Obama’nın ağladığı an...

Haberin Devamı

Arkadaşım dün sabah telefonuma “Obama’nın zafer konuşmasını izledin mi?..” diye mesaj attığında bütün gece seçim sonuçlarını izlemiş, sonra da çocukları okula gönderip sabah sporuna geçmiştim...

Benim Obama‘yla ilgili ne düşündüğümü biliyordu...

- “Tıpkı senin dediğin gibi, siyahların, fakirlerin, Asyalıların, Afrikalıların, homoseksüellerin, göçmenlerin ve fakirlerin herkesin ülkesi olduğunu belirtiyor Amerika’nın... Amerikalıların bütün bu farklılıklarla, büyük millet olduğunu söylüyor... İnanılmaz etkileyici bir konuşma...”

Spordan sonra duşumu aldım ve televizyonun karşısına geçip Barack Obama’nın konuşmasını Amerikan televizyonlarında orijinalinden izledim...

Asyalılardan, Afrikalılardan, göçmenlerden, homoseksüellerden, fakirlerden, siyahlardan bahsettiği cümlede, salonda nasıl bir duygu patlamasının yaşandığına tanık oldum...

Amerikalılar, farklılıklarının kabul edilip, benimsenmesinden ve bizzat Başkanları tarafından dile getirilmesinden ne kadar da mutluydular...

Halkı selamlarken bir ara Barack‘ın da gözünün hafif yaşlandığını ve duygusallaştığını fark ettim...

***


Hepimiz gibi, Amerikalılar da, farklılıklarıyla, yıllarca ötekileştirildikleri halleriyle, dışlanmak istendikleri yönleriyle, Başkan tarafından kabul edildiklerini hissettiklerinde nasıl da duygusallaşıyorlardı...

Bir göçmen çocuğun, gün gelip doktor, mühendis hatta Başkan olabilmesinden Amerika adına gurur duyduğunu söylediği anda salonda oluşan tablo, insanları hüngür hüngür ağlatırdı...

Aslında bütün istediğimiz kendimiz gibi olmamızın kabul edilmesi ve ona saygı gösterilmesi değil miydi?..

Kendimize gösterilmesini istediğimiz saygıyı başkalarına da göstermemiz gerekmiyor muydu?..

Başkalarına göstermezsek, kendimize de saygı gösterilmesinin önüne blok koyduğumuzun farkında değil miydik?..

CNN anchor’larından Johnattan Mann; “İnanamıyorum” diyordu, “Dört yıl önce Obama ilk seçildiğinde umutlar zirve yapmıştı... O zaman böyle heyecanlı ve duyguları okşayan bir konuşmaya tanık olmamıştık... Dört yılın sonunda bir sürü hayal kırıklığı ve başarısızlık var doğal olarak... Buna karşın bugünkü konuşma dört yıl öncekinden çok daha büyük bir duygu patlaması yarattı...”

Johnattan Mann’in inanamadığı olay, bir insanın kabul edilme duygusunun onun üzerinde ne kadar hayati bir etki bıraktığınıydı...

Barack Obama, Amerikan seçmenine “Bir göçmen çocuğunun Amerika’da Başkan olabileceğini” söylerken, siylahlarla, fakirlerle, homoseksüellerle milletinin ne kadar muhteşem bir millet olduğunu söylerken, aslında sadece Amerikalı’nın değil, bütün dünyanın kalbini kazanıyordu...

Kendilerine “beyaz ırk” aidiyeti verenlerin anlayamadığı gerçek buydu...

Bir insanın varlık nedeninin kabul edilmesinin mucizevi etkisi her şeyi yıkıp geçebilir...

Obama Cumhnuriyetçiler’i ikinci kez yenerken bu gerçeği anlattı bütün dünyaya...

*****


İLERİ DEMOKRASİDE TELEVİZYONCULUK DERSLERİ...

Önceki gece 03’ten itibaren Amerikan seçimlerini izlemek üzere televizyonun başına geçtim...

Önce Türkiye’deki haber kanallarını göz gezdirdim...

Hepsi Mitt Romney’in önde olduğunu, Barack Obama’nın ise onu yakalayıp yakalayamayacağının hiç belli olmadığını söylüyorlardı...

Türkiye’deki haber televizyonlarını izleyen herhangi bir vatandaş, “Seçimleri Romney kazandı... Bir de Obama kazanacak deyip atıp tutuyorlardı...” diyerek televizyonu kapatırdı...

Hem çok geriden geliyorlar, hem de Ohio eyaletinin kilit olduğunu söyleminin dışında doğru düzgün hiçbir bilgi veremiyorlardı...

Bunun üzerine uzun zamandır uzak kaldığım eski bir “dosta” müracaat ettim...

CNN International...

