Yok öyle gurur, onur ve şeref üzerinden maceraya çanak tutma!..

Haberin Devamı

Avrupa’da ekonomik kriz var...

Türkiye, Avrupa’daki krize nispet yaparcasına, düşük enflasyonda, kişi başına düşen milli gelirini de artırarak, büyümesini sürdürüyor...

Bu yaz milyonlarca turistin Türkiye’ye geleceği haber veriliyor...

İstanbul, Paris ve Londra’dan sonra Avrupa’nın en fazla turist gelen üçüncü kenti haline geliyor...

Barcelona’yı, Prag’ı, Roma’yı, Milano’yu, Madrid’i geride bırakıyor...

İspanya’da, İtalya’da, Yunanistan’da ve Fransa’da ekonomik krizin çanları çalarken, Türkiye “Avrupa Birliği ülkeleriyle vize muafiyeti anlaşmasına gidiyor...”

***


Böyle bir ülke burası...

Demokrasimiz kör topal gitse de, ekonomik büyümemiz dev adımlarla, Avrupa Birliği’yle aramızdaki uçurumu kapatıyor...

Bu ülke, bir savaş uçağını komşu “kazayla vurdu”ğunu söyledi diye, o ülkeye savaş açar mı?..

Açmaz...

Hiçbir aklı başında izan sahibi kişi de bunu önermez...

Böyle bir şeyi önermenin vebali büyüktür çünkü...

Suriye’ye bir cevap verilecek elbet...

Onların istediği ortak komisyon da kurulabilir muhtemel...

Suriye zorlanarak “özür” de diletilebilir...

Türkiye’nin rencide olan gururu tamir edilir...

Ancak izan sahibi hiç kimse, bu olayın sonunda Türkiye’nin savaşa yol açacak bir gerginlik yaşamasını istemez...

***


İlk gün “savaşa gidecek hamlelerden kaçınmak gerektiğini zaten” yazmıştım...

Bugün yeniden yazmamın sebebi şu;

Burası öyle bir ülke ki, çok konuşan ve sık tekrar eden kazanıyor...

“Yıkılan onurumuz, kırılan gururumuz” gibi ifadeler sıkça telaffuz edilerek, hükümet ve muhalefet üzerinde bir kamuoyu baskısı yaratılıyor...

Bu yazı, yaratılmak istenen gaz dolu kamuoyu baskısını gerçekçi bir resme oturtmak için yazılıyor...

Yok öyle gurur, onur ve şeref üzerinden maceraya çanak tutma...

*****


ÖLDÜKTEN SONRA!..

Eğer gerçekçi bir biçimde bakarsak uzayın içinde bir zerreyiz...

Uzaydan bir parçayız...

Diyoruz ki “Biz dünyalıyız...”

Evet...

Her ne kadar Dünyalı isek de, Dünya üzerinde var olmuşsak da, acaba bu Dünya neye göre bir dünya?..

Nasıl ve nerede bir dünya?..

***


Sorsam size “Kaç yaşındasınız?..”

Kiminiz “30”, kiminiz “50” yaşındayım diyeceksiniz...

Acaba gerçekten 30 ya da gerçekten 50 yaşında mısınız?..

Yani neye göre 30 veya 50 yaşındasınız?..

Biliyoruz ki içinde yaşadığımız Dünya, Güneş’in çevresinde dönen uydulardan bir tanesi...

Güneş’ten yaklaşık 150 milyon kilometre ötede...

Güneş’in çevresinde dönüp duruyoruz...

***


Adeta bir bakır tepsi gibi gördüğümüz Güneş, gerçekte bizim üzerinde yaşadığımız Dünya’dan bir milyon üç yüz otuz üç bin defa daha büyük bir hacme sahip...

Biz “Dünya üzerinde yaşadık, yaşıyoruz” diyoruz ve Dünya’nın Güneş çevresinde bir turunu tamamladığı sürece “Güneş Yılı” diyoruz...

Bir de “Ay Yılı” var, daha kısa...

Dünya’nın Güneş çevresinde 30 defa tur atması anlamında “30 yaşındayım” diyoruz...

Yani “Ben Dünya’ya geldiğimden beri Dünya Güneş’in çevresinde tam 30 tur attı” demek istiyoruz...

***


Yalnız bu arada çok önemli bir gerçeği görmezlikten veya bilmezlikten geliyoruz...

Gerçekte biz, her birimiz kim olursak olalım “kozamız”da yaşıyoruz ve “kozalar arası” ileşitimde bulunuyoruz...

Kozanın dışındaki gerçek yaşam boyutlarının ve değerlerinin farkında değiliz...

KOZAMIZIN DIŞINDAKİ GERÇEKLER NE?..

Dünya’da varız ve bir süre sonra Dünya’da yok olacağız...

Yani ÖLÜM dediğimiz bir olay yaşayacağız...

Şu anda Dünya’da fark etmemiz gereken bir şey var...

