Sen bu ara dönme lütfen... Dedikodu oluyor...

Haberin Devamı

Uzun yıllardır her neyi savunduysan savundun... Allah muhtemelen yolunu açık etti... Daha fazlasını da verir inşallah Rabbim!..

Bir beddua değil; yanlış anlama...

Sadece bir temennim...

Yalnız senden bir isteğim var;

Bu ara dönme lütfen!..

Dedikodu oluyor...

***


Hangi taraftaydın bilmem...

Meselem o değil zaten...

Hangi taraftaysan taraftasın...

Belli ki;

Nimetinden,

Ganimetinden,

Zevkinden,

Keyfinden,

Hazzından,

İkbalinden...

Sonsuz rantlar edindin...

Şimdi senden tek bir isteğim var...

Bu ara dönme lütfen...

Dedikodu oluyor...

***


İnsan değişir...

Ve tabii gelişir...

Farklılaşır...

Hatta bir de bakarsın gericileşir...

Hepsi insanoğlu için...

Hepsi takdir-i ilahi...

Ya da takdir-i insani...

Fikr-i sabit zararlı...

Obsesyon yaratıyor...

Depresyona çevirebiliyor...

Uzun sabitlikler bünyeye zarar veriyor... Elbette değişecek...

Elbette farklılaşacaksın...

Ama bu ara dönme lütfen...

Dedikodu oluyor...

***


Bülent Ortaçgil’in dediği gibi;

“Olmalı mı?..

Olmamalı mı?..

Yoksa hiç değişmemeli mi?..

Ama ben değişmezsem...

Ben olamam ki...”

diyebilirsin...

Aman ol!..

Olmamazlık etme...

Değişin...

Keza değişmemezlik de etme...

Ama bu ara dönme lütfen...

Dedikodu oluyor...

***


İnsanoğlu biraz utanmalı...

Yıllardır yaşadıkları keyif hatırına ‘ar damarı çatlatmamalı...’

Aniden bir günde oluşan ‘hidayet...’

Yanlış anlışılır; dikkat et!..

Bu ara dönme lütfen...

Dedikodu oluyor...

***


Düşün ki bugünün bir yarını da var...

Gittiklerine hayrın olmaz...

Kalanların ‘gönül koyması’ cabası...

Ne o biraz daha keyif çatacaksın...

Yetmedi;

Bir miktar daha güç ve ikbal toplayacaksın...

Güç manyaklığını, güç bağımlılığına dönüştüreceksin!..

Her dalgayla sörf yapma...

Rezil olma...

İyisi mi?..

Sen bu ara dönme lütfen...

Dedikodu oluyor...

Reha Muhtar

(27 Aralık 2013... Belek-Antalya)

*****


‘ÖLÜM ÖTESİNİ BİLMEYENLERİN SONSUZ PİŞMANLIĞI...’

Arpa dağıtıp; altın toplayamazsın...

Altın dağıtıp, irfana eremezsin...

Zulüm yapıp,

Rahmet bekleyemezsin...

Bina yapıp,

İlim alamazsın!..”

***


Anlayış ve değerlendirmelerde ‘yenilenme’ var...

Ama ‘İlahi Sistem ve Düzende’ yenilenme yok!..

***


Yaradılanın; neyi var ki birbirine muhtaç olmasın?..

Ama onları ‘Yaratan’!! O’nu dost seç kendine...

***


Düşün, düşün ve gene düşün...

Düşündüğünün gerçeğine ermesen bile; hiç olmazsa ‘düşünenler’ arasına girersin...

***


Dününden pişmanlık duymayan en büyük saadete ermiştir...

***


Basiretinde varlıkların çokluğu yoktur...

Gözde ‘çokluk’ vardır...

***


Senin bizzat arzularınla gelişen hırsın senin ‘şeytan’ın olmuştur...

Arzuları kalmamış bir kişinin, ihtirasları da olmadığı için ‘şeytan’ı da ‘müslüman’ olur...

***


Yaradılmışlar, çoğunlukla kendilerine bir iyiliğin ulaşmasına vesile olanları sever ve verileni verenden bilirler...

Sen bil ki veren verdiren hep O’dur...

***


Ruh kuvvetin ve kapasiten; ölmeden önce ulaştığın beyin kapasiten olarak sabitlenir...

