Kimdir bu kadın ve fotoğraftaki iki erkek?..

Haberin Devamı

“Erkek bir başkasıyla imam nikahı yapacağı zaman karısından izin almak zorunda değil...

Dördüncüye kadar imam nikahıyla evlenebilir...

Ancak ikinci, üçüncü ve dördücü eşler suistimal ediliyor...

“Boş ol” dendiği zaman kadın ortada kalıyor...

Bu nedenle çok eşlilik yasalaşmalı...

Yasanın çıkması demek, erkeğin mal varlığına ortak gelmesi demek...

Çok eşlilik dinimizde var...

Herkes yapamaz, ama yapana “niye yaptın”! diyemezsiniz...

“Dinimizde var...”

***


Kim bunları söyleyen “Kadın?..”

Sibel Üresin isminde, Fatih, Ümraniye, Bahçelievler, Eyüp belediyelerine “aile içi eğitim seminerleri ve danışmanlığı verdiği” söylenen bir kadın...

Dün TV 8’e çıktıktan sonra, Eyüp belediyesi açıklama yapmış, “Hanımefendiyle hiçbir ilişkilerinin olmadığını...”

Ne kadar inandırıcı oldular belli değil...

Fakat “hanımefendi” Türkiye’nin gündemine oturdu bile...

Bir sürü ünlü feminist ve laik kadınımız hanımefendiye protesto tweet’leri attılar bile...

“Biz de bir kadına 4 erkek istiyoruz” türünden egsantrik taleplerle “laikliği koruyacaklar” akılları sıra...

***


Akıllara ziyan bir durum...

Bu hanımefendinin kim olduğunu, durup dururken tam seçimlerden önce niye tam ortaya çıktığı bir muamma...

Ancak muhafazakar çevreler 28 şubat döneminde her ortaya çıkanın “aslında provokasyon amaçlı bir derin devlet operasyonu” olduğunu söylerler ve “bu haberleri yapan bizleri de bu oyunu görmemekle suçlarlardı...”

Doğrusu, hanımefendi bu konuşmaları yapınca ne yapacağımı bilemiyorum...

Hanımefendiyi ciddiye alıp cevap mı vereyim?..

Bunun bir derin devlet operasyonu olduğuna kanaat getirip “Kahrolsun Ergenekon” sloganı mı atmalıyım?..

Hanımefendinin gizli kapaklı ilişkilerini araştırıp, “Yok yok bu işte bir iş var deyip” etrafa müstehzi bir bakış mı fırlatmalıyım?..

Yoksa tam da hanımefendinin “4 eşlilik serbest bırakılsın” lafını ettiği saatlerde, “Aczimendi lideri Mülsüm Gündüz’le, Hüseyin Üzmez’in piknik görüntüleri niye ortaya çıktı” diye araştırmacı gazetecilik mi yapmalıyım?..

Hakikaten bayram değil seyran değil, nereden çıktı bu Aczimendi lideri Müslüm Gündüz’le Hüseyin Üzmez’in görüntüleri...

***


Doğan Haber Ajansı’nın muhabirleri geçerken görüp yanlarına yaklaşmışlar...

Otların ve çimenlerin arasında Müslüm Gündüz’le Hüseyin Üzmez ve iki kişi daha oturuyorlar...

Muhabir habire soruyor, “Efendim ne yapıyorsunuz böyle beraber?..”

28 Şubat döneminde SHOW Haber’in başındaydım...

Hatırlıyorum o günleri...

Bu Aczimendi lideri Müslüm Gündüz, Fadime Şahin’le Hüseyin Üzmez’in evinde basılmıştı...

Hatırladığım kadarıyla kızın kadınsı bir sağlık sorunu vardı da, evde basılma olayı biriki gün gecikmişti...

Sonra Fadime Şahin’in birileri tarafından “kullanılan bir piyon” olduğu ortaya çıktı...

***


Hüseyin Üzmez’in evinde, piyon olarak kullanılan Fadime Şahin’le basılan Aczimendi lideri...

Şimdi kırda bir yerde oturmuş cüppesiyle Aczimendi lideri, yanında da Hüseyin Üzmez...

Muhabir soruyor ne yapıyorsunuz?..

Müslüm Gündüz cevaplıyor:

“Çekmeseniz iyi edersiniz... Gidin...”

Aynı anda muhafazakar belediyelerin içinde evlilik danışmanlığı verdiği söylenen Sibel Üresin isimli hanımefendi “Dört kadınla evlilik serbest bırakılmalı...” diyor...

***


Düşünüyorum düşünüyorum ortada iki yol var...

