Haplanmış fareler...

Haberin Devamı

Ülkesi için kendinin, ecdadının ve tohumlarının “kanlarını, canlarını hayatlarını verdiğini” düşünüyor Kaddafi...

Onun için baskın, onun için acımasız...

“Ben neler yaptım bu ülke ve sizler için... Sizse başkaldırıyor, emperyalistlerin oyunlarına alet oluyorsunuz...” diye köpürüyor...

İsyancıları “haplanmış fareler” diye adlandırması bu yüzden...

Bir insanı fareye benzetebilmek için, o insandan sadece nefret etmek yetmez...

İnsanı kendinden çok aşağılarda görmeyi gerektirir...

Hamamböceği der gibi fare kelimesi ancak öyle söylenir...

***


Kaddafi “Haplanmış farelere gününü gösterin” diyor taraftarlarına...

Uçaklardan ateş açarak ölüm saçarken, taraftarlarına ve 5 bin kişi kalan savunma gücüne “Haplanmış fareleri öldürün...” demeye getiriyor...

Bir insanın gaddarlığının en üst raddeye çıktığı, yani canavarlaştığı an, karşısındaki insanı öldürmek istediği andır...

Bir başka canlının yaşamını yok edecek kadar gaddarlaşabilmek, insan ruhunun ve bedeninin nefretin en üst mertebesinde, canavarlaşma halini benimsemesinde mümkündür...

“Kötücül bir ruha” sahip olmadan bir başka insanın gerçekten ölümünü istemek mümkün değildir...

Kaddafi istiyor...

Kendilerini “ülkenin kurtarıcısı gören” demokrasiye inanmayan diktatörlerin, hep istediği gibi, o da haplanmış farelerin ölümünü istiyor...

***


Şimdi yanından herkes koşarcasına kaçmaktadır...

Libya’nın dışardaki temsilciliklerindeki büyükelçiler birer ikişer ayrıldıklarını açıklamakta, hafif hafif uzamaktadırlar...

En ifrit olduğum insan tipleri, dışarıda büyükelçi görevindeyken, aniden “Liderin isyanı bastırma şeklini” uygun bulmayıp, son anda rejim muhalifi kesilenlerdir...

Sanki büyükelçi olana kadar, o merkezlere atanıp keyif çatan arkadaş, Libya’da olanlardan bihaberdi...

Yeni öğrendi, Kaddafi’nin ne büyük bir diktatör olduğunu da “rejim muhalifi kesiliverdi birden...”

***


Kaddafi protesto eden geniş kitleler için “haplanmış fareler” diyor...

Fare benzetmesi doğru...

Ancak kullanıldığı kitlede yanılıyor diktatör...

Meydanlarda ölümü göze alarak savaşanlar, hiçbir zaman “fare” olmazlar...

Ne haplanmış, ne haplanmamış...

Kaddafi fare arıyorsa, büyükelçiliklerine baksın...

Gemiyi ilk terkeden fareler dışarda bayrak indiren büyükelçilerdir...

***


Neyse...

Kaddafi ve ölüm meselesinin bize öğreteceği gerçek şudur...

Bir insan, başka bir insanın ölümünü doğrudan ve taammüden istediği andan itibaren canavarlaşır...

Ego o anda sınır tanımaz bir kimliğe bürünür ve nefreti, kini, hırsı ve intikamı karşısındaki insanın ölümünü arzulayacak kadar kötücülleşir...

Doğanın şaşmaz bir dengesi vardır...

O denge, Libya ya da başka bir ülkenin, hiç kimsenin özel tapulu malı olmadığını belirler...

Kimse kimsenin kölesi değildir, hiçbir ülke de kimsenin özel mülkü ve arazisi sayılmamalıdır...

Hayat öyle sananlara, bunun böyle olmadığını ağır derslerle anlatır...

Karşınızdakinin ölümünü isteyecek kadar ondan nefret etmeyin...

O zaman canavarlaşır ve diktatörleşirsiniz...

Böyle durumlarda insanlığınızı hatırlayın...

Çocukluğunuzda size verilen sevgiyi anımsamaya çalışın...

Varsa eğer böyle bir sevgi...

Yoksa, o zaman hayal edin sevginin nasıl bir şey olduğunu...

Muhtemelen o hayali iksir bile yetecektir, insanlığınızı hatırlamaya...

*****


ÖLDÜRÜCÜ KADINLAR (FEMME FATALE)...

Miliyet gazetesinin internet sayfasında dün “Ölümcül kadınlar” başlıklı resimli ilginç bir haber araştırma vardı...

Fransızların “femme fatale” dedikleri ölümcül kadın tipini araştırmışlar ve Hürrem Sultan‘dan başlayarak kimlerin “erkekleri ölüme götüren kadın tipi olduklarını” saptamışlar...

Bir erkeği değişik özelliklerini ve bu arada cinselliği de kullanarak, tuzağa düşüren “kötü kalpli kadın” tiplemesine verilen addır diyor gazete Ölümcül Kadın’ı (Femme Fatale) anlatabilmek için...

“Asla sıradan adamlarla ilgilenmezler” diyor araştırma “Ölümcül Kadınlar” için...

“Erkekler ise risk alarak bu Ölümcül Kadınlar’ın peşine düşerler...”

“Küçük Sırlar adlı dizide Merve Boluğur’un canlandırdığı Ayşegül karakteri, hayatta kalmak için acımasız olan ‘Ölümcül Kadın’ tipine iyi bir örnektir... Ayşegül karakteri popülerliğin şart olduğunu erken yaşlarda öğrenmiş ve bunu ustalıkla kullanan kadın karakteridir...” deniyor...

***


Femme Fatale kadınlar Sharon Stone‘un oynadığı “Vahşi Cazibe”den bu yana birçok filme konu oldular...

Entrikayı bir yaşam biçimi olarak gören, kah çıkarları uğruna, kah bir hedefe varabilmek için birilerine zarar veren kadınlar ve dizilerdeki karakterler Milliyet’in internet sitesinde dün sıralanmışlar...

Tipik bir Femme Fatale, karakter olarak gösterilen Küçük Sırlar dizisindeki Ayşegül üzerinden Ölümcül Kadınlar’ı şöyle tarif ediyor site:

“Esasen kimseyi sevmeyen, karşılaştığı hiçbir iyiliği de cezasız bırakmayan bir kadındır aynı zamanda” Femme Fatale...

DİĞER YENİ YAZILAR