Haberin Devamı
Anneleri, çocukların fotoğraflarını mail ve SMS mesajı olarak cep telefonuma gönderiyor...
Son yılların en büyük teknoloji harikası olarak bilinen ve lanse edilen iPhone kullanmaya başlamıştım...
İçinde internet var, mail kutun var, ekran var, telesekreter var, hava durumu var, yol durumu var, var oğlu var...
Bir teknoloji harikasında yüzdüğümüzü söylemişlerdi bize...
Bir iki gün önce, durup dururken mail ve mesaj kutumdaki çocuklarla çekilmiş otuz beşden fazla resmin aniden yok olduğunu görüyorum...
Bazı mail mesajlarımın da artık bulunmadığını fark ediyorum...
“Allah Allah” diye geçiriyorum içimden, “Ben bu mesajlara ve maillere dokunmadım ki... Nasıl oldu da kendiliğinden toz oldu bunlar mail ve mesaj kutusundan...”
İşin ilginci birkaç gün önce yine bazı resimlerimin yok olduğunu fark ediyorum...
Yine “Hay Allah” çekiyorum içimden, “yanlışlıkla bir düğmeye mi bastım acaba?..”
Oysa bir düğmeye bastığım falan yok...
Kendiliğinden yok oluyorlar...
Ya da ben öyle sanıyorum...
Dün sabah şarj edilmediğini fark edip cep telefonunu şarja bırakıp odamdan çıkıyorum...
iPhone’u da doğal olarak kapatıyorum ki, kimse telefonu açamasın, içindeki bilgilere ulaşamasın...
Bugüne kadar hep yaptığım gibi...
Aşağıda bir süre oyalandıktan, gazeteleri okuduktan sonra, öğle saatlerinde yanımda çalışan kadınlardan birinin kızına anahtarı verip “Benim odamdan cep telefonumu, iPhone’u getirir misin?” diyorum...
Kız gidiyor, bir süre sonra telefonla geliyor...
O da ne? iPhohe açık...
Mesajlar, mailler, her şey ortada...
Önce jeton düşmüyor bende...
“Bu telefon nasıl açık olur?” diye kendi kendime soruyorum...
Oysa açık...
Oysa ben kapatmıştım bu telefonu!..
Şifreyi de kimse giremeyeceğine göre, teknoloji harikası iPhone kendi kendine mi açılıyor acaba?..
“Birisini arayayım, bakayım arayacak mı?..” diyorum...
Telefonu çevirmeye başlıyorum...
Tam o sırada telefonda “Pin kodunu gir” yazısı çıkıveriyor...
Yani?..
Yani telefon daha açılmamış...
Telefonla kimseyi arayamıyorsun...
Fakat telefonun bütün bilgileri ortada ve açıkta...
Seni arayan numaralar, senin aradığın numaralar, sana gelen mesajlar, senin gönderdiğin mesajlar, gelen mailler, resimler, giden mailler, resimler her şey ama her şey ortada ve çalışır vaziyette...
Ne çalışmıyor?..
Telefonla arama!..
O zaman “Neresi kapalı bu telefonun, niye şifre gerekiyor telefonu açmak için?..”
Zaten ortada her şey...
Ben telefonu kapatıyorum, bir süre sonra almak üzere diyelim şarj etmek için bir yere emanet veriyorum...
Gidiyorum ve döndüğümde telefondaki bütün özel bilgilerimi uçmuş görüyorum...
Bu bir fantezi değil...
Son birkaç haftada arka arkaya resimlerim, fotoğraflarım cep telefonundan uçtu...
Hangi maillerin ve mesajların uçtuğunu ise bilmiyorum...
Felaket bir durum...
Turkcell’in özel müşteri hizmetlerini arıyorum...
Görevli arkadaş, iyi niyetle durumu anlamaya ve savunmaya çalışıyor...