***


Çalış ki aslına yönelişin güçlü olsun...

Tekamülün hız kazansın...

***


Ölüm ötesi boyutu anlatanı dikkate almadan, yalnızca dünyalık çıkarlarını gözönüne alarak yaşayanlar; sonsuzluk hedefinde sonsuz pişmanlığı yaşayacaklar!..

***


Göldeyim emniyetteyim deme...

Bir an evvel ırmağa karış...

Deryaya ulaş...

Onda bir zerre olmaya uğraş...

Tarihte birçok gölün kaybolduğuna rastlanmıştır...

Ama deniz asla kaybolmaz...

***


Bil ki yolun sonuna eren yoktur...

Belki bir deryaya erip, onda bir zerre halini alan vardır...

***


Zeka fikirlerle uğraşırken; akıl sistemli düşünceye yönelir...

***


Taklid eden değil; taklid edilen olmaya çalış...

Nakleden değil, nakledilen olmaya gayret sarfet...

***


Hepimiz bu dünyada yaptıklarımızın cezasını tam hakkıyla göreceğiz...

Bundan kuşku duymayın...

SİSTEM bir mekanizma olarak yürürlükte çünkü...

***


Siz bu dünyaya başkalarının neler yapıp yapmadığıyla uğraşmak ve onları yargılamak üzere gelmediniz...

***


Terk edemediğin her şey, vehminin getirdiği sahiplik duygusundandır...

***


Nelerin varsa;

Kendini nelerin sahibi olarak görüyorsan, o kadar fazla vehmin eserisin demektir...

‘Vahdet’ kelamı etmekle, vehim terk edilmez...

Ahmed Hulusi (Dosttan Dosta)

*****


YENİ YILDA KARARLARINIZ...

2013’ün son hafta sonu bugün başlıyor...

Salı gecesi 2013’ü bitirip; 2014’e gireceğiz...

Yılbaşı gecesi (eğer kutluyorsanız); yeni yılla ilgili birçok yeni karar alacaksınız...

-”Spor yapacağım, zayıflayacağım, geçmiş hatalarımı tekrarlamayacağım... İnsanlara fazla güvenmeyeceğim...” türü, yeni kararlar alacaksınız...

***


Bunların gerçekçi olup olmadığı bir tarafa, ancak kararlarınızın uygulanabilir olmasını istiyorsanız en azından bu son hafta sonunu verimli geçirin...

Bir kararın uygulanabilir olmasının esas şifresi, “arzunuzun istikrarlı ve ısrarlı” olmasıdır...

Kişilik gelişimi kitaplarını okuyanlar, hep “okudukları ve uyguladıkları şeylerin olmadığından yakınırlar...”

-”İstediğin şey olacak... diye burada yazıyor... Ben çok istiyorum; fakat istediğim şey olmuyor...” diye yakınırlar...

***


Oysa bir şeyin olması ve olmaması arzunuzun, niyetinizin gücüne, saflığına ve istikrarına bağlı...

Arzunuz istikrarlı bir devamlılık içeriyorsa, o yönde adımlar atıyorsanız, istekleriniz gerçekleşir... Arzu gerçekleşmesi “şairane bir ilhamın gelmesi meselesi değil...”

-”İlham geldi, hani nerede arzu gerçekleşmedi?..” denecek bir konu değil bu...

İsteklerinize göre, duygularınızı ve hayatınızı düzenlemeniz ve o enerjiyi çağırmanız gerekiyor...

***


Nihayet;

Eğer yılbaşı gecesi, iki kadeh attıktan sonra “Yarından itibaren şunları şunları yapacağım” diye tekerleme ve nakarat yapacaksanız; şimdiden söyleyeyim hiç denemeyin...

Yeni yılda nasıl bir insan olmak istediğinizi, hangi yönlerinizi törpüleyip, hangi yönlerinizi tekamül ettirmek istediğinizi içinde bulunduğumuz iki günde salim kafayla değerlendirin...

Kafanızı, kalbinizi yeni durumun enerjisine açık tutun... Ruhunuz aydınlansın...

Yılbaşı gecesi “yeni kararlarınızı ertesi günü yapacağınızı söyleyin kendinize...”

Birkaç defa... İnat, ihtiras, hırs gibi duygulardan arınmış olarak...

Kolay gelsin...

DİĞER YENİ YAZILAR