Ünal Aysal’ın amacı, 4. yıldızı Terim’e taktırtmamaktı...

Haberin Devamı

İlk günler herkes Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal‘a dönerek;

- “Nasıl yaparsın bunu?..” diye soruyordu.

- “Bu karar Galatasaray’ı altüst etmez mi?..”

İyi niyetle sorulmuş saf bir soruydu bu...

Ünal Aysal ve akıl hocalarının amacı zaten “Galatasaray’ı altüst etmekti...”

Amaç “Galatasaray’ı altüst etmek” olduğundan, “Galatasaray’ı altüst mü edeceksiniz?..” diye sormak mantıksızdı...

***


Galatasaray Başkanı, akıl hocaları ve yönetimden birtakım isimler, sezon başından beri gayet bilinçli bir şekilde “Fatih Terim’i sezon bitmeden göndermeye çalışıyorlardı...”

Önce sözleşme hazırlamadılar...

Hoca’nın Milli Takım’ı çalıştırması gündeme gelince, “iki yıllık Milli Takım’ı hariçte bırakan sözleşme”yi uzattılar önüne...

İmzalamazsa, “bu işin olmayacağını” söylediler...

Hoca onlara cevap vermeyince de; “Hoca’yı Galatasaray’dan kovdular...”

Sorgusuz sualsiz...

İletişime geçmeden...

Kendisine haber verselerdi, meselenin bir şekilde hal yoluna gireceğini biliyorlardı...

Tablo açıktı...

Galatasaray Başkanı, akıl hocaları ve bazı yöneticiler başından beri bu sezon Fatih Terim’siz bir Galatasaray istiyorlardı...

***


“Deli midir bunlar?.. Niye istemesinler?.. Sorun Hoca’nın hiyerarşiye uymaması meselesi değil mi?.. Hoca doğru ve kurumsal gerçeklere göre davransaydı bunlar olur muydu?..” diyenler, Başkan’ı, akıl hocalarını ve yönetim kurulun yakın çevresinin kafalarındaki tilkileri göremeyen saflardır...

Milyarlarca dolar paraya sahip olup, ona hükmeden insanlar, “çocuk gibi davranmazlar...”

- “Küstüm sana, oynamıyorum” diye hamle yapmazlar...

Onların amacı; “Fatih Terim’e bu sezonu Galatasaray’da bitirtmemekti...”

Fatih Terim bu sezonu beklendiği gibi şampiyon olarak bitirse ve dördüncü yıldızı taktırsaydı; “Ünal Aysal ve akıl hocaları bir daha Galatasaray’da hiçbir zaman istedikleri gibi at oynatamayacaklarını biliyorlardı...”

***


UEFA Şampiyonu yapmış Fatih Terim’in Galatasaray’a 4. yıldızı; en yakın rakibi Fenerbahçe’den en az üç yıl öncesinden taktıracak olması, Terim efsanesinin Aysal’ın artık hiçbir zaman idare edemeyeceği bir noktaya ulaşması anlamına gelecekti...

Ünal Aysal bilerek ve isteyerek “Fatih Terim’li Galatasaray’ın 4. yıldızı formasına takmasını engelledi...”

***


Stratejisi bu yıl ya Fatih Terim’siz dördüncü yıldızın takılması ya da bu olmuyorsa “dördüncü yıldızın bu yıl hiç takılmamasıydı...”

Aysal, Fatih Terim’siz Galatasaray’ın şampiyonluk kazanmamasını, Fatih Terim’le kazanılacak şampiyonluğa tercih ediyordu...

Bunun böyle olduğunu gösteren çok açık bir gösterge var...

Galatasaray yönetimi, “Fatih Terim’in bu yıl için devam eden sözleşmesini fesh etti...”

Hani bir yıl için Hoca’sına “Milli Takım’da çalışma izni vermişti?..”

Madem anlaşamadı, niye bu yılın sonunda sözleşmesinin bitimiyle yolları ayırmadı Terim’le Galatasaray yönetimi...

Öyle ya;

Sözleşmesi sezon sonunda zaten bitecek Terim‘le hiçbir şey yapmadan, herhangi bir şeyi kırıp dökmeden, Galatasaray yolları ayırmış olacaktı...

Bunu yapmadı ve hiçbir şey konuşmadan varolan sözleşmenin “feshedildiği” zaptını gönderdi Hoca’nın evine...

***


Niye?..

Çünkü bu sene Galatasaray’ın Fatih Terim’le şampiyon olmasını istemiyorlardı ve ne pahasına olursa olsun Terim’le sözleşmeyi fesh ederek, bu ihtimali ortadan kaldırdılar...

Ben bu kelimeyi hemen hemen hiç kullanmam...

Fakat “Galatasaray’ın bilinçli olarak şampiyon olmamasını isteyen bir yönetici olmak” hukuki olarak olmasa da, etik açıdan “Galatasaray’a ihanettir...”

Fatih Terim’in 4. yıldızı Galatasaray formasına taktırmasını önlemek için, Galatasaray Başkanı, Terim‘le varolan sözleşmesini süresi dolmadan fesh etmiştir...

Söylenen yaldızlı sözler, kurumsal teamüller, ‘adam yerine konmama’ gibi gerekçelerin altında yatan neden budur...

Bu ahlaki açıdan bir ihanettir...

