Tayyip Erdoğan’ın ratingleri...

Haberin Devamı

Dakika dakika ratingleri takip ettiğim, analizini yaptığım ve sosyolojik sonuçlar çıkardığım günlerdi...

Tayyip Erdoğan henüz Türkiye siyasetinin en önemli figürlerinden biri olmamıştı...

Şiir okumuş, hapse girmiş, çıkmış yeni parti kurmaya girişmişti...

Muhafazakar çevrede Erbakan ve arkadaşlarının esamesinin okunduğu günlerdi...

Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Demirel, Ecevit siyasetin ana aktörü halindeydiler...

Bunların arasında, Refah’a alternatif olmayı düşünen eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, o günlerin en önemli siyasi aktörü olmaktan uzaktaydı...

***


Ne ki ratingler öyle göstermiyordu...

Kamuoyu yoklamaları daha uyanmamıştı...

Ancak dakika dakika ratingler, Tayyip Erdoğan’la ilgili haberi girdiğimizde, belirgin bir çıkışa geçiyordu...

O kadar ki, Tayyip Erdoğan’ın o günlerdeki yayınladığım haberleri, dönemin en gözde sanatçıları İbrahim Tatlıses’ler, Mahsun Kırmızıgül’ler kadar rating yapıyordu...

Bir siyasetçinin bir sanatçı kadar rating yapması, hiç görmediğim bir şeydi...

Sanatçı şarkı söylerdi, ratingi yüksek olurdu...

Tayyip Erdoğan da şiir okuyordu, ratingi yükseliyordu...

Sanatçı, insanların damarlarına değen melodilerin tınısında, toplumun ruhunu okşardı...

Tayyip Erdoğan da “beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısının tınısında, aynı damar etkiyi yapıyordu...

***


Hiç tartışmasız Tayyip Erdoğan 2000’li yılların başındaki Türkiye’de “ratingleri zıplatan gizli bir etki” yapmaktaydı...

Bu etkiyi, yıllar önce PKK’yla savaşın en azgın olduğu günlerde “şehit haberlerinde” görmüştüm...

Toplum inanılmaz bir istekle “şehit haberlerinin en duygusal, en yürekleri dağlayan” biçimiyle yayınlanmasını istiyordu...

Her gün televizyon haberleri yaptığımız o günlerde, toplumda beliren dalgaları günler, aylar öncesinden bilirdik...

Hangi sanatçı zirveye çıkacak...

Hangi olay toplumun gündemini sarsacak...

Toplum ne yöne doğru dümen kıracak?..

O günlerde içimden “keşke” derdim, “Elimdeki şu bilgilerle, bizim Mülkiye’de seminer versem... Herkes toplumun gerçek eğilimlerini bilmeden boş boş sallıyor... Oysa eğilimler, gerçek sanılan gündemden ne kadar farklı...”

Gazete yazı işlerinin, kendi dar duvarların arasındaki koridor gündemlerine saplanıp kaldığı günlerdi o günler...

Hayat başka bir yerde cereyan ederdi...

Gazeteler başka yerlerde...

***


Bizi de eleştirirlerdi...

“Bu adamlar Türkiye’nin gündemini, haber yapmıyorlar... Kendi bildikleri şeyleri haber yapıyorlar... Türkiye’nin gündemi bu değil...”

Oysa gerçek tam tersiydi...

Biz Türkiye’nin gündemini haber yapıyorduk...

O beyler kendi duvarlarının arasında sıkışıp kalmış gündemlerini...

Türkiye’de “antidemokratik, didaktik, en büyük öğretmen ve ahlakçı edasıyla rakip gördüklerini sindirmek” eski bir metottur...

Gazeteler ve aynı ticari grubun içindeki televizyonlar bizi sürekli “sansür” yapması için Radyo Televizyon Üst Kurulu’na şikayet ederlerdi...

RTÜK başkanı okuldan arkadaşım Fatih Karaca’ydı...

Sürekli telkinlerden onun da kafası karışır, arada bir “Reha sen Türkiye’nin gündeminden farklı bir gündemi haber bülteni olarak hazırlıyorsun galiba” derdi...

Fatih’e, “bizim hazırladığımız Türkiye’nin gerçek konuştuğu gündem... Onlarınki kendi aralarında barlarda, köşelerde atıştıkları gündem...” cevabını verirdim...

***


Öyle günlerden birinde “Bak Fatih’ciğim” dedim...

