Haberin Devamı
“If tears could build a stairway
And memories a lane
I’d walk right up to the heaven
And bring you home again...”
Kanserden ölen Ceyla Gölcüklü‘nün
15 yaşındaki kızı Lara koydu bu şiiri Facebook’taki sayfasına...
Türkçe’ye kendi kelimelerimle tercüme etmek istedim size, belki dizelerinden fışkıran duygularını bir parça aktarabilirim diye...
“Eğer gözyaşları bir merdiven,
Hatıralar, bir yol oluşturabiliyorsa,
Cennete kadar yürürdüm
Seni yeniden eve getirebilmek için...”
Ölüm galiba bir anne veya baba için çocuğuna erken yaşta veda etmek zorunda kaldığında çok acı geliyor...
Giden için de, kalan için de...
Dün Lara‘nın yazdıklarına bakarken, son aylarda yaşadığım olayların, tek bir korku tortusu bıraktığını hissettim üzerimde...
O korku bir canlının kendisiyle ilgili değil, yavrusuyla ilgili korkuydu...
“Ya daha büyümeden çocuklarım gözüm arkada gidersem...” korkusu...
Lara Facebook’ta “Cennetten gel ve beni cehennemden kurtar...” (Come down heaven and save me hell) diye yazmış annesine...
Oysa cenazede hiç ağlamamıştı...
Okula da düzenli olarak gitmeye devam etmişti...
Babası Sherry Shahnavaz kızını alıp Londra’ya gitmek istiyor...
Anneannesi ona izin vermeli...
Lara babasının yanında güvende ve emniyette olacak...
15 yaşında bir kız çocuğu bundan sonra çokça “baba”ya ihtiyaç duyacak...
Bana gelince;
Ayşe Nazlı 15’e doğru hızla ilerliyor...
Ya minikler;
Onlar 15 yaşına geldiklerinde “baba”ları nerde olacak acaba?..
Yaşamdan çok “ölüm”ü kutsayan bir gençlikten geliyor onların babası...
“Devrimciler ölür ama, devrimler durmaz sürer” diye yaşayan bir kuşakta geçti ilk gençlik yılları...
Saldırıların, suikastlerin, olayların, tehditlerin göbeğinde, 30 yıldır süren bir gazetecilik serüvenine girdi sonra babaları...
Ne kalp, ne ciğer, ne stres bırakmazcasına yaşıyordu yılları...
“Acı hiçbir zaman kaybolmaz... Sadece nasıl başa çıkabileceğini öğrenirsin zamanla...” diye not düşmüş Lara’cık...
Son zamanlarda bir şeyler oldu bana...
Babam söylerdi ben çocuken “Gözüm arkada kalsın istemem...”
Minikler kim bilir ne yapıyorlardır şimdi?..
Gözlerinin içi gülüyor mudur?..
Oynuyorlar mıdır?..
Yaşamayı nasip edecek midir acaba bize Tanrım?..
Çocuklarımızdan yana gözümüzün arkada kalmaması için!..
İNSANIN İÇİNDEKİ İYİLİK VE KÖTÜLÜK ARASINDAKİ SAVAŞ...
Son zamanlarda Quantum’la ilgili söylenen sözlerin, yazılan kitapların, anlatılan felsefelerin, aslında geçmişteki “tasavvufun günümüzdeki yansıması” olduğu çok ciddi çevrelerce belirtilir oldu...
Ortak ve benzer noktalarının çok olduğu aşikar...
Bugün “insanın içindeki iyilikle (Hürmüz), kötülük (Ehrimen) arasındaki savaşı anlatan” bir pasaj aktaracağım...
Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi Efendi’nin Amak-ı Hayal isimli eserinden meal yoluyla çıkartılan bir pasajdır bu...
Önce okuyun...
Sonra kendiniz üzerinde düşünün...
“İnsanın içinde HÜRMÜZ (iyilik, aydınlık) ile EHRİMEN (kötülük, karanlık) arasında bir savaş olduğu anlatılır...
Bir gün bu iki zıtlık arasındaki savaş başlar...
Her biri kendi pehlivanını çıkarır meydana...
Pehlivanlar meydan okur insana...
Her zaman olduğu gibi EHRİMEN (kötülük, karanlık) başlar önce ve ilk pehlivanını çıkarır kötülük dolu gururla..
EHRİMEN’in ilk pehlivanı NİFAK pehlivandır...
Düştüğü yeri yok eden NİFAK, atıldığı yere korku veren NİFAK.....
Buna karşılık HÜRMÜZ tarafından MUHABBET pehlivanı çıkar...
Öyle bir pehlivandır ki MUHABBET, onun karşısında durmak zordur ve sonuçta MUHABBET pehlivan NİFAK’ın üstesinden gelir.....
Daha sonra EHRİMEN tarafından GAZAP pehlivan belirir...
Gazap (Öfke, hiddet, kızgınlık) geldiğinde MUHABBET pehlivanı dayanamaz yenilir, geri çekilir...
Bunun üzerine GAZAP’a karşı HİKMET pehlivan savaş verir..
“Hikmet”li (Sağduyu) bir şekilde GAZAP’ı bir hamlede öldürüverir....
Bunun üzerine EHRİMEN tarafından en büyük koz olan NEFİS pehlivan çıkar gelir...
Şu NEFİS (arzu ve kötü istekler anlamında) yok mu, herkes onun esiridir..
HİKMET (sağduyu) ile uzun bir savaşa başlarlar...
Ancak, NEFİS’in ne kadar güçlü olduğu gülmesinden bellidir...
Sonunda HİKMET daynamaz, ama HİKMET’i NEFİS...
Kendine esir eder..
Savaşı tam EHRİMEN (kötülük,karanlık) kazanacaktır ki.....
Meydana bir başka pehlivan çıkar...
İhtişamından kimse yüzüne bakamaz...
İnsanın yüreğini yakar..
Bu pehlivanın adı AŞK’tır...
Herkes şaşırır ama HÜRMÜZ (iyilik) tarafı sevinir...
AŞK isimli pehlivanın önünde NEFİS de olmak üzere herkes eğilir...
AŞK pehlivan HÜRMÜZ tarafına geçer, iyiliği ve aydınlığı seçer..
Her taraf iyilikle aydınlıkla kendinden geçer...”
Tasavvufun önemli eserlerinden biridir Amak-ı Hayal...
Sadece Quantum’dan değil, bu köşede tasavvufdan da parçalar eklemek istedim hayatınıza...
Belki içimizdeki iyilikler AŞK’tan güç alırlar... Kötülükleri ve içimizdeki EHRİMEN’i yenerler...

