Fenerbahçe asla sadece Fenerbahçe değil!..

Haberin Devamı

Ali Koç birkaç ay önce, kendisine Fenerbahçe’de Başkanlığa adaylığını koyup koymayacağını soran arkadaşlarına, dost sohbetinin sıcaklığında şöyle diyor:

- “Şu anda Fenerbahçe Başkanlığı benim için doğru bir pozisyonlama değil... Sadece iki kişi Fener Başkanlığı’na adaylığını koyarsa, bu kararımı değiştirir ve Başkanlığa adaylığımı koyarım... Bu kişilerden birisi Saadettin Saran... İkincisi Mehmet Ali Aydınlar... Onlar aday olursa ben de aday olurum...”

Ali Koç bu sözleri söylediği esnada Fenerbahçe Kongresi’nin yapılacağı belli değil henüz...

Ali Koç daha o günden Mehmet Ali Aydınlar ve Saddettin Saran isimlerine karşı “Fenerbahçe Başkanlığı’na adaylığını koyacağını” açıklıyor...

***


Dün çok ilginç bir gelişme oluyor...

Posta gazetesi yazarı Candaş Tolga Işık, Fikret Orman’ın babasının cenaze töreninden çıkışta birkaç gazeteci Aziz Yıldırım’la yemeğe gittiklerini söylüyor...

Başkan’ın ilk kez, “kendisi aday olmazsa Fenerbahçe’de sadece Ali Koç’u destekleyeceğini” ifade ettiğini bildiriyor...

Bu açıklamayla Fenerbahçe’de saflar iyiden iyiye belirginleşiyor...

Aziz Yıldırım bu konuşmasında, hükümete mesaj veriyor aslında...

- “18 bin kişilik Fenerbahçe Kongresi’nde benimle birlikte el kaldıracak on bin üye var” diyor...

- “Aileme hazır olmalarını söyledim... Yargıtay herhalde onayacak cezayı... Ben üç yıl daha içeri girer yatarım... Ancak gitmem, bitmem anlamına gelmez... Sonra kimselerin bilmediğini çıkar konuşurum... Beni içeri atarak benden kurtulamazlar...”

***


İşte bu sözlerin hemen arkasından ediliyor “sadece Ali Koç’u desteklerim” lafı...

Yıldırım, kendisinin de Ali Koç’u desteklemesiyle Fenerbahçe’de zaten popülaritesi yüksek olan Ali Koç’un Başkanlığı rahat kazanacağını biliyor...

Başbakan ve çevresinin Gezi Parkı ve Divan Oteli olaylarından sonra, Ali Koç ve genelde Koç’larla arasının kötü olduğunu da...

Bunları biliyor ve Ali Koç’u destekleyeceğini söyleyerek, “Yargıtay kararı öncesi son mesajlarını” veriyor...

***


Aziz Yıldırım’ın bu konuşmayı yaparken hesapladığı çok önemli bir gelişme daha var...

Türkiye; iki yıl öncesinin Türkiye’si değil...

Güçler dengesi, kuvvetler ittifakı her gün değişiyor...

Fetullah Hoca’nın Amerika’da geçirdiği “rahatsızlığa”, ilk geçmiş olsun telefonu ve teması birkaç aileyle birlikte Koç ailesinden geliyor...

Hayat değişmiş, eski mesafeler çoktan uçmuş gitmiş halde...

Aziz Yıldırım; Ali Koç’u destekleyeceğini söyleyerek, Koç ailesi ile Gezi Parkı olaylarından arası limoni olan Tayyip Erdoğan’a mesaj gönderiyor...

Kendi adaylığının yolunu açılmasını, engel konmamasını istiyor...

Şu laflar onun bu isteğinin adrese teslim sözleri:

- “Sandıkla gelen sandıkla gitsin diyorlar... Biz de sandıkla geldik... Sandıkla gidelim... Kimsenin adamı olarak gelmedik... Ancak sandıkta seçilmezsek gideriz...”

***


Aziz Yıldırım, kendi; kendisi olmazsa Ali Koç şiarıyla ortaya çıkıyor...

Buna karşın Fenerbahçe içindeki ezeli rakibi Ali Şen ise; Mehmet Ali Aydınlar’ı destekleyeceğini söylüyor...

