Haberin Devamı
Hayat değişiyor... Hayat değiştiği için hayatla beraber Beşiktaş da değişmek zorunda hissediyor...
Beşiktaş’ın önünde iki yol var...
Ya konvansiyonel sistemiyle, futboluyla ve futbolcusuyla devam edecek ve 3-4 yılda bir şampiyonluk görecek...
Ya da değişecek...
İspanyol, Portekizli dünya çapında usta yıldızlarla, genç, hırslı, yetenekli ve savaşçı altyapı futbolcularından oluşan bir harman yapıp, Avrupa’da yükselişe geçecek...
Birinci şıkkın Beşiktaş’ta yıllar yılı sembol olmuş konvansiyonel isimleri belli...
Deli İbrahim bunların başında gelir...
Kaleci Rüştü bir diğeri...
Beşiktaş’tan gidip, tekrar dönen Nihat konvansiyonel kategori futbolcularındandır...
Keza Aurelio da böyle...
Bütün çabasına ve mücadelesine karşın Mert Nobre de, Fatih Tekke de, uluslararası yıldızlarla, altyapı kaynaklı genç yeteneklerin harmanlanacağı yeni bir takımın futbolcusu değiller...
Bu yıl İbrahim Üzülmez’in yerine daha çok İsmail Köybaşı’nın oynaması zamanı geldi...
İsmail Köybaşı oynamalı, ama İsmail Köybaşı; Guti’nin, Quaresma’nın, Simao’nun, Fernandez’in, Almeida veya bir başka yıldızın oynadığı takımda sol bekteki yerini almalı...
O yıldızlar topluluğunun arasına Ersan konmalı mutlaka...
Kalede genç yetenek Cenk olmalı...
Necip zaman zaman girmeli oynamalı...
Ali Kuçik, Ekrem Dağ bu takıma monte edilmeli...
O zaman Beşiktaş konvansiyonel bir takım olmaktan çıkıp, genç yeteneklerle, yıldızların, uluslararası düzeyde harmanlandığı yepyeni bir takım haline gelir...
O takım Avrupa’da ilerleyecek, Türkiye’de yeni bir rüzgar estirecektir...
Bu takıma vizyon verecek kaptan da uluslararası bir maestro olan Guti olmalı...
Hayat gün gelir değişir...
Hayat değiştiğinde her canlı, her organizma gibi Beşiktaş da değişmelidir...
Hayatın değişikliğine ayak uyduramayanlar, atıl kalırlar...
Geçmişte ve takıntılarla yaşarlar...
Beşiktaş bugün Avrupa’da grup birincileri veya şampiyonlar ligi üçüncüleri arasından çıkacak çok güçlü bir rakiple eşleşebilir...
Beşiktaş’ın yeni yolu ve vizyonu böyle muhteşem bir takım yaratmak olmalıdır...
AZİZ YILDIRIM ROBINHO’YU ALMIYOR AMA ERSAN’IN DURUMU ORTADA...
Geçen hafta internet sitelerinde Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın, yazın ilgilendiği ve Beşiktaşla sıkı bir rekabete girdiği Milan’da kiralık oynayan Manchester City’nin futbolcusu Robinho’yu devre arasında alacağı söylendi...
Beşiktaş’la Fenerbahçe, yazın Robinho konusunda birbirlerine girmişlerdi...
Sonunda Robinho ikisine de yar olmamış Milan’da karar kalmıştı...
Parası çok yüksek Robinho’nun...
Fener’de de Beşiktaş’ta da bütün dengeleri altüst eder...
Yine de Beşiktaş’la Fenerbahçe arasında bir Mehmet Topuz olayını yaşamış benim gibi biri için, deli paraların Robinho’ya sayılması sürpriz olmayacaktı...
Birkaç gün önce Aziz Yıldırım’ı gördüm...
Bana geldi, “Robinho’yu alıyormuşum öyle mi?..” dedi gülümseyerek...
Sonra kendi sorusunu kendi yanıtladı...
“Yok böyle bir şey... Bu paraları aşağı çekmezsek hepimiz batarız... Destek ol bütün takımlar harcamaları aşağı çekelim...”
İyi niyetliydi bunları söylerken...
Gerçekten yapmak istiyordu bu söylediğini...
Ama o rekabet var ya o rekabet...
En sıcak anında, o egolar hiçbir şeyi görmezdiler...
Yaşadım biliyorum...
Robinho’ya pek ihtimal vermem...
Ama Kartal Yuvasıyla, Fener camiasına bir haberim var...
Bu Ersan Gülüm işi, yavaş yavaş sarpaa sarıyor...
Bu işin içinde Adana var, Beşiktaş var, Fenerbahçe var...
Bir de Ersan var...
Olmasın da yeni bir Mehmet Topuz olayı...
Fiyatların havalarda uçtuğu, Nihat’ın astronomik transferine sebep olduğu, futbolcu kaçırmalarıyla süslenmiş o garip süreç...
Ben boşuna konuşmam...
Söylemiş olayım da...
ADNAN POLAT’LA ALİ DÜRÜST GS BAŞKANLIĞI İÇİN KARŞI KARŞIYA GELİR!..
Haftalardır içim dışım Galatasaray oldu... Galatasaraylılar için durumu şöyle özetleyeyim;
Adnan Polat kolay kolay Galatasaray’dan ayrılmaz...
2012’deki seçimlere de Başkan adayı olarak gidecek...
Öyle bırakıp gitmeyi falan düşünmüyor...
Buna karşın Ali Dürüst başkanlık için artık geri dönemeyeceği noktaya geldi...
Artık kolay kolay istese de Bşakan adaylığından vazgeçemez...
Eski Başkan Faruk Süren başta, birçok kişi Ali Dürüst’ü sahneye ittiler...
Ali Dürüst bugüne kadar başkanlık için hep çekingen davranan bir isimdi...
“Herkes uzlaşmadan başkan adayı çıkmam” derdi...
Bu kez kendisinden aldığım hava, Adnan Polat çıksa da çıkmasa da 2012’de Galatasaray’a başkan adayı olarak çıkacağı...
Adnan Polat’ın iki dönem yaparak ne yapacağının belli olduğunu düşünüyor ve bir dönem daha başkanlık hakkı olmadığına inanıyor...
Polat stadı açacak...
Önümüzdeki yıl için çok iyi transferler yapacak...
Ve Mart 2012’de Galatasaray’ın iyi bir yerde olmasına çabalayacak...
O rüzgarla kongreye gidecek...
Adnan Polat ve Ali Dürüst’ün iki ayrı listeyle Galatasaray Başkanlığı için yarışmaları, Galatasaray için büyük kazançtır...
Bu yarış Galatasaray’a kaos değil, kalite getirir...

