Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşırları asıyordu...
Kadın kocasına “Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor” dedi...
Kocası ona baktı ve hiçbir şey söylemedi...
Kahvaltısına devam etti...
Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etti kocasına...
“Bak çamaşırları yeterince temiz değil...
Çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor...”
***
Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırdı ve kocasına döndü:
“Bak” dedi “Karşıdaki kadın çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda... Çamaşırlar tertemiz... Merak ediyorum kim öğretti acaba?..”
Bir aydır susan ve cevap vermeyen adam nihayet kadına cevap verdi:
“Ben bu sabah erken kalkıp, penceremizi sildim karıcığım...”
***
“İşte Hayat böyle değil midir” diye soruyor bu öyküyü gönderen Eylem Doğan...
Dışımızda gördüğümüz şeyler, beynimizin içinden geçenlerin bir yansımasıdır gerçekte...
Onun için yaşam koçluğu ve danışmanlık yapanlar için temel kural “kimselere belli bir şeyi yapmasını önermemektir...”
Eğer yaşam koçunuz veya yaşam feyzi aldığınız kişi “size neyi nasıl yapmanız gerektiğini söylüyorsa ondan hemen uzaklaşın...”
İyi bir yaşam koçu, sizi kendi kendinize düşündürmeye, sorularla size kendi cevaplarınızı bulmaya yönelten kişidir...
Sevgilinizden ayrılacaksınız diyelim...
Bu konuda yakınlarınızda birilerine fikir danışmak istiyorsunuz... Gidiyorsunuz yakın arkadaşlarınızdan birine soruyorsunuz:
-“Sevgilimden ayrılmak istiyorum... Sence de doğru mu düşünüyorum?..”
Size cevap veren arkadaşınız, aslında sizin durumunuzla ilgili yanıt vermeyecektir. Kendi tecrübelerinden, yaşam öykülerinden çıkardığı derslerden, sevgileriyle ilişkilerinde kendi kararlarından ve yaşadığı deneyimlerden yola çıkarak, o andaki ruh haliyle bir cevap verecek size... O anda kendi sevgilisine kızgınsa, size önereceği şey, “sevgilinize karşı taviz vermemek” olacaktır...
Sevgilisinden yeni ayrılmışsa, “size sevgilinizden ayrılmanızı tavsiye edecektir...”
Kendi sevgilisiyle çok mutlu ve çok keyifli bir ilişkisi varsa, “İnsanın sevgilisi olması çok güzel... Bırakma eğer ortada çok büyük bir sorun yoksa...” diye önermede bulunacaktır...
Dikkat edin...
Bu önermelerin hepsi, arkadaşınızın tamamen kendi ruh halinin yansımaları olacaktır...
Sizin durumunuzla ilgisi yok aslında...
NLP danışmanı ve yaşam koçu Metin Çınaroğlu’nun kurslarında bunların bilimsel açıklamalarını bulabilirsiniz...
Eylem’in gönderdiği pencere örneği, çok doğru bir örnek... Herkes kendi penceresinden, beynine düşen izdüşümlerin yarattığı gerçeklikten “yargılamalar” yapar...
Bu yargıların aslında olayın kendisiyle hiçbir ilgisi bulunmaz... Kişinin beynindeki dünyayı anlatır bizlere... Çoğu zaman televizyonda, sinemada sık gördüğümüz birisini gerçek hayatta tanıdığımızda, “Ben seni hiç böyle bilmiyordum” deriz, “televizyonda çok farklı gözüküyorsun...”
Oysa kimse televizyonda ve gerçek hayatta o kadar farklı değildir... Biz televizyonda izlerken farklıyızdır ve farklı algılarız. Birebir konuşurken farklı duyu organlarımız çalışır ve onlar karşıdaki kişiyi daha detaylı ve farklı algılar...
***
Eski ve bitmiş bir ilişkinin ardından, eski sevgilinizi yıllar sonra yolda yürürken gördüğünüzü düşünün...
İlişkiniz ve duygularınız bitmişse sevgilinize şöyle bir bakarsınız ve içinizde hiçbir kıpırtı olmaz...
Bir ara düşünmeden edemezsiniz:
“Yahu ben bu kadının (erkeğin) nesini bu kadar sevmişim?.. Neyine bu kadar deli olmuşum?..”
İçinizden geçen sorunun yanıtını bir türlü bulamazsınız...
Çünkü sorunun cevabı aslında yoktur...
Sizin geçmişteki dünyayı algılayış biçiminizdi sizi o kadına veya erkeğe aşıkmış gösteren...
Aşık olan kendi beyninizdi, aşık olduğunuz kişi değil...Yıllar sonra gördüğünüzde o kişi aslında değişmedi, aynı kişi... Fakat sizin beyninizde o insanı algılama şekliniz değişti... Kendinizdeki algı değişikliğini, “Eski sevgilim ne kadar da değişmiş” diye dile getiriyorsunuz...
Değişen sizsiniz, duyu organlarınızın algısının beyinde yarattığı imgedir değişen...
Zamanında aşık olduğunuz da kendi imgelediğiniz kişidir, karşıdaki değil...
*****
En iyi restoranlar
Gecce’nin Winter Guide 2012’si çıktı...
İstanbul’un, Ankara’nın, İzmir’in ve Kıbrıs’ın en iyi restoranları, club’ları, barları, cafe’leri ve otelleri işinin ehli bir gurme jürisi tarafından saptandı ve içerikleri ve yıldızlamalarıyla size hazır halde çıkartıldı...
Birkaç hafta önce Kenan Erçetingöz “Yarın akşam Bebek’te bir restoranda buluşacağız, Gurme Kurulu olarak... Türkiye’nin ve Kıbrıs’ın en iyi mekanlarını seçeceğiz yıldızlayacağız ve kitapçığa koyacağız" dedi...
Ne yazık ki Gurme Jürisi’nin toplantısında yer alamadım... Fakat ne kadar iyi bir jüri olduğunu biliyorum o jürinin... Dün kitapçığa baktım...
Bu kış nerede ne var, nasıl bir hizmet ve kaç yıldızlı bir mutfak var hepsinin yanıtı Gecce’nin Best Restaurants kitapçığında var...
Böyle bir hizmeti sağlayanların eline sağlık...
Sevgiliniz sizi terk etmişse...
Genç bir çift, yeni bir mahalledeki evlerine taşınmışlardı...
Haberin Devamı

