Perşembe akşamı, gördüm Aşkın Nur Yengi’nin yeni albümü için verdiği röportajı...
Bazıları Sezen’den “Aşk şarkıları” yazmış söylemiş Aşkın...
“Şarkıları dinleyenler ‘İyi ki bu şarkıları söylüyorsunuz, bize aşkı yaşatıyorsunuz’ dediler” diyor Aşkın...
“Ben de onlara cevap verdim” diye ekliyor:
“Siz benim şarkılarımdan aşkı yaşayacağınıza gidip kendi hayatınızda yaşasanız daha iyi olacak...”
Sonra da bugünü anlatan vecizesini patlatmış:
“İnsanlar aşkı unuttu...”
Cuma günü küçük bir yazı yazdım Aşkın’ın sözleriyle ilgili...
“Aşk unutulmadı... Aşk yaşadığımız çevrede artık bitti...” dedim, “Unutulan şey gün gelir hatırlanır... Ama yok olan şey bir daha geri gelmez... Sadece şarkılarda kalır... Buruk bir nostalji bırakır, vakt-i zamanında onu yaşamış olanlarda...
Eylem Doğan benimle haftalardır Pazar Buluşmaları’nı yapıyor... Hafta içinde öyle sorular buluyor ki, tam beni damardan girip, okyanuslara açacak sorular...
Kız biliyor tabii damarı...
Yıllarca çalıştı Show Haber’de benimle. Bu hafta da soru yerine Can Yücel’in şiirini göndermiş...
“Can Yücel’in çok sevdiğim bir şiirini gönderiyorum... Belki bir şeyler söylemek istersiniz...” diyerek...
Söz Can Yücel’de şimdi:
“Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil...
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım...
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış. Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım...
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım...
Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım...
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım...
Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım...
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım...
”Sana ihtiyacım var, gel! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana “git” dediğimde anladım...
Biri sana “git” dediğinde, “kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...
Özür dilemek değil, “affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım...
Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş. Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım...
Ölürcesine isteyen beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım...
Sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar
sevmekmiş..”
İnsanlar unuttu dediğin aşk bu işte sevgili Aşkın...
Hani Sezen’den bestelerini aldığın, muhteşem sesinle kasıp kavurduğun şarkılardaki “aşk...”
Böyle bir aşkı yaşamıyor nicedir benim çevremde insanlar artık...
Can Yücel’in anlattığı aşkta duygu var...
“Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...” diyecek kadar duygunun derinliğinden seslenebilen...
O duygu derinliğinden eser kaldı mı artık Aşkın?..
Ya da ustanın şu sözünü şimdi gerçekten yaşayabilen kaç kişi kaldı aramızda artık?
“Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden...
Neden hiç ağlamadığını anladım...”
Mutluyum ki, “ustaların yazdığı aşkları” tadabildim
bu kısa hayatımda...
Aşktan ve acısından tat alabilmeyi de öğrendim
bu dikenli gül bahçelerinde...
Şiirler, şarkılar, hâlâ birçok şeyler ifade ediyor
taşıdıkları manalarda...
Fakat heyhat...
Artık çevremde yaşanan pek bir aşk göremiyorum Aşkın...
Bol miktarda hesap ve kitap...
Elbette para ve aşk adını kullanan bir sürü
vazgeçilmez vasıta...
Sanıyorum Can Yücel’in şiirinden bugün hâlâ yaşayabileceğimiz tek bir mısra kaldı...
“Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış
Kendi yolumu çizdiğimde anladım...”
Yaşayabileceğimiz yadigar bu sözdür ustadan kalan, Bizlere...
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış... Kendi yolumu çizdiğimde anladım...
“İnsanlar aşkı unuttu...”
Haberin Devamı

