Fenerbahçe’nin yeni başkanı kim olacak sorusu...

Haberin Devamı

Haftalardır Fenerbahçe yönetimi Aziz Yıldırım’ı yeniden cezaevine sokturmamak için, hukuki mücadele başlatıyor...

Anayasa Mahkemesi’ne başvuruyor...

Yargıtay süreci çalıştırılıyor...

Yeniden yargılama biran önce başlasın diye diretiliyor...

Avukatları Aziz Yıldırım “şampiyonluk kutlamalarını görsün“ diye infazın ertelenmesine uğraşıyor...

Zaman kazanmaya çalışılıyor...

Avukatlar; yeniden yargılamayı çıkartıp, Başkan’ı cezaevine göndermeden bu işten sıyırttırmaya çalışıyor...

***


Konu ilk bakışta bir hukuk sorunu gibi görünse de esas konu şampiyon Fenerbahçe’nin gelecek başkanı kim olacak sorusu diye şekilleniyor...

Açayım...

Aziz Yıldırım cezaevine girerse Fenarbahçe’de Başkanlık el değiştiriyor...

Kulübü kongreye; muhtemelen ve vekaleten Abdullah Kiğılı götürecek gibi gözüküyor...
Ya sonra?..

Sonrası bütün bu olayların seyrini etkileyen bir muamma...

Kararın önemi esas burada yatıyor...

***


Aziz Yıldırım; Mehmet Ali Aydınlar’a karşı seçimi kazandığı son kongreden hemen önce şöyle diyordum;

-”Bu kongreye başkan adayı olarak katılanlar değil...

Katılmayan kişi önemli...

Bir kişi son gün basın toplantısıyla ‘kongrede aday olmayacağını’ açıklıyor...

Bu kişi Ali Koç...

Aday olmayacağını açıklayan Ali Koç, bu basın toplantısıyla bundan sonrasının Başkan adayı olacağını dolaylı yoldan ilan ediyor...”

***


Aynen böyle yazıyorum...

O günlerde değişik lobiler, bu yazıyı ve haberi yalanlama uğraşına giriyorlar...

Oysa haber ismim kadar doğru...

İmzam kadar gerçek...

Lobilerin amacı, bu gerçeğin üstünü örterek “zaman kazanmak ve olayı dikkatlerden kaçırmak...”

Ancak hayat durmuyor...

Yaşam devam ediyor...

Aziz Yıldırım’ın hapis sürecinde son noktaya yaklaşılınca, herkes tavrını açıklama ihtiyacı duyuyor...

***


Değişik gazetelerde Ali Koç’un; Fenerbahçe Başkanlığı için ailesinden onay aldığı haberleri çıkıyor...
Ali Koç’un yakınlarına;

-”Başkan Aziz Yıldırım’ın yeniden hapse girmemesi için elimizden geleni yapacağız... Amacımız Aziz Yıldırım’ın yeniden hapse girmemesi...

Ancak bunu engelleyemezsek ve Başkan hapse girerse, Fenerbahçe’nin geleceği için, elimin taşın altına koyacağım... Ailemden bu konuda onay çıktı... Bu görevden kaçamayacağım...”

***


Sözler kongre günü yazdığım kadar açık ve net...

Yıldırım hapse girerse Fenerbahçe Başkanlığı düşüyor...

Ali Koç’un başkanlığı için gayr-ı resmi olsa da süreç pratikte başlamış oluyor...

“Bu konu niye bu kadar önemli?..

Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım Başkan kalsa ne?..

Ali Koç Başkan olsa ne?..

Bu konu ilgilendirse ilgilendirse, sadece Fenerbahçe camiasını ilgilendirmez mi...” diye sorabilirsiniz...

***


Haklısınız derdim size...

Eğer futbol sadece futbol olsaydı... Eğer Fenerbahçe sadece Fenerbahçe olsaydı...

