Fenerbahçe’li başkan adayından, Beşiktaş için aldığım söz!..

Haberin Devamı

Karşımda Beşiktaş belediye başkanlığına seçilmesine ramak kalmış, genç ve dinamik bir politikacı oturuyor...

O bir Fenerbahçe’li...

Beşiktaş Belediye Başkanlığı’na aday bir Fenerbahçe’li...

Benim annem babam, aile efradım Fenerbahçe’li...

Rahat iletişim kurarım Fenerbahçe’lilerle...

-“Nereden Fenerbahçe’ye savdalandın?..” diye soruyorum...

-“Ben Ordu Fatsa’lıyım abi...” diyor...

-“Bizim Fatsaspor’un esas adı Fatsa Fener Gençlik’tir... Kurucusu da babam... Bizde devrimciler Fenerbahçeli olur... Doğal bir gençlik sürecidir...

Fatsa Fener Gençlik, Fenerbahçe ve devrimcilik...

Sonradan Fatsaspor oldu...

Oradan benim Fenerbahçeli’liğim...”

***


Beşiktaş ilçesinde; Levent, Zincirlikuyu, Bebek, Arnavutköy, Ortaköy, Ulus ve daha nice semt var...

Beşiktaş; Beşiktaş semtinden ibaret değil ki Beşiktaş’lıların oyuyla başkan seçilsin...

Yine de Fenerbahçe’li bir politikacının Beşiktaş ilçesine Başkan olması biraz sorgu suale muhtaç gibi görünüyor yemeğin başlarında bana:

-“Beşiktaş kulübü için yapmayı düşündüğün hizmetler var mı?..” diyorum...

-“Fikret Orman’la sürekli görüşüyorum...” diyor...

-“Akatlar’da çok istediği bir yer vardı... Vereceğime söz verdim... Bunu duyan şimdiki yönetim giderayak verme çalışması başlattı...”

Sonra konuşmanın bir yerinde bir söze başlıyor genç başkan adayı:

-“Beşiktaş’a deniz kıyısında bir sosyal tesis...” diye konuşurken sözünü kesiyorum:

-“Bak arkadaş...” diyorum...

-“İçimde ve içimizde derin bir yaradır... Boğaz’ın kıyısında Beşiktaş semtinin takımının, Boğaz’a kıyısı olan bir sosyal tesisinin olmaması... Bu tesisi Beşiktaş’a kazandır, Fenerbahçe’li Başkan olarak, senin anıtını dikelim Beşiktaş’a...”

Gözleri parlıyor bir anda...

-“Yaparız abi...” diyor...

-“Kurçeşme sahil şeridinde bir yer...”

-“Ben de tam da orasını düşünüyordum...” diyorum...

***


Yöneticiyken kulübe gider, halen her gün önünden geçerken, Galatasaray adasını görür, Beşiktaş’ın kendi semtinde nasıl olup da denize kıyısı olan bir sosyal tesisinin yapılmadığına hayıflanır dururdum...

Şimdi bu olanak karşımdaydı...

Fenerbahçe’li bir belediye başkanı, eğer Beşiktaş’a damgasını vuracaksa, belediyenin elindeki arazilerden birini, 49 yıllığına kulübe kiralayabilirdi...

Beşiktaş’ın Boğaz’ın kıyısında muhteşem bir sosyal tesisi olabilirdi...

Olmalıydı!..

***


Beşiktaş eğer ki bu ülkenin en eski kulübüyse, kendi semtinde Boğaz’ın kıyısına yapılacak bir sosyal tesis Beşiktaş’ın anasının ak sütü gibi hakkıydı...

-“1.5-2 dönüm gerekli...” gibi bir şeyler söylendi yemekte...

Beşiktaş semtinin göbeğinde Galatasaray adası varken, Beşiktaş’ın kendi sosyal tesisinin olmaması günahtı...

Genç başkan adayı, bu işin peşini bırakmayacağını gözleriyle bana söylüyordu...

***


-“Çarşı’nın bütün liderleri arkadaşım, dostumdu benim” diyordu...

-“Yıllarım onlarla beraber geçti...”

Yemek bitmişti...

Murat Hazinedar’a yakışırdı Beşiktaş kulübüne uzun yıllar için kiralayacağı evladıyelik bu tesis...

Akşama doğru, Fikret Orman’ı aradım...

Sevindi, havalara uçtu...

Beşiktaş Kulübü muhtemel Belediye Başkan’ından, Kuruçeşme’de Boğaz’ın kıyısında, muhteşem bir sosyal tesisin yapılması için arazi bekleyecekti Beşiktaş belediyesinden...

***


İlkokul birinci, ikinci sınıflardaki öğretmenim Süheyla Ün beni Beşiktaş’lı yapmıştı...