Mehmet Ali Aydınlar da; “Fenerbahçe’yi göz göre göre UEFA’yla uzlaşmayarak milyonlarca dolar zarara uğrattığını söylediği” Aziz Yıldırım ve arkadaşlarını “Kulübü kendi çıkarları için kullandıkları” gerekçesiyle hedefe oturtuyor...

Mehmet Ali Aydınlar bazı konularda doğru tespitler yapsa da, Fenerbahçe içinde kongre üyeleri üzerinde pek etkili değil...

Camia; Aydınlar’ın Federasyon Başkanlığı döneminde, Fenerbahçe için elinden gelenin en iyisini yaptığına bir türlü inanmıyor; inanamıyor...

Aydınlar’ın tek handikapı bu...

***


Cepheler ve saflar belirginleşiyor...

Futbol nasıl sadece futbol değilse; Fenerbahçe de asla sadece Fenerbahçe değil... Fenerbahçe Başkanlığı’nı elinde tutmak, Türkiye’nin en önemli sivil kuruluşlarından birinin gücünü ukdesi altına almak anlamına geliyor...

Mehmnet Ali Aydınlar’a göre şansı çok daha fazla gözüken Ali Koç’un “çok hassas olan Gezi Parkı olayları ertesi Fenerbahçe Başkanlığı’na aday olması ihtimali yüksek değil...”

Bu “Koç ailesinin bir kararı” ve çok hassas teraziye konacak bir karar...

Aziz Yıldırım-Ali Koç, Mehmet Ali Aydınlar-Ali Şen saflaşması ayyuka çıkarken, son anda “Nihat Abi” formülünde uzlaşılması mümkün gibi...

Çıkan onca isim ve adaya rağmen, Nihat Özdemir ismini hep bir yanınızda saklı tutun...

Gün gelir bakarsınız lazım oluverir...

HA GAYRET ÇIKTI ÇIKIYOR İSTEDİĞİNİZ İÇ SAVAŞ!!!

Doğrusu haklarını teslim etmek lazım, az uğraşmadılar, PKK yeniden silaha sarılsın diye...

Apo’yu hükümetin adamı, görüşmeleri MİT’in operasyonu, ateşkesi devletin uyutmacası, savaşı gerillanın şanı olarak az sunmadılar...

Dağ bayır dolaştılar, kamp kamp ikna süreci başlattılar; aman “PKK yine silaha sarılsın”, yeniden savaş çıksın, kan aksın diye ellerinden geleni ardlarına koymadılar...

***


İnsanları ağır ifadelerle eleştirmeyi sevmiyorum...

Sloganlarla mahkum etmeyi, belagat ve demagojiyle köşeye sıkıştırmayı, durup dururken itibarsızlaştırmaya çalışmayı hiç arzu etmiyorum...

İnternet sitelerinde “sert çıktı, ağır vurdu” gibisinden benzetmelerden de hiç haz etmiyorum...

Belagatin şehvetiyle yazıya dökmüyorum bu kelimeleri; bazı liberal ve aydın geçinen gayr-ı milli unsurlar için...

Benim derdim günahsız gençlerin ve çocukların daha fazla kanlarının dökülmemesi...

Ettikleri laflar, yaptıkları gaflar gencecik insanların ölüme gitmesine yol açıyor...

Onlar “önemsenmeyen egolarını” doyuracaklar, gayr-ı milli unsurlar tarafından sırtlarından sıvazlanacaklar diye, çoluğun çocuğun Güneydoğu’da binlerce defa ölüme gidecek savaşlara girmesini kabul edemiyorum...

***


Ne doymaz bir egodur, ne bitmez bir ihtirastır, savaşı tetiklemek uğruna giriştikleri “gaz verme” ihaneti...

Bilmiyorlar ki politika adı altında yaptıkları ve ölüme gönderdikleri gençlerin kanlarının vebali üzerlerinden hiç gitmeyecek...

Farkında değiller, o vebalin ağırlığıyla bir ömür boyu yaşamak zorunda kalacaklar...

Onlar onu yaşayacak; yaşamasına ama, arada giden yine gencecik çocuklar olacak...

DİĞER YENİ YAZILAR