“Onların hepsi Mesut Yılmaz’ı, Erbakan’ı, Tansu Çiller’i önemsiyorlar değil mi bugünlerde?.. Oysa, şu anda halkın en çok ilgi gösterdiği kişi Tayyip Erdoğan...

Daha resmen parti bile kurmadı...

Ancak onun popülaritesi hepsinden fazla...”

Fatih, Kolej yıllarından beri Adalet Partisi Gençlik Kolları’nda siyasetin içinde pişmiş, babası AP Grup Başkanvekilliği ve Bakanlık yapmış bir gençti...

Siyasetin nabzını iyi tutardı...

O bile şaşırmıştı daha parti kurmamış Tayyip Erdoğan’ın en popüler lider olmasını...

***


Aylar, hatta yıl geçti bu olayın üzerinden...

Kamuoyu yoklamaları yavaş yavaş Tayyip Erdoğan’ı işaret etmeye başladı...

Gazeteler hala, durumu anlamıyorlardı...

“Olur mu canım öyle şey!..” deyip duruyorlardı...

Bu konuşmadan iki ikibuçuk yıl sonra Tayyip Erdoğan ezici bir çoğunlukla tek başına iktidar oldu...

Benim için sürpriz değildi...

Malum gazeteciler şok yaşıyorlardı...

O şoktan uzun zaman çıkamadılar...

*****


KILIÇDAROĞLU’NUN RATİNGİ ERDOĞAN’I GEÇİNCE...

SHOW TV’de arka arkaya iki Pazar gecesi Tayyip Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu konuk oldular... İki program da Pazar gecesi geç saatte başladı ve devam etti...

İkisinin önündeki program da Survivor’dı...

Kemal Kılıçdaroğlu’nun rating ve share oranlarında Tayyip Erdoğan’a göre belirgin bir üstünlük sağladığı görülüyordu...

Olayı eski bir “rating uzmanı” olarak değerlendireyim hem Erdoğan hem Kılıçdaroğlu için...

*****


TAYYİP ERDOĞAN İÇİN TELEVİZYON RATİNGİNİN ANLAMI:

İki dönemdir süren iktidara karşın hala süren bir kişisel popülaritesi var...

Bu popülarite, yıllar içinde “gizemini ve sihrini” kaybediyor...

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ratinglerde daha yüksek çıkması, yarattığı “gizem”in şu sıralarda Erdoğan’dan daha fazla olduğunu gösteriyor...

Toplum Kılıçdaroğlu’nu dinlemek istiyor...

Onun kişiliğini ve olaylar karşısında ne söyleyeceğini merak ediyor...

İnsanlar şu anda Kılıçdaroğlu’nun söylediklerine daha fazla merak duyuyorlar...

***


KEMAL KILIÇDAROĞLU İÇİN TELEVİZYON RATİNGİNİN ANLAMI:

Kemal Kılıçdaroğlu “dürüst adam” imajını topluma oturttu...

Tayyip Erdoğan’ın “Akrabalarını SSK’ya aldıran Genel Müdür” salvoları boşuna değil...

Kılıçdaroğlu’nun toplum üzerinde oluşan “dürüst” imajını sarsmaya yönelik...

Kemal Kılıçdaroğlu, bilmeli ki;

“Çalıştığı reklam ajansının metinleri...

Görüntüleri...

İşlediği temaları...

Ve verdiği mesajları, damardan mesajlardır ve çok başarılıdır...”

Grey Ajans dediler çalıştığı reklam ajansı için...

Bilmiyorum ve tanımıyorum onları...

Fakat çok başarılı iş çıkartıyorlar ve Kılıçdaroğlu’nun imajını olumlu yönde güçlendiriyorlar...

***


İKİ LİDERE BİR UFAK NOT:

Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıktığı gece, önündeki program Survivor “Nihat Doğan Pascal Nouma, kan, gözyaşı ve kavga” nedeniyle çok daha fazla izlenmişti...

Tayyip Erdoğan’ın önünde yayınlanan Survivor’da bu unsurlar yoktu...

Öndeki programın ratinginin yüksekliği bir sonraki programı direkt etkiler...

Kılıçdaroğlu’nun ratinglerinde bu nedenle hafif bir Survivor etkisinden söz edilebilir...

Ancak uzun programlarda, program önü rating etkisi “kelebek etkisi” gibidir...

“Gizem”i muhafaza eden uzun programda alır başını gider...

Kılıçdaroğlu son tahlilde ratingde Erdoğan’dan biraz önde...

Ratingler daha oya tahvil olmadı...

Olup olmaması son virajda belli olacak...

DİĞER YENİ YAZILAR