olduğu şeylere sahip değilim...

Hayatım da onunki gibi bir hayat değil...

Fakat mesele onun gibi bir hayat yaşamak değil...

Yaşamda her şeyi kaybetmeye ramak kaldığı “an”ları iyi bilebilmek...

Birden fazla kez yaşadım, kim bilir belki de ondan filmde çok gerildim...

***


Hayatın en soğuk yüzünün film kahramanının yüzüne arka arkaya çarptığı anları izlerken, yaşam aslında sizin tahammül sınırınızı test ediyor...

Nefesiniz kesilir gibiyse, filmin kahramanıyla özdeşleşmekten vazgeçin...

Yaşadıkları o kadar gerçek ve gerçekler o kadar acımasız ki...

Rahatlama mı?..

Hayır rahatlayamadan çıkacaksınız filmden...

Hayat da öyledir çünkü...

Hiçbir zaman tam rahatlatmamıza izin vermeyecektir...

Hiçbirimizin!..

*****


HAKARETLERE ALDIRIŞ ETMEMEYİ BİLEN KİŞİ...

Bir zamanlar bir delikanlı bir bilgeye talebe olmak istedi...

-”Bana öğrenci olmak zordur...” dedi bilge...

“Korkarım sen bunu başaramazsın...”

Fakat genç kararlıydı...

Kendisinden ne isterse yapmaya hazır olduğunu söyledi...

Bilge de ona manevi yoldaki ilk görevini verdi:

-”Bir yıl boyunca, seni kim kızdırmaya çalışırsa ona bir lira vereceksin...”

***


Genç denileni yaptı ve tam bir yıl boyunca kendisini öfkelendirmeye çalışan insanlara para verdi...

Bir yılın sonunda genç bilgeye geldi ve bundan sonra kendisine verilecek vazifeye hazır olduğunu bildirdi...

-”Önce şehre git ve bana biraz yiyecek al...” dedi bilge...

Genç yanından ayrılır ayrılmaz, bilge dilenci kıyafetine bürünüp, sadece kendisinin bildiği kısa bir yoldan gençten önce şehre ulaştı...

***


Gencin geçeceği yola oturdu, onu beklemeye başladı...

Bir süre sonra genç göründü...

Tam yanından geçerken, dilenci görünümündeki bilge ona hakaret etmeye başladı...

Başkalarının duyacağı kadar yüksek sesle, onun ne kadar aptal göründüğünü söyledi...

Fakat gençte hiçbir öfke işareti yoktu...

Tam aksine,

-”Ne kadar harika...” diye karşılık verdi genç sakin bir şekilde...

-”Tam bir yıl bana hakaret eden herkese para ödemek zorunda kaldım... Şimdi tek kuruş ödemek zorunda değilim...”

Bunun üzerine bilge üzerindeki dilenci kıyafetini çıkardı ve gence dönerek şöyle dedi.

-”Başkalarının ne dediğine aldırış etmemeyi başaran bir kişi bilgelik yoluna adım atmış demektir...”

*****


İMRALI GÖRÜŞMELERİ PROFESYONEL ORDUYA GEÇİŞİ SAĞLIYOR...

“Hakkari ve Ağrı’da görev yapacak erlere 3000 lira...

Ardahan, Bitlis, Bingöl, Erzincan, Erzurum, Muş, Iğdır, Van, Kars, Tunceli’de görev yapacaklara da 1600-1700 lira maaş ödenecek...

Bu uygulamayla profesyonel orduya geçişte ilk adım atılıyor...”

Haberi gördüğümde, iki hafta önce güvenilir bir haber kaynağımın kulağıma fısıldadığı sözler aklıma geldi:

-”İmralı’yla görüşmeler...” diyordu haber kaynağım; “Esasen Güneydoğu’da gençlerin dağa çıkışını engelleyecek... Şu anda dağdaki PKK militanları meselesi bir yana... Esas olan İmralı’nın talimatlarıyla dağa çıkışın durması...

Bu çıkış dururken, bir taraftan da profesyonel orduya geçilecek...

Yani vatan görevi yapmak üzere askere alınan Mehmetçik’in akan kanı duracak... O bölgede profesyonel ordu ve asker görev yapacak... Böylece terörün halkı direkt etkilemesinin önüne geçilecek...”

***


Güvenilir kaynağım devam ediyordu konuşmaya:

-”Elbette akan kanın bütünüyle durmasını herkes arzu eder... Fakat bütünüyle durmasa da, bundan sonra dağa çıkışı durdurursanız, zaten terörün ivmesini aşağı çekersiniz... Olayı bir de profesyonel orduyla takviye ederseniz, “terörün halkla bütünleşmesinin” önüne geçerseniz... Amaç da budur...”

Muhatabım Apo’nun, bölgedeki gençler üzerindeki etkisini söylüyordu...

-”Bu etkinin bitmesi, bundan böyle dağa çıkışları asgariye indirecektir... PKK’nın şu anda dağdaki militanları neyi ne kadar dinlerler onu kimse bilemez... Fakat dağa çıkacaklar için Apo bir işarettir...”

DİĞER YENİ YAZILAR