ErmanToroğlu bunları haketmiyor Erman!..

Haberin Devamı

Hayır!..

Böyle bir günde “Bir de ben vurayım Erman’a... Zamanında çok şey yapmıştı bana...” demeyeceğim...

Sadece kendisine iki satır sözüm olacak...

Kim söyledi sana, ‘ne kadar egzantrik olursan, kendinden o kadar konuşturursun’ diye bilmiyorum... Fakat leopar desenli tüllerin altına girip ruh çağırma seanslarına, ruhlara ‘gel lan buraya’ diye bağırmana gerek yok...

Senin böyle bir popülariteye ihtiyacın yok Erman arkadaş...

***


Kim dolduruyor seni bilmiyorum...

Fakat Türkiye’yi altüst eden şike soruşturmasında, “seni müşteki sıfatıyla çağırdı Emniyet...

Aylardır kılı kırk yaran savcı, senin ifadelerini ciddiye aldı, iddianamesine dayanak yaptı...”

Televizyon bir tür şov...

Bunu biliyoruz...

Fakat “şike soruşturması” bir şov değil arkadaş...

Şike soruşturmasından içerde yatan yöneticiler, futbol adamları da şov olsun diye yatmıyorlar orada...

Kulüplerin altüst olan kaderleri de o şovun bir parçası değil...

***


Sonunda şike soruşturmasını yürüten koskoca Cumhuriyet savcısı ve organize şube, “Futbolun ruhunu leopar desenli tülün arkasından ‘gel lan buraya’ diye çağıran bir adamı tanık olarak dinlemek zorunda kaldı...”

Bunları savcı haketmiyor, organize şube haketmiyor, bu soruşturmayı yürüten hiçkimse haketmiyor...

Fakat en önemlisi Erman Toroğlu haketmiyor...

Senin bunlara hiç ihtiyacın yok arkadaş!..

Üniversiteler bitirdin, futbol oynadın, milli oldun, hakemlik yaptın, FİFA kokartı taktın, yorumculuk yaptın, milyonlarca lira para kazandın...

Bunları yapmaya hiç gereksinimin yoktu ki...

Bana gelince;

“İyi ki o gece senin konuşmanı kesmişim...”

Seni o programda hep istenmeyen bir gerginlikten ve patlayacak bir skandaldan korumaya çalışmıştım...

Bir skandalın o gece de çıkması an meselesiydi...

Neyse...

İyi ki ben artık senin yakınlarında değilim...

İyi ki artık programlarda sözünü kesmiyorum...

Sen de istediğin gibi özgürce davranıyorsun...

Kal sağlıcakla Erman arkadaş...”

*****


AZİZ YILDIRIM’IN KIZIYLA UĞRAŞANLAR YAMYAMDIRLAR!..

Sanki onların babası içeri girdi...

Sanki Aziz Yıldırım içeri girince, onlar üzüldü, strese girdi, hastalandı, ağladı...

Sanki onlar Aziz Yıldırım’ı kendi öz kızından daha çok seviyorlar...

Neymiş...

“Hande Gamgam babası Aziz Yıldırım Metris Cezaevi’ndeyken, eşiyle biraz hava değişikliği için Bayram tatilinde Milano’ya gitmiş...”

Bu ne rezaletmiş!..

Acı paylaşılmalıymış...

Kızının yaptığı duyarsızlıkmış...

***


Bu ne vicdansızlıktır...

Bu ne cellatlıktır...

Bu ne yamyamlıktır...

Kızı kendine gelemediyse...

Uykusuz geceler geçirdiyse, ne olacağız endişesiyle stresli günler geçirdiyse, babanın hapse girmesiyle altüst olmuş bir hayatı nasıl toparlayacağım diye kara kara düşünüyorsa, siz bunları yaşadınız mı da kalkmış kızın kocasıyla ‘hava değişimi iyi gelir’ diye birkaç günlüğüne seyahate gitmesini, böyle yamyam gibi yargılıyorsunuz...

Bu Bayram günü yaptığınız günah değil mi?..

Siz Aziz Yıldırım’ı kendi öz kızından daha mı fazla seviyorsunuz?..