Galatasaray’a, 4. yıldızı takarak kasası dolacak kulübe ve camiaya, şampiyon olarak emeklerinin karşılığını almayı bekleyen futbolculara ve şampiyonlukla mutlu olmayı hayal eden milyonlarca Galatasaraylı’ya...

***


Sadece kendisi kurduğuna inandığı güçlü bir kadro ve bulduğu yabancı teknik direktörle dördüncü yıldızı taktırmak istiyor Galatasaray’a Başkan...

Kurumsallaşma dediği şey; “Sadece Başkan’ın ismi altında kazanılacak başarılardır...”

Fatih Terim’i öne çıkartan başarıları istemiyorlar...

O başarıları kendi başarıları olarak saymıyorlar...

Kendi başarıları olarak saymamaları doğal...

Kendilerinin değil, Galatasaray’ın yetiştirdiği değerlerin başarısıdır onlar...

***


Soruyu şöyle soralım;

- “Bir kulüp başkanının, amacı futbol takımının birebir başarısı mıdır; yoksa bu başarının kendisinin ön plana çıkacağı bir şekilde ortaya çıkması mı?..”

Ünal Aysal ikinci şıkkı seçmiştir...

Kendi sistematiğinde başarı olmayacaksa, “olmasın” demiştir...

Kulübün çıkarları açısından “intihar” kendi kişisel ve popüler çıkarları açısından ise kumar oynamıştır...

Futbol, başarıda “yönetim, teknik adam, futbolcu, camia, taraftar ve rakipler” biçimindeki bileşkeler tam olarak oturursa ancak başarılı olunabilen bir spor dalıdır...

Dişlilerden sadece birindeki tıkanıklık bile, “geliyormuş zannedilen başarıyı, alabora eder...”

2003-2004 sezonunun ilk yarısının sonunda, Aralık ayında Beşiktaş yönetimi; “Siyah Beyazlılar’ın 10 yıl daha önünde kimselerin duramayacağı bir başarı grafiği yakalayacak bir takım olacağı” kehanetinde bulunuyordu...

Bu kehanetten sadece dört ay sonra, tarihin en başarısız geçen ikinci devresinin ardından, yönetimi bile apar topar bırakmak zorunda kaldılar...

Futbol kişisel egoların lüksünü kaldırmaz...

Bunu yakında hep beraber göreceğiz...

Fatih Terim efsanesini silerek Galatasaray’da efsane yaratmak isteyenler, efsane olmadan Galatasaray’dan gidecekler...

Basit bir evrensel yasası var bu olayın;

“Bir şeyi yok ederek o şey olamazsınız...”

“Efsaneleri yok ederek, efsane olamazsınız...” da diyebilirsiniz buna siz!..

ÜNAL AYSAL, CHELSEA’NİN SAHİBİ RUS MİLYARDER ROMAN ABRAMOVİÇ ZANNEDİYOR KENDİSİNİ...

Fatih Terim efsanesini yıkıp, Galatasaray’a başkan olarak kendi multimilyarder damgasını vurmak isteyen Ünal Aysal‘ın bilmediği ve atladığı önemli bir gerçek var...

Ünal Aysal, kendisi gibi mültimilyarder olan, Rus işadamı Roman Abramoviç’i örnek alıyor besbelli...

Rus oligarkların en zenginlerinden olan Roman Abramoviç İngiliz Chelsea kulübünü alıp, dünya çapında yaptığı transferlerle adını duyurdu...

Son yıllarında, istenilen başarıyı yakalayamayan Chelsea’ye, muhteşem bir kadro kurarak süper kupa kazandırdı...

Premier ligin zirvesine oturttu...

***


Chelsea’nin süper kupayı kazanırken en önemli yıldızı Drogba’yı kadrosuna katan Ünal Aysal da belli ki Rus oligarka benzemeye çalışıyor...

Chelsea denilince akla Abramoviç geliyor; takımı hangi teknik direktörün çalıştırdığı değil...

Ünal Aysal da Galatasaray denince akla “Fatih Terim değil, Ünal Aysal gelsin istiyor...”

Muhtemeldir ki bu yolla dünyada yeni bir isim yapmanın peşinde koşuyor...

Ancak bilmediği bir gerçek var...

Abramoviç Chelsea’ye başkan olmadı, Chelsea’yi satın aldı...

Sadece aldığı sezon 80 milyon pound ödeyip, borçlarını kapattı, ilk yıl 120 milyon poundluk bir futbol takımı bütçesi yaptı...

Bunları satın aldığı ve sahibi olduğu bir kulüp için yaptı Roman Abramoviç...

Ünal Aysal Galatasaray için cebinden bir kuruş para harcamış değil...

Kendisi de para harcamamış olmasıyla övünüyor...

Galatasaray kulübü, Ünal Aysal‘ın tapulu malı değil...

Kendisinin olmayan ve sadece başkan seçildiği bir kulüpte, 15 milyar doları aşan servetiyle Chelsea kulübünün sahibi olan bir işadamıyla aşık atması anlaşılır bir şey değil...

Galatasaray henüz Ünal Aysal‘ın olmadı...

Galatasaray milyonlarca taraftarın kulübü...

Kimsenin olmaz...

Bunu böyle bilmeli Ünal Aysal...

DİĞER YENİ YAZILAR