Edvard Lorenz 1960’lı yıllarda bilgisayar simülasyonu ile hava tahmini üzerinde çalışırken başlangıç şartlarındaki çok ufak değişikliklerin, çok kısa sürede sistemi tahmin edilemeyecek ölçülerde değiştirebileceğini fark etti...
“Kelebek Etkisi” deyiminin kullanılması ve aynı isimli filme konu olması bu olaydan sonradır...
Real Madrid’in teknik direktörü Carlo Ancelotti’yle, Fatih Terim’in hayatlarını kesiştiği ve dramatik olarak çarpıştığı anlarla ortaya çıkartırken, bir anda gözümün önüne geldi “Kelebek Etkisi...”
Tek bir olay farklı olsa; bir rahmetli kıyı kaptanı “Hayır” yerine “Evet” dese, bugün Fatih Terim’in Galatasaray’da oturduğu teknik direktörlük koltuğunun, tıpa tıp benzerini Fenerbahçe kulübesinde de bir Recep Tayyip yaşıyor olacaktı...
Hiç kuşku yok ki;
1976 yılında Reis Kaptan “olmaz” yerine “olur” deseydi, Fenerbahçe’nin ve Türkiye’nin tarihi tamamen değişecekti......
Tomislav Kaloperoviç’i hatırlıyorum...
Hırslı bir Sırp teknik direktördü...
Galatasaray’ı şampiyon yapmış, sonra yıllarca Bursaspor’u çalıştırmıştı...
1976 yılında Fenerbahçe’nin başına teknik direktör olarak geldiğinde çok iyi bir kadro kurarak, Fenerbahçe’yi şampiyon yapmaya çalışıyordu...
O yıl İstanbul şampiyonu olan İETT takımında oynayan 22 yaşındaki genç Tayyip’i transfer etmek istediğini o günlerde bilmiyordum...
Genç Tayyip çok istiyordu tuttuğu Fenerbahçe’ye futbolcu olarak transfer olmayı...
Babası Ahmet Erdoğan “evet” deseydi elbette çok istediği renklerine aşık olduğu Fenerbahçe formasını seve seve giyecekti...
Reis Kaptan “Fenerbahçe’nin bu transfer teklifine olur vermedi...”
“Çocuk okusun futbolcu olmasın” dedi...
Oysa İstanbul şampiyonu İETT’de oynayan genç Tayyip‘ten sadece 5 ay arayla dünyaya gelen ve Adana Demirspor’u birinci lige çıkartan kadronun genç liberosu Fatih üç yıl önce, çetrefilli bir transfer hikayesinin ardından Galatasaray’a gelmişti...
Karakter yapıları birbirine çok benzeyen futbolculardı genç Tayyip ile genç Fatih...
Futboldan öteye, kişilikleri, karizmaları, çevrelerini yönetme becerileri ve lider özellikleri birbirinin aynıydı...
Genç Fatih Beşiktaş’la Galatasaray arasında kıran kırana süren bir transfer pazarlığının ardından, Galatasaray tarafından biraz da kaçırılarak sarı kırmızılı formayı giymişti...
O sırada gönlünde tuttuğu takım Beşiktaş’tı Fatih‘in...
19 yaşında Galatasaray’a geldi ve bir daha Beşiktaş’ı anmadan Galatasaray’ın tarihini yazdı...
Genç Tayyip ise Kaloperoviç yönetimindeki Fenerbahçe’ye gelmek üzereydi...
Kaloperoviç’le o yıl Fenerbahçe şampiyonluk yaşayacaktı...
Kişilik özellikleri Fatih Terim’le çok benzer olan Tayyip de, muhtemelen yıllarca Fenerbahçe’de kalacak, kaptanlığa yükselecek ve futbola veda ettikten bir süre sonra Fenerbahçe’ye teknik direktör olarak gelecekti...
Ancelotti’nin orta sahasında oynadığı Milan’a teknik direktör olarak geldiği gibi...
Quardiola’nın Barcelona’ya döndüğü gibi...
Fatih Terim’in Galatasaray’a teknik direktör olduğu gibi...
Aykut Kocaman ve Rıdvan Dilmen’in Fenerbahçe’ye;
Samet Aybaba, Rasim Kara, Rıza Çalımbay, Tayfur Havutçu’nun Beşiktaş’a Hoca olduğu gibi...
Mustafa Denizli’nin Galatasaray’da başladığı, Franz Beckenbauer’ın Bayern Münih’i sırtladığı gibi...
Bir takımda uzun yıllar futbol oynamak, sadece yetenek değil, bir kişilik göstergesidir...
Takımıyla bütünleşen futbolcu bir süre sonra, o takımın teknik direktörü olur...
Fatih Terim’li Galatasaray 14 yıl boyunca hiç Türkiye şampiyonu olamadı...
Fakat bu başarısızlık Fatih Terim’in Galatasaray’daki futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerini olumsuz etkilemedi...
Kaloperoviç’in teklifini kabul edebilseydi eğer, genç Tayyip, “Kelebek Etkisi” gerçekleşecek belli ki o da benzer kişilik özellikleriyle Fenerbahçe’de uzun yıllar oynayacak, sonra da teknik direktörü olacaktı sarı lacivertli kulübenin...
Tarih;
Tek bir fırça darbesiyle, tek bir “karar”da yapılacak değişiklikle tamamen farklı yazılabilir...
Kelebek Etkisi deyimi bunu anlatır...
Recep Tayyip, futbolcu yerine genç yaşında siyasetle meşgul olunca, Gençlik Teşkilatı, Beyoğlu, İstanbul İl Başkanlığı, Belediye Başkanlığı görevlerinde bulundu...
Futbolcu kalsaydı, aynı kişilik özellikleri onu Fenerbahçe’de kaptan, daha sonra da teknik direktör yapacaktı...
Muhtemelen bir Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde
Fatih Terim’le Tayyip Erdoğan iki kulübenin teknik adamı olarak takımlarının başında sahaya çıkacaktı...
Türkiye ne kaybederdi, ne kazanırdı, Fenerbahçe ne kazanırdı ne kaybederdi?..
Bu soruların cevapları bu yazının konusu değil...
Kelebek Etkisi’yle sınırlı bu yazı...
Öyleyse bu etkinin geçerli olacağı bir değişikliği daha söyleyelim tabloda...
Fatih Terim, son anda çetrefil transferle Galatasaray’a değil, o günlerde tuttuğu takım olan Beşiktaş’a gitseydi, şimdi Beşiktaş’ın başında teknik direktör olarak sahaya çıkacaktı...
Tayyip Erdoğan Başbakan değil, Fenerbahçe’nin teknik direktörü...
Fatih Terim Galatasaray değil, Beşiktaş’ın teknik direktörü...
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal’ın “bütün içinden geçen istekler” bir Kelebek Etkisi’nin altındaymış meğer!..

