Süper Lig’in başlaması 1 ay ertelenir!..

Haberin Devamı

İyi ki “bir tatil yapacağım artık...” dedim... İyi ki köşenin başlığına “Tatil Yazıları” klişesi yaptırıp, gördüklerimi, okuduklarımı, yaşadıklarımı okuyucuyla tatil notları şeklinde paylaşmayı düşündüm...

Bütün bir kış sezonu, günde 7 bin vuruşluk yazılar yazarken, bizim yazılar 8 bin vuruşu buldu, sayfadan, içine resim almaz oldu...

Pazar günü yataktan çok erken kalktım...

Çocuklar bende ya hafta sonu..

Saat sabahın 6’sı gibi Mina uyandı...

Poyraz da 7’yi bulmadan ayaktaydı...

Ben de onlarla beraber erken kalktım, bir gün önce olduğu gibi havuza götüreceğim çocukları...

“Aman dedim ne güzel... Erken erken havuza gideriz...

Saat 9’dan akşama kadar bol bol havuza girerler, ben de kafamın içini bir güzel boşaltırım...”

***


Öyle düşünüyorum...

Hem tatil ayındayım...

Hem de günlerden Pazar...

Tatil yazısı bile yok...

Yani hem tatil ayı...

Hem de tatil ayının içindeki tatil günü...

Çifte kavrulmuş...

Planladığım gibi kahvaltılarını ettiler, saat 9’da havuzun olduğu yere geldik...

Ayşe Nazlı annesiyle tatilde, küçük kızımla oğlumu bir güzel karşılıyorlar görevliler...

Bir gün öncesinden hediye oyuncaklar vermişler onlara...

Tam gireceğiz ve saatler boyu havuzda “bir başka dünyaya dalacağız” bir görevli hararetle yanaşıyor yanıma...

“Reha bey duydunuz değil mi Aziz Yıldırım’ı gözaltına almışlar... Şike soruşturması falan diyorlar... Sizin haberiniz vardır...”

Saat sabahın 9’u...

Günlerden Pazar...

Aylardan Temmuz...

Akdeniz ülkelerinde normalde böyle bir günde yaprak kımıldamaz...

Bizde Fenerbahçe’nin Başkanı, asbaşkanı, Emenike’si, Ümit Karan’ı daha bir sürü ünlü ünsüz futbol dünyasından adam içeri alınıyor...

Güya havuza gireceğim de bütün bir yılın yorgunluğunu, bütün bir yıl mahrum kalıp doğru düzgün göremediğim çocuklarımla havuza girerek gidereceğim...

Al sana havuz, al sana çocuklarınla huzur içinde bir tatil günü...

***


Tanrı’nın gücüne gitmesin, millet ne durumda...

Neyse iş başa düştü başladım araştırmaya... Icığına cıcığına...

Millet işin ne kadar büyük olduğunun farkında değil...

Kafadan sallıyor...

Ben size işin ne kadar büyük olduğunu tek bir cümleyle söyleyeyim...

“Çok büyük bir olasılıkla 15 Ağustos’ta bu ligler başlamayacak...”

Neden?..

Çünkü Federasyon en azından “raporda yer alan delilleri görmek isteyecek bir karara varmak için...”

Savcının iddianamesi birkaç ayı bulsa da, hazırlık soruşturmasındaki deliller Federasyonun kararı için bir temel teşkil edecek...

***


Ortada çok ciddi delillerin olduğu söyleniyor... Öyle olması gerek, çünkü boru değil Fenerbahçe Kulübü Başkanı gözaltına alınıyor...

Araba bagajında polis kontrolüne takılan paralar, görüntüler, telefon dinlemeleri, tarla yeşillendi mi şeklinde konuşmalar ve daha bir sürü şey...

Futbol Federasyonu bir ay kadar erteleyebilir ligi...

Eylül ayına kadar hazırlık soruşturması tamamlanır, kurullar ortaya çıkan belgeleri inceler ve ligin nasıl başlayacağına öyle karar verir...

*****


AZİZ YILDIRIM’IN ÇOK İSTEDİĞİ ŞİDDET YASASININ İLK KURBANI KENDİSİ OLDU...

Mahmut Özgener Federasyonu sırasında yıllarca Aziz Yıldırım’ın da çok istediği tek bir yasanın çıkartılması konuşuldu...

“Futbolda şiddet yasası...”

En sonunda Federasyon’un görev süresinin bitmesine ramak kala, “Futbolda şiddet yasası çıktı...”

Aziz Yıldırım bu yasayı “kendilerini ve yönetimlerini belden aşağı eleştirdiğini düşündüğü futbol yorumcuları için istiyordu” en fazla...

Çevresine “futbolda ne yapıp edilmeli kuru sıkı sallama dönemi bitmeli” diyordu...

Yıldırım tam “sallama” döneminin bittiğini düşünüp, kazandığı şampiyonlukla mutlu olmaya hazırlanıyordu ki, “çok geniş kapsamlı şike soruşturmasından” gözaltına alındı...