Eğer siyaset, ticaret ve sanayi devlerinin ilgi alanına Fenerbahçe gibi bir dev marka girmemiş olsaydı...

Fenerbahçe bu ülkenin en büyük sivil kuruluşlarından birisi olmasaydı eğer...

En az 20 milyonluk bir camia olmasaydı;

Fenerbahçe’nin Başkanı da bu 20 milyonluk camianın doğal lideri ve önderi olmasaydı...

***


Bunların hiçbiri olmasaydı; ha Aziz Yıldırım Başkan kalmış...

Ha Ali Koç Başkanlı’ğa adaylığını koymuş...

Fenerbahçe’liler dışında olay kimseleri mandallamayacaktı!..

Soruyu o zaman şöyle sorayım...

Bunların hiçbiri gerçek olmasaydı...

Fenerbahçe; şike ve yargılama bu derece büyük olur muydu?..

Gelecekte Fenerbahçe’yi kim ve kimler yönetecek?..

Soru budur...

Olayın arkasında çözüm bekleyen şifreler ve düğüm bu soruda yatmaktadır...

“HAYATINIZI KANATLANDIRAN GÜÇ AİLENİZDİR...”

-”Ailenizi kendi küçük topluluğunuz ve en büyük mutluluğunuzun kaynağı olarak görün...

En güzel anlarımız sevdiğimiz insanlarla geçirdiğimiz anlardır...” diyor Robin Sharma...

-”Aileniz vasıtasıyla kendinizi daha iyi anlamaya başlarsınız... Daha büyük içgörü, bilgi ve bilgelik kazanırsınız...

Aileniz aracılığıyla insanlığımızı güçlendirir, içgörümüzü açığa çıkartırız...

Yaşamımızdaki liderlik evimizdeki liderlikle başlar...

Aileniz sizin temelinizdir...

Tıpkı bir roketi fırlatma rampası gibidir...

Her şey düzenli ve keyifli olduğunda daha önce hayal bile edemediğiniz yüksekliklerin keyfini çıkartırsınız...”

***


Geçmişte “yalnız olduğum ve ailemin manevi gücünü hissetmediğimden“ toplumsal gündem beni, ister istemez peşinden sürüklerdi...

Olayları değerlendirirken daha eksik, daha fevri, daha spontan analizler yapardım...

Sevgili ilişkilerimden, arkadaşlık ve iş ilişkilerime kadar her konuda durum böyleydi...

Ne zaman ki; ailem genişledi; ben onların sorumluluğunu almak durumunda kaldım...

Kararlarım önemlileşti...

Fevriliğe ve duygusal iniş çıkışlara kapanmaya başladı...

Her şey ince elenip sık dokunur bir hal aldı...

***


Başlayan veya biten aşk ilişkilerim bile ailemin varlığının eleğinden geçiyor artık...

Çocuklarıma ve aileme, uygun olmayacağına inandığım insanlar, aşklar ve işlerle aram olmuyor pek...

En önemlisi; eskiden çok zor yaptığım bir şeyi yapıyorum...

Çok kolay bir biçimde istemediğim durumlarda “hayır“ diyebiliyorum...

Geçmişte “hayır“ dediğimde, üzerimde ikircikli haller oluşurdu...

Şüpheler, kuruntular içimi kaplardı...

Şimdilerde verdiğim kararların, söylediğim “hayır“ların bütünüyle arkasında duruyorum...

Şartlarıma uymadığımda “Hayır“ demenin, üzerimde yarattığı vazgeçilmez hafifliği yaşıyorum...

Robin Sharma’nın dediği gibi;

-”Ailemiz aracılığıyla insanlığımız güçleniyor, içgörümüz açığa çıkıyor... Aile vasıtasıyla kendimizi daha iyi anlamaya başlıyoruz...

İçgörü, bilgi ve bilgelik kazanıyoruz...”

DİĞER YENİ YAZILAR