Dünya nasıl Güneş’in çevresinde bir turunu tamamladığı zaman “1 yıl geçti” diyorsak, aynı şekilde Güneş dediğimiz yıldız da içinde bulunduğumuz, SAMANYOLU adını verdiğimiz Galaksi’nin merkezinin etrafında tur atıyor...

***


Bizim Dünya’mız ve biz, Dünya ile birlikte Güneş’e tabi bir biçimde, Güneş’le beraber Galaksi’nin merkezi etrafında tur atmaktayız...

Güneş, SAMANYOLU adını verdiğimiz bu Galaksi’nin merkezinden yaklaşık 32 bin ışık yılı mesafeden, Galaksi’nin merkezi çevresinde tur atıyor ve bir turunu tam 255 milyon yılda tamamlıyor...

YANİ GÜNEŞ’İN BİR YILI TAM 255 MİLYON YIL SÜRÜYOR...

***


Biz Dünya’ya nispetle 1 yıl dediğimizde 365 günlük süreci anlatmaya çalışıyoruz...

Fakat Güneş’in Galaksi’nin merkezi etrafında atmış olduğu tur, yani bizim Dünya’mızın Güneş’e tabi olarak, Güneş’le beraber Galaksi’nin merkezi etrafında attığı bir tur, 255 MİLYON YIL sürüyor!!!

Gerçek Güneş Yılı 255 MİLYON YIL...

Güneş etrafındaki Dünya turuna nispetle değil, Galaksi merkezi çevresindeki dönüşümüze nispetle “YIL”dan söz edersek, 255 YILDA BİR YAŞ YAŞAMIŞ oluyoruz...

***


Şimdi iyi düşünmeye başlayalım...

Şu anda Dünya üzerinde varız...

Fakat bir süre sonra “ölüm” dediğimiz olayla birlikte Dünya bizim gözümüzün önünden kaybolacak!..

Biz Dünya’yı sadece beş duyuyla algılıyoruz...

Gözbebeğimizin görme sınırlarına göre ve KADARIYLA gördüğümüz bir Dünya’da yaşıyoruz!..

4000-7000 angström arasındaki dalga boylarını, gözbebeğimizin beynimize yollaması ve beynimizin bu dalga boylarını değerlendirmesiyle “görüyorum” dediğimiz her şeyi algılıyor ve onları “var kabul ediyoruz...”

***


Yine kulağımızın 16-20 bin hertz arasındaki dalgaları beynimize iletmesiyle “duyuyoruz” dediğimiz şeyi algılıyoruz...

Dünya’nın varlığına da bu beş duyuyla kanaat getiriyoruz...

“Dünya var işte” diyoruz...

Oysa bu duyu sınırlamasına göre “YOK” DEDİĞİMİZ VE GERÇEKTE “VAR OLAN” şeylerin haddi ve hesabı yok...

***


Şu anda üzerinde yaşamakta olduğumuz Dünya “ÖLÜM” dediğimiz olayla birlikte beş duyu alanımızdan dışarı çıkacak ve kaybolacak...

Ancak biz, yine Dünya’nın manyetik çekim alanı içinde RUH veya ASTRAL BEDEN denilen IŞINSAL BEDEN adı verilen bir yapıyla yaşamımıza devam edeceğiz...

Yine GÜNEŞ’e tabi bu manyetik alan içinde...

***


ÖLÜM dediğimiz olayla madde bedenden kopmamıza ve Dünya bizim için yok hükmüne girmesine karşın...

RUH boyutunda RUH bedenle Von Allen kuşağı içinde kalan manyetik çekim alanında Güneş’in ışınsal platformu üzerinde, yani şu an mevcut olduğumuz alanda yaşamımıza devam edeceğiz...

***


Bu aşamada hangi yaşam boyutuna tabiyiz, Dünya gözümüzden kaybolduğuna göre!..

Dünya’nın gündüz, gece ve zaman ölçüleri ortadan kaybolduğuna ve Güneş’in çevresinde biz turumuza devam edeceğimize göre, “GÜNEŞ’İN ZAMAN BOYUTUNA TABİ OLACAĞIZ...”

YANİ GÜNEŞ’İN 1 YILI OLAN 255 MİLYON YILLIK SÜREÇ, 1 YIL HÜKMÜNE GELECEK BİZİM İÇİN!.

Biz Dünya’da 70 yıllık bir ömür sürsek, 70 yıl yaşadığımızı kabul etsek, 70 yıl sonra Dünya’dan ayrıldığımız zaman 255 milyon yıllık sürece göre, bir Dünya ömrü nedir?..

***


70 YIL DEDİĞİMİZ SÜREÇ, GÜNEŞ’İN KENDİ YILI İÇİNDE SADECE 8.6 SANİYEDİR...

“Ben Dünya’da ne kadar kaldım acaba?..

Bir rüya süresi mi?..

(Ahmed Hulusi’nin Yaşamın Gerçeği kitabından)

DİĞER YENİ YAZILAR