Aziz Yıldırım’ın içeri girmesi, kendi öz kızından daha mı fazla ırgalıyor sizleri?..

***


Aziz Yıldırım’ın içeri girmesi, Metris’te yatması sizler için sadece bir haberdir...

Kendi öz kızı için ise, bir “felaket...”

“Haber” olarak görenlerin, “felaket”i bizzat yaşayanları duyarsızlıkla suçlaması ne cellatça bir davranış, ne yamyam bir dürtü!..

Siz kim oluyorsunuz da, günlerdir kahır çeken içerdeki adamın öz kızını yargılamaya kalkıyorsunuz?..

Rahat bırakın Aziz Yıldırım’ın kızını...

Gölge etmeyin başka ihsan istemez, yamyamlar!..

*****


NEDEN MAÇ GÖRÜNTÜLERİ VERİLMİYOR?.. NEDEN?.. NEDEN?..

Aziz Yıldırım Erman Toroğlu’nu Lig TV’den attırdı mı attırmadı mı?..

Bu soruya çokça odaklandık, ancak bence bu soruşturmada araştırılması gereken esas konu şudur:

“Futbol maçının 3’er dakikalık maç görüntüleri ne oldu da, televizyon kanallarına verilmez oldu... Sadece LİG TV ile TRT’nin tekeline bırakıldı?.. Niye yapıldı bu uygulama?..

Bunda Aziz Yıldırım’ın dahli var mı?..

Bu uygulama futbolu hukuk dışı bir yönetim anlayışına götürüyor muydu?..”

***


Sorulması gereken sorular budur!..

Çünkü geçtiğimiz yıl, çok ilginç kararlar alınmış ve futbolun marka değerini koruyoruz gerekçesiyle pratikte “Yayıncı kuruluş LİG TV ve TRT dışında hiçbir televizyon kanalına maç görüntüleri verilmedi” bu ülkede...

Dolayısıyla LİG TV ve TRT dışında hiçbir televizyon kanalındaki yorumcular, “maçları, golleri, off side’ları, faulleri, penaltıları çıplak görüntü üzerinden konuşamadılar, kamuoyunu bilgilendiremediler...

***


Eğer futbolun yönetiminde bir aksaklık varsa, o aksaklık “maç görüntülerinin neden tekel altına alınması”nı sormaktan geçer?..

Kim neyi sakıncalı buldu da, maç görüntülerini, 3’er dakika bile başka kanallarda yayınlatmayacak bir uygulamayı başlattı?..

Bu uygulamayı Aziz Yıldırım’ın istediği söylendi...

Doğru mu yanlış mı bilmem, bu yolla “maç görüntüleri üzerinden eleştirileri yok etmeyi amaçladığı” iddia edildi...

Maç görüntüleri çok önemli...

Çünkü maç görüntüleri olmadığında, hangi maçta şike olabilir, hangi maçta teşvik olabilir bunlar iyot gibi açığa çıkardı...

Nitekim bir yıl önce, Fenerbahçe’nin son haftada şampiyonluğu Trabzon maçında kaybettiği sezonda, yenilen hatalı goller, hakemlerin hatalı kararları teker teker bütün programlarda yorumcular tarafından masaya yatırılıyordu...

***


Bu uygulama geçen yıl aniden kaldırıldı...

Sorulduğunda “çok eleştiri oluyor, futbolun marka değeri yok oluyor” dendi...

Oysa futbolun çıplak görüntülerinin tartışılması, eğriyle doğrunun ortaya çıkmasına yol açar...

Şike var mı, yenilen golde hata var mı, hakem kararları ne derece hatalı?..

Maç görüntüleri neden televizyon kuruluşlarına “bilinçli bir kararla” gönderilmedi?..

Şike yapıldığı söylenen maçların çıplak görüntüleri kanallarda olsaydı ve yorumcular özgürce bu tartışmalı pozisyonları yorumlasaydı daha iyi olmaz mıydı?..

Neden geçen yıl ani bir kararla maç görüntüleri verilmedi?..

Neden?.. Neden?..

DİĞER YENİ YAZILAR