Ya bu olaylar gerçekten birileri kurmaksızın gerçekleşiyor...

Eğer böyleyse ve bu ülkenin gerçek gündemi buysa durum hakikaten felaket...

Ya da birileri yine tahrik edici sesler ve görüntüler üzerine “kurgu” yapmaktalar...

O zaman durum daha da felaket...

On yılda 15 milyon genç yetiştirmek yerine Aczimendi lideri Müslüm Gündüz’le, Hüseyin Üzmez’in görüntülerinden medet uman bir cenah...

“Dört kadınla evlilik serbest bırakılmalı” diyen bir hanımefendi...

Ya gerçekten sıkılmaktayım ve kusmak istemekteyim ben bu gündemden!..

*****


HANIMEFENDİNİN “AKIL TUTULMASI!!!” BOMBALARI...

Dün Sibel Üresin’in “bombaları” sosyal medyaya yansıyınca, hanımefendinin TV 8’deki canlı yayın söyleşisini izliyorum...

Felaket bir yayın...

Sunucu hanım, “Sibel Üresin’i eleştirmek istiyor eleştiremiyor...”

Sibel Hanım kendi mantığı içinde demagojik hamlelerle “Önce zina yasaklanmalı... Şu anda olduğu gibi serbest bırakılmamalı... Sonra da çok eşlilik gelmeli...” diyor...

Arkasından da “bu konu nereden çıktı... Ben iki yıldır internet sitesindeki köşemde yazıyordum bunları... Tam seçim öncesi gündeme getirildi... Bundan çok mutsuzum... Seçimden sonra isteyenle istediği yerde tartışırım...” diye meydan okuyor...

***


Sunucu hanım, doğru düzgün hiçbir şey söyleyemediği yayını daha fazla uzattığında, daha beter durumun devam edeceğinin farkında, hanımefendinin yayınını bitirmeye karar veriyor...

Gerekçesi de çok ilginç:

“Sizin de kötü bir duruma düşmenizi istemiyoruz... Biliyoruz ki siz de bir annesiniz... Ancak söyledikleriniz bize bir akıl tutulması gibi geldi...”

***


Hanımefendi yayındayken, doğru düzgün hiçbir kontr soru sorama, kadını yayından aldığında “Akıl tutulması...” gibi iddialı laflarla durumu kurtarmaya çalış...

Sorsana hanımefendi;

“Siz kendiniz dışında nasıl bir başka insanın hayatıyla ilgili kararların suç sayılıp sayılmamasına karar verebilirsiniz...

Onrları suç sayıp, sonra da bir erkeğin suçtan kurtulmak için dört kadınla evlenmesini yasalaştırabilirsiniz?..

Kimsiniz ve ne olarak bunları gündeme getirmektesiniz?..”

“Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları bildirgelerini tamamen hiçe sayacak ve Türkiye’yi dünyanın bütün çağdaş uygulamalarından uzaklaştıracak ‘sınırsız önerileri’ nasıl bu kadar rahat ve umarsızca yapabilmektesiniz?..”

Bunları soramadığı için, “gargarayla getirip yayından alıveriyor hanımefendiyi...”

*****


“FENERBAHÇE ŞAMPİYON OLACAK” DEMİŞTİM...

Millet totem falan yaptığımı sanıyor... Oysa totem falan yapmıyorum...

Fenerbahçe bu yıl “şampiyon olacaktı ve şampiyon oldu...”

Fenerbahçe şampiyon olacaktı çünkü, geçen yıl Trabzonspor son maçta inanılmaz bir şekilde Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu elinden almıştı...

Bu sene bunun rövanşı olacaktı...

İlahlar böyle isteyecekti...

Bu sonuç kaçınılmazdı...

***


Fenerbahçe şampiyon olacaktı, çünkü bu camia 5 yıl içinde üçüncü kez şampiyonluğu son maçta bir hiç uğruna kaybedemezdi...

Bu yıkıntının altından kimse kalkamazdı...

Fenerbahçe şampiyon olacaktı, çünkü bu gerçekleri bilen camia, artık önüne kimsenin geçemeyeceği bir şekilde şampiyonluk coşkusunu yaşıyordu...

Hayatta gürül gürül enerjinin aktığı anlar vardır...

Gürül gürül akan o enerjinin önüne geçemez kimse...

Fenerbahçe’nin şampiyonluk enerjisi böyle bir enerjiydi bu sene...

Onun için ikinci devrenin başından itibaren şampiyonluğun en güçlü adayının Fenerbahçe olduğunu yazdım, söyledim...

Şampiyonluk geliyordu, gelecekti...

Geldi...

DİĞER YENİ YAZILAR