Türk futbolundaki şike soruşturması Aralık 2010’daki bir ihbarla Ergenekon Başsavcısı üzerinden başlıyor...

Ancak etkin olmasının esas nedeni Aziz Yıldırım’ın çok istediği ve çıkması için bizzat uğraş verdiği “Futbolda şiddeti önleme yasası...”

O yasa hem şikeyi hem de “teşvik”i suç kabul ederek üzerine gidilmesini öngörüyor...

Ne garip bir tecelli ki soruşturulan Eskişehir-Trabzon maçında “teşvik” gündemde...

Eskişehir-Fener maçında ise şike söylentisi...

*****


TEMİZ AYAKLAR OPERASYONU VE FENERBAHÇE’NİN DURUMU...

Ergenekon süreci kadar önemli bir sürece girdik Pazar sabah erken saatlerden itibaren... Son yıllarda Türkiye’de yaşanan birçok konu, ilginç bir şekilde İtalya’dakine benziyor, ya da benzetiliyor...

Ergenekon süreci başladığında İtalya’daki “Temiz Eller” operasyonunu konuşuyorduk...

Ne enteresan aynı İtalya’da Temiz Eller operasyonundan sonra 2005-2006 sezonunda bu kez “Temiz Ayaklar” operasyonu yapıldı...

İtalyan ligi Serie A’yı 91 puanla birinci bitiren Juventus’un şampiyonluğu elinden alındı...

Juventus küme düşürüldü...

İkinci Milan da suçlu bulundu...

Küme düşürülmedi ancak bir sonraki sezon eksi 8 puanla lige başladı ve o yıl şampiyonlar ligine katılma hakkını kaybetti...

O yılın birincisi olarak ligi 76 puanla üçüncü bitiren Inter seçildi...

Fiorentina ve Lazio kulüpleri önce küme düşürüldü, sonra itirazlar sonunda, eksi 15 ve eksi 3 puanla bir sonraki sezona başlayabildiler...

***


Yani Fenerbahçe ve diğer kulüplerde işe karışanların durumları ve sonuçlar o kadar basit değil...

Futbol Federasyonu’nun, Fenerbahçe gibi bir kulübü, mahkeme kararı olmadan küme düşürmesi çok zor...

Böyle bir şey pek mümkün görülmese de, İtalyan örneğinden hareketle, lig başlamadan ciddi kararlar alınması sözkonusu...

Ancak konu esasen bir Fenerbahçe konusu değil... Pazar akşam saatlerinde bir grup Fenerbahçeli taraftar Kadıköy’de stadın önünde toplandılar...

“Olayı protesto ettiler...”

Bilenler bilir, ne ilginçtir ki İtalya’daki operasyon başladığında da Lazio taraftarları protesto gösterisi başlatmışlardı...

Oysa bir süre sonra olayın özellikle Lazio veya başka bir takımla ilgisi olmadığı, çok geniş kapsamlı bir operasyon yürütüldüğü ortaya çıkmıştı...

***


Bu operasyon Fenerbahçe’ye yönelik bir operasyon değil...

Türkiye’de kimse “Fenerbahçe kadar geniş taraftar kitlesi olan bir kulübün başkanını gözaltına alarak bu kadar geniş bir kitleyle karşı karşıya gelmek istemez...”

Bu gözaltı Fenerbahçe’ye rağmen bir gözaltıdır ve sadece Fenerbahçe’deki yöneticileri kapsamıyor kesinlikle...

*****


BUGÜNDEN SONRA ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK...

Bir tarihi dönüm noktasındayız yine... Bir “ilk”i yaşamaktayız...Türkiye Başbakanları’nın asılmasına sahne oldu...

Başbakan’larının tutuklanmasına, müşahade altına alınmasına, cezaevine gönderilmesine de şahit oldu...

Eskiden olmazdı, ancak son yıllarda orgenerallerin de tutuklandığını gördü Türkiye...

Kalamış’taki generallerin kaldığı evlerden tutuklamalar da yaşadı...

Ancak Fenerbahçe düzeyindeki bir kulübün başkanı görevdeyden ve görevindeki eyleminden ötürü gözaltına alınmamıştı hiç...

Bu Türkiye’de bir ilktir...

***


Umuyorum Aziz Yıldırım biran önce özgürlüğüne kavuşacaktır...

Bir suçunun bulunmaması ve Aziz Yıldırım’ın serbest kalması en samimi isteğim ve duygularım...

Ancak bu olayın çok önemli bir sonucu var...

Eğer Fenerbahçe gibi bir kulubün başkanı, şike veya teşvikten dolayı şüpheli olarak gözaltına alınabiliyorsa bu ülkede... Eğer, ülkenin en ünlü futbolcuları, teknik adamları, yöneticileri gözaltına alınarak sorgulanabiliyorsa “şampiyonluk ve lig” üzerine...

Bugünden itibaren Türk futbolunda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...

DİĞER YENİ YAZILAR