- “Reha Bey” diyor, “iPhone’lar sadece cep telefonu hizmeti vermiyorlar... Şifre olmadan internet hizmeti verebilir...”
- “Hayır” diyorum, “Şifre girilmediği ve telefon kapalı olduğu halde cep telefonuma ait bütün bilgiler ortada...
Telefon numara kayıtları, aranan numaralar, gelen numaralar, mesajlar, fotoğraflar bütün özel bilgiler, her şey açıkta ve ortada...
Ben telefonu kapattığım halde, telefonumdan en özel resimler ve muhtemelen bilgiler, mesajlar gitti...”
O noktada ayrıca programlanarak oluşturulan “güvenlik kodundan” bahsediyor bana Turkcell’deki görevli arkadaş...
Ben o güvenlik kodunu birkaç yerde görüyorum...
Fakat o güvenlik koduyla “cep telefonunun kapalı olma halinin” bir bağlantısı yok ki...
- “Siz bana ve milyonlarca iPhone alıcısına cep telefonu satıyorsunuz... Buna güvenlik kodunu eklemezseniz, telefonunuzu kapatsanız bile açıkta kalırsınız demiyorsunuz...
O telefon kapalıyken çalınsa, hırsız kapalı olduğu halde telefondan bütün bilgileri ele geçirecek...
Zaten çalan adam, oturup arkadaşını arayarak kendi yerini deşifre etmeyecek ya...
O zaman cep telefonunun kapalı olmasının anlamı ne?..
Madem güvenlik kodu kurmak gerekiyor, o zaman ayrıca niye pin kodu var?..
Pin kodu varsa, niye pin kodu girmeden, kapalıyken iPhone’un bütün özel telefon bilgileri ortada duruyor?..”
Genç adam çok anlayışlıydı...
Durumun berbat bir programlama hatası olduğu belliydi...
- “Son teknolojiyle çıkan bütün telefonlar böyle Reha Bey...” dedi...
Öyle mi değil mi bilmem...
Ancak bu programlama hatası büyük bir rezalet...
iPhone’un müşterilerine ayrıca güvenlik şifresi girmezseniz, telefonunuzun bütün bilgileri kapalıyken bile açıkta kalıyor denmediği için benim telefonumdaki özel resimler, mailler, hangi mesajlar uçtu gitti henüz bilmiyorum...
Kapalı bir cep telefonunun düğmesini açıp, pin kodu girmeden, ‘tamam’ bölümünü işaretleyip, telefonun bütün bilgilerine ulaşabiliyorsunuz...
Benim durumumdaki kullanıcıların mağduriyetini nasıl telafi edecek iPhone bilemem...
Fakat iPhone kullanıcılarına bunları yazdım ki, yetkililerin yapmadığını ben yapmış olayım...
En azından bundan sonrasını kurtarmak için, ya iPhone’u hayatınızdan bütünüyle çıkartın...
Ya da güvenlik şifresi girin...
Çünkü iPhone’u kapattığınızı zannetiğinizde iPhone kapanıyor gibi görünüp kapanmıyor ve bütün özel bilgilerinizi tüm dünyaya kapalı iPhone servis edebiliyor...
ADAYIN GÜLDAL MUMCU OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYOR MUSUN ENGİNCİĞİM?..
Engin Ardıç dün ironik bir makale yazmış bermutat...
CHP’nin Tayyip Erdoğan’a karşı kimi Cumurbaşkanı adayı yapabileceğini “Size Kadın Aday Buldum” yazısında esprili bir dille sorgulamış:
Şöyle diyor:
“Kemal Kılıçdaroğlu ‘21. yüzyılın Türkiye’sine niçin bir kadın Cumhurbaşkanı yakışmasın’ demiş...
Çok haklı...
Haklı da nerede o hanımefendi?..
Hem Atatürkçü, hem sosyal demokrat, hem sosyal liberal bir hanım, sosyalistlerle de temas halinde...