-“Sen Galatasaray’lı, Fenerbahçe’li olma; Beşiktaş’lı ol...” demişti...

O güne kadar Fenerbahçe ile Galatasaray arasında gidip geliyor; bir türlü karar veremiyordum...

Beşiktaş tamamen bilincimin ve ihtimalimin dışıydı...

Sevgi öyle bir şey...

O kadar çok seviyordum ki onu; “ihtimal dışı olan tek seçeneği, onun aruzusu uğruna seçmeye karar verdim...

Beşiktaş’lıydım artık...

6 yaşındaydım...

İki yıl şampiyon olduktan sonra tam 14 yıl şampiyon olamadık...

Vazgeçmedim...

Daha fazla sevdim...

Yıldırım Demirören’in Beşiktaş yönetimine, BJK TV’yi kurmak için girdim.

Beşiktaş TV’yi kurdum...

Öğretmenimi ölmeden önce son kez gördüğümde ona;

“Sizin tutmamı istediğiniz kulüp için, televizyon kurdum Hocam...” dedim...

Gözlerinin içi gülüyordu...

Kurup 6 ayda yönetimi bıraktım...

Yeterdi kurduğum televizyon bana da, çocuklarıma da, beni Beşiktaş’lı yapan öğretmenime de...

***


Şimdi belki de Beşiktaş adına Boğaz’ın kıyısında muhteşem sosyal tesisler kurulacak...

Çocuklarım ve onların çocukları, orada Boğaz’a karşı birkaç lokma yer, iki yudum içerken ola ki babalarını ve öğretmenini hatırlarlar...

Bir boğaz gecesinin, ışıltılı parıltısında, babalarının Beşiktaş’a belediye başkanı olacak genç politikacıyla yediği o öğle yemeğini anımsarlar...

Kim bilir belki çocuklarıyla da paylaşırlar...

Ben o siyah beyaz geceyi, yıldızların üstünden izleyeceğim...

Öğretmenimle beraber...

*****


MURAT HAZİNEDAR; MUSTAFA SARIGÜL’ÜN NESİ OLUYOR?..

Ona “Mustafa Sarıgül’ün avukatı” diyorlardı...

“En güvendiği adam” sıfatını yakıştırıyorlardı... Öğlen buluşmaya gittiğimde, karşımdaki belediye başkan adayının, bu kadar genç olmasını beklemiyordum...

-“Fotoğraflarda gözüktüğünden daha gençsin...” dedim...

71 doğumlu...

43 yaşında...

CHP’den Baykal’a karşı çıktığı için üç kez ihraç edilmiş...

28 yıldır aktif politikanın içinde olduğunu söylüyor...

-“Mustafa Sarıgül’ün avukatı olduğumu söylüyorlar... Ben Mustafa Sarıgül’ün işlerinin ve özel hayatının avukatı değilim... Sarıgül’ün CHP’den ihraç edilmesine karşı avukatlığını yaptım... Başka bir konuda avukatı olmadım... O da siyasi bir konuydu... Bütün ihraç edilenlerin avukatlığını yapıyordum...”

***


Buna karşın Mustafa Sarıgül’ün siyasi hareketinin mutfağının “başaşçısı olduğunu” saklamıyor Murat Hazinedar...

-”Bu yeni ve genç vizyonu olan, çok farklı bir hareket... Beşiktaş ilçesini uluslararası bir kültür ve sanat merkezi haline getireceğim... Ihlamur deresi ve ile Ortaköy vadisindeki depreme dayanıksız bütün binaları depreme dayanıklı hale sokacağım... Bir kalite abidesi olacak Beşiktaş...”

***


Genç ve pozitif enerji veren insanlardan Murat Hazinedar... Ordu Fatsa’dan devrimci bir gençlik döneminden geliyor...

Sonra Özal’ın vizyonundan etkilenme, ve ANAP’tan politika yapma günleri var...

On yıldır da Sarıgül’le birlikte...

Yüzlerce beldede 30 Mart’ta seçimler var...

Binlerce de aday...

Murat Hazinedar’ın farkı şu...

O Beşiktaş belediye başkanlığını seçimini 30 Mart’tan önce tamamlamış...

Beşiktaş’ta konunun uzmanı bir gazetecinin söylediği gibi;

“Öyle bir bölge ki burası; CHP’nin oyu yüzde 75 civarlarında... Beşiktaş’taki seçim, CHP’nin içinde cereyan ediyor... CHP’yle diğer parti adayları arasında değil...”

***


Murat Hazinedar, Sarıgül’ün gücüyle CHP’de diğer bütün adayların önüne geçiyor...

Sarıgül’e siyasi açıdan bağlılığı belli...

Fakat “politikacı bir aileden gelen, bağımsız bir kişilik yapısı ve duruşu var...”

Bunu hissetmemek imkansız...

DİĞER YENİ YAZILAR