***


Atina’dayken bütün anchorlarını ezbere bildiğim, yayını nasıl yaptıklarını en ince ayrıntısına kadar etüt ettiğim, eski “dost”umun bu seçimlerde bana ilaç olacağını düşündüm...

“İleri demokraside televizyonculuk dersleri” diye adlandırılabilecek bir yayın yaptı önceki gece CNN International...

Televizyonculuk bir ilgi çekme ve rating sihirbazlığı zanaatidir...

Böyle olduğunu CNN seçim gecesi uygulamalı ders niyetine bütün dünyaya gösterdi...

Romney’in seçimlerde önde göründüğünü iki saate yakın verdi CNN...

Aslında Romney önde falan değildi...

Sadece Romney‘in güçlü olduğu bölgelerde oylar daha önce açıldığından, ya da bilinçli olarak sadece onlar açılmış gösterildiğinden Obama geride gösterilerek heyecan yaratılıyordu...

Fakat CNN Türkiye’deki meslektaşlarının aksine ustaca bir televizyonculuk yaparak araya koyduğu analizciler yoluyla “Bu sonuçlara rağmen Obama’nın avantajlı olduğunu” ısrarla söylüyordu...

O kadar tekrarladılar ki bir ara, “Bunlar Demokratlar’la mı anlaştılar acaba?..” diye kendi kendime sordurttular bana...

***


Oysa kimseyle anlaşmamıştı CNN...

Obama’nın kazanacağını görüyor, ancak Romney‘i önde gösteren sonuçları özellikle ekranda tutarak heyecan ve merak yaratıyorlardı gıdıklıyordu...

Yaptığı yanlış da değildi, çünkü o eyaletlerde Romney gerçekten kazanıyordu...

Amerikan saatiyle tam 22’de, yani prime time’ın tam göbeğinde bir anda Obama‘nın arka arkaya kazandığını gösteren sonuçlar belirmeye başladı ekranda...

O kadar hızlı oldu ki bu değişim, bir anda ne olduğunu ben bile anlayamadım...

Tam o anda “CNN Tahmini” başlığıyla büyük tahminde bulunacaklarını açıkladılar...

İki dakika sonra CNN Amerikan seçimleriyle ilgili büyük tahminini açıklıyordu...

“CNN Tahmini... Obama yeniden başkan seçiliyor...”

***


Bunu yaparken CNN yayınını verdikleri Demokratlar’ın, Cumhuriyetçiler’in karargahlarına, Time Square’e ve Empire State Building’e canlı bağlanarak orada CNN’nin tahmininden kaynaklanan coşkuyu yayınlamaya başladı...

CNN’in Obama’nın yeniden kazanacağını tahmin etmesinden sonra, kalabalığın coşkusu, prime time zaman diliminin göbeğinde CNN’i cazibe merkezi haline getiriyordu...

Gerçek bir televizyon sihirbazlığı yapıyorlar, bir saniye sarkmadıkları yayında tempoyu hep zirvede tutarak, bir duygu patlaması yaratıyorlardı...

Her şey planlı, bilinçli ve televizyonculuk standartlarına uygun bir şekilde “ders” gibi gerçekleşmişti...

İleri demokrasinin, politikacılarından elbette öğrenilecek çok şey var...

Fakat televizyonculardan öğrenilecekler ders niyetine okutulur...

Bir an CNN International’ın yayınının Türkiye’de yapıldığını düşündüm...

Saat 22’ye kadar Obama‘nın kazanacağını bildiği halde, Romney‘i önde gösteren sandıkları veren bir televizyon kanalını, izleyicinin taşa tutacağını biliyordum...

Arkasından, kazanan parti bunu “muhalefetin kirli bir oyunu” olarak nitelendirecekti...

Nihai olarak bu oyunun arkasında nelerin olacağı kamuoyunda günlerce araştırılacak, soruşturulacak, bir sürü komplo teorisi üretilecekti...

Oysa Amerika’da bunların hiçbiri olmadı...

CNN’nin yayını bir televizyonculuk başarısı olarak tarihe geçti...

Televizyonlarda ortalığı kasıp kavururken, bana ve arkadaşlarıma yapılan eleştiriler geldi gözümün önüne...

Televizyonculuk yaptığımız için nasıl cellatlar sofrasına atıldığımızı düşündüm...

Amerika’daki ünlü Saturday Night Life programı, bizim rating başarımızı bir Cumartesi gecesi kendi programına almıştı, “Bakın Türkiye’deki programın başarısına” diye yayın yapmıştı......

Bize ise o yayınlara “kurşunlar” nasip oluyordu o günlerde...

Amerika ve Ortadoğu...

Ortadoğu’da hayat “kalleş pusularla” yürür... Sadece politikada değil, televizyonda da...

DİĞER YENİ YAZILAR