Kadından vazgeçtik, öyle bir erkek varsa öpüp başına koysun...
Hay Allah Afet İnan hayatta olsaydı iş kolaydı...
Ya da Sabiha Gökçen...
Ama ne yazık ki, Türkan Saylan da toprak altında, Mine Urgan da...
Muazzez İlmiye Çığ desem yerinden kalkamıyor, yaşı 98...
Gene benzer nedenlerle Safiye Ayla da, Bedia Muvahhit de konu dışı...
Ama belki Müzeyyen... Müzeyyen Senar...
Doğrusu bendeniz Kılıçdaroğlu’nun önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Profesör Mehmet Haberal’ı aday göstereceğini sanmıştım önceleri...
Lakin Hoca’nın içerden çıkamama tehlikesi belirince doğrudan Süleyman Demirel’i önermiştim...
Fakat ‘Kadın isterim’ deyince...
Basın sazanları hemen üstüne atladılar tabii, ‘eldeki insan malzemesini’ şöyle bir taradılar, aday yumurtluyorlar...
Deniz Ülke Arıboğan, Emine Gürsoy...
Nereden çıktıysa Meral Akşener...
Elbette Şafak Pavey...
Hatta Emine Ülker Tarhan... (Nur Serter’in ne eksiği vardı yahu, nedir bu hanımla alıp veremediğiniz?)
Galiba daha da uygun adaylar İnönü’nün kızı Özden Toker ya da torunu Gülsün Bilgehan...
Bu sıcakta bu serinletci oyuna ben de katıldım, haddim olmayarak en iyi adayı, ideal adayı buldum...
Küçük Ülkü...
Sayın Ülkü Adatepe, her Kemalist’in hiç gözünü kırpmadan oyunu bastıracağı tartışmasız tek aday olacaktır...
Nasıl olsa Çankaya da yabancı yer değil, Florya da...”
İronisi derin, esprisi bol çok zekice yazılmış bir siyasi mizah yazısı Engin’in yazısı...
Tabii öyle bir zekadan, en kuvvetli kadın adayı özellikle es geçmesi beklenirdi...
Oysa Engin Ardıç’ın kendi alıntıladığı Kemal Kılıçdaroğlu sözleri ve aday profilinden, kimsenin doğru düzgün dile getiremediği tek bir kadın aday portresi çıkıyor...
Elbette Güneri Abi (Cıvaoğlu) kadar siyasi kulisleri derinlemesine ölçemem, ‘Mehmet Haberal’ deyip ortaya çıkamam...
Habertürk televizyonunda karşısına geçip soru sorarken izlediğim Kemal Kılıçdaroğlu “Tayyip Erdoğan’a karşı çıkartacağı kadın Cumhurbaşkanı adayını” çoktan belirlemiş gibi geldi bana...
Bütün göstergeler o kadın adayın, CHP’li Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu olduğunu gösteriyor...
CHP lideri, Güldal Mumcu ismiyle, sosyal demokratların, sosyalistlerin, Kemalistler’in hatta Uğur Mumcu isminin ağırlığıyla MHP’nin, eski merkez sağın, modernistlerin ve kadınların oyunu alacağını hesaplıyor...
CHP lideri ben olsaydım ve kadın aday göstereceğim deseydim “Güldal Mumcu’dan başkası” aklıma gelmezdi...
İkinci turda nispi olarak diğer adaylar arasında en fazla şansı olan isim Güldal Mumcu...
Ve sana bir tahminde daha bulunayım sevgili Engin Ardıç...
Bence Tayyip Erdoğan bu hazırlığın farkında...
Erdoğan’ın son politik çıkışları, milliyetçi muhafazakar kesimi -fazla ihtiyacı olmadığı halde- enteresan bir şekilde konsolide etmeye yönelik çünkü...
O konsolidasyonun arkasında olsa olsa seçimin muhtemel ikinci turunda bir kazaya uğramama matematiği yatıyordur...

