Tayyip Erdoğan’ın, siyasi hayatının üçüncü ana dönemi önümüzdeki hafta başlıyor...
Birinci dönem “İstanbul Belediye Başkanlığı” dönemi...
İkinci dönem, üç kez üst üste yaptığı Başbakanlık dönemi...
Üçüncü dönem ise, “kafasında iki 5 yıl için 2024’e kadar planladığı Cumhurbaşkanlığı” dönemidir...
Türkiye’nin halihazırdaki siyasi tablosunda Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’na çıkması beklenen bir gelişme...
***
Ankara’daki kulisler; Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nı değil, AKP’nin yeni Başbakanı ve genel seçimleri konuşuyor...
Genel seçimlerin sonucu Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nı nasıl yürüteceğini de gösterecek...
Başından beri hukuki bir sorun çıkmadıkça; siyasetin doğasında Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasının doğal olduğunu söylüyorum...
***
Bir lider iki dönem İstanbul Belediye Başkanlığı yaptıktan, üç dönem üst üste Başbakanlık görevinde bulunduktan sonra, gücünü devam ettiriyorsa Cumhurbaşkanlığı’ndan başka bir yere gitmez...
Ona “Kal 4. dönemi, 5. dönemi de Başbakan olarak geçir” demek, insanın ve siyasetin doğasına aykırı...
Nitekim Tayyip Erdoğan doğalını yapıyor ve Cumhurbaşkanlığı’na aday olmaya hazırlanıyor...
***
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adaylığından hemen sonra, AKP’nin “2014 yılında baskın bir erken seçime” gideceğini düşünüyorum...
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kristalize edeceği oylar, sonbaharda yapılacak bir genel seçimle AKP’yi tek başına bir genel seçim kazandıracak...
Bu planlanıyor...
Erdoğan halktan, Cumhurbaşkanı olarak rahat çalışacağı ve Anayasa’yı değiştirebileceği bir sistemi getirmek için oy isteyebilir... Erken ve baskın bir genel seçim bunun formülüdür...
***
İşaretler iktidar partisinin yeni genel seçim için bir yıl daha beklemeyeceğini söylüyor...
Tayyip Erdoğan ilk turda yüzde 50’nin üzerinde oyla seçilirse, bu avantajlı durum genel seçim için zemin yapılacak...
Muhalefetin AKP’deki belirsizlikten güç alması, kendini toparlaması, yeni bir rüzgar yaratması için zaman kazanması gerekiyor...
Bu zamanı AKP’nin muhalefete kendi elleriyle vermeyeceği ve baskın bir seçimle Anayasa’yı değiştirerek Başkanlık sistemini getireceği belirtiliyor...
***
AKP genel seçim sonrası BDP’nin oylarıyla bir Anayasa değişikliğine gidebilir ve Başkanlık sistemini getirebilir...
Her halükarda muhalefet, 2014’de Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, bir genel seçime hazırlıklı olmalı...
Muhalefette böyle bir hazırlığın emareleri var mı?..
Hayır...
Ekmeleddin İhsanoğlu yeterli oyu alamazsa, muhalefet başka bir şapka aday çıkartmaya çalışacak...
İktidar mı muhalefetten mi hiç belli değil...
Fakat Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç‘a dikkat... Bir anda ortaya Haşim Kılıç çıkabilir...
Anayasa Mahkemesi bugün, Türkiye’nin en revaçta, en saygın, en prestijli, en fazla teşekkür edilen kurumu...
Haşim Kılıç’a dikkat!..

‘KAYPAK TUCO’ ÖLDÜ...
İyi Kötü ve Çirkin filminin unutulmaz karakteri Tuco (Eli Wallach) dün öldü...
“İyi Kötü ve Çirkin” filmi, üç karakterin bilinmeyen bir mezarlıkta gömülü olan paraları bulmak ve almak için yaptıkları mücadeleyi anlatır...
Film üç saate yayılan senaryosunda; vahşi Batı’da, Kuzey Güney savaşı devam ederken, üç kovboyun birbiriyle giriştiği ölümüne bir hazine mücadelesini muhteşem bir akıcılıkta izleyiciye sunar...
Filmde Eli Walsh’un oynadığı Tuco karakteri, “Çirkin” olarak bilinir...
***
“İyi”yi oynayan Blondy lakaplı Clint Eastwood‘un kendisini ölümden kurtarmasıyla yolları kesişen ve hep “iyi”ye kazık atmaya çalışarak hazineye tek başına konmaya çalışan bir karakterdir Tuco...
Filmin bir de gerçekten “Kötü, gaddar ve zalim olan” insanları öldürmekten, onlara işkence etmekten çekinmeyen Melekgöz lakaplı Lee Van Cleef‘in oynadığı “Kötü” karakteri bulunur...
Geçenlerde filmin eski bir fragmanını izlerken, Eli Wallach’un “Kötü”, Lee Van Cleef’in ise “Çirkin” olarak adlandırıldığını fark ettim... Yine de filmle ilgili genel kanı; dün vefat eden Eli Walsh’un “Çirkin” karakterini oynadığıdır...
***
Kendisini ölümden kurtaran, asılı olduğu darağacından, ipe nişan alarak düşmesini sağlayan, ortağı “Blondy”ye kazık atıp, paralara tek başına konmayı düşünen karakterdir aslında Tuco...
İyi Kötü ve Çirkin filmi; dünyada birkaç kuşağa iyiyi, kötüyü, çirkini, ihaneti, sadakatsizliği, doğruluğu, dürüstlüğü, gaddarlığı, zalimliği, işkenceyi, fırsatçılığı, kurnazlığı ve gözüpekliği ve cesareti tanımladı...
Beyinlere ve ruhlara iyi ile kötü ve kaypak arasındaki çizgileri kazıdı...
Dün 98 yaşında ölen Eli Wallach, hayata damgasını vuran bu filmde, şartların kötü yaptığı, ancak zalim olmayan ve çok kötü olacak kadar gaddarlaşamayan bir kaypak karakteri canlandırır...
***
Kaderin garip tecellisi...
İyi Kötü ve Çirkin filminin, gerçek hayatta “Kötü” karakterini oynayan Lee Van Cleef ilk olarak vefat etti...
Dün filmin; paralara ve hazineye kavuşmak için kendisini ölümden kurtaran arkadaşına kazık atan; fakat vicdanı büyük kötülükler yapmaya elvermeyen Tuca; Eli Wallach 98 yaşında hayata gözlerini yumdu...
“İyi”yi oynayan Clint Eastwood hala hayatta ve yaşıyor...
Geçenlerde 50 yaşlarında yeni bir sevgili edindiğini öğrendim...
Bir kez daha evlenmeyi düşünüyor dört Oscar’lı usta yönetmen ve aktör...
Acaba filmin ötesinde gerçek hayatta da “İyi ve yaratıcı” olmanın bir mükafatı mı Clint Eastwood’un hayatı?..
Hiç şüphe yok ki, böyle bir filmi bize kazandıran ve dünya klasikleri arasına sokan unutulmaz karakter Tuco yani Eli Walsh’un 98 yıllık bir asra yaklaşan uzun ömrü, Tanrı’nın kendisine bir armağanı...
İyi Kötü ve Çirkin klasiğini bize kazandırmanın mükafatı...

