Erkek kadını tatmin edemediği ölçüde başka kadınlara yönelir...

Haberin Devamı

Kadın popülizminin eteklerine sığınmak istemem, Dünya Kadınlar Günü’nde...

Kadını kutsayıp, vazgeçilmezliğini tekrarlayıp “Dünya Kadınlar Günü” yazısı niyetine vasat bir güzelleme yapmak yakışmaz bana...

Gerçek şudur...

Bir erkek; kadının sonsuz ve sınırsız dünyasının duygusal yoğunluğunu, çeşitliliğini, duygusal ve tensel isteklerini tatmin edebileceğine inanmaz...

Erkek bir kadını tatmin edebileceğine inanmadığı ölçüde böbürlenmeye heveslenir...

Ne muhteşem bir karşı konulmazlıkta olduğunu ispata yönelir...

Ne çok kadınla ne “kusursuz çapkınlıklar” yaptığını anlatmaya yeltenir...

***


Erkek kadını tatmin edemediği ölçüde, başka kadınlara seyirtir...

Farklı kadınlarla oldukça zevahiri kurtaracağını düşünür...

Gerçek yetersizliklerini kapatabilmesi çerçevesinde, günlük çapkınlıklarla idare-i maslahata sürüklenir...

Doğa dengesizdir...

Kadının ruhu komplikedir...

Duyguları ve yoğunluğu derindir...

Cinselliği erkek cinselliğinin fersah fersah üstündedir...

Erkek kendi bilinçaltında yetersizliğinin farkındadır...

Yetersizliği, karşındakini hor görerek aşağılamaya sürükleyecektir ...

***


Kadınlara karşı “kendini güçlü gören” sanıldığından çok daha azdır çevrede...

Kadını idare edebileceğine, onu çekip çevirebileceğine inanan erkek, nadidedir...

Sadece beyin değil, sadece cinellik değil, sadece para ve güç değil, belki bunların hepsi, belki de bunların hepsinden fazlası gereklidir...

Kadın erkeklerin kendine göre “güçsüz” olduğunu bilir...

Arayışı da bu yüzdendir...

Bir türlü ne aradığını bilememesi “esasen güçlüyü görememesindendir...”

Aslında güçlü bir erkek portresini ne kadar uzaktan görürse görsün gözlerinden fark edeceklerdir...

***


Kadın Kokusu filminde kör bir emekli yarbayı oynayan Al Pacino böyle bir erkek karakteri çizer...

Alexis Zorba “kadınla baş edebilen erkek karakterinin” tarihteki en nadide örneklerinden biridir...

- “Yatağında yalnız yatan her kadından bir erkek sorumludur...”

Bunu diyebilen bir erkek, “erkeğin güçsüzlüğünün kadının ise inanılmaz gücünün farkındadır...”

***


Her lafının başında “şeytan götürsün kadını” diyecek kadar korkutucu bulur buna karşın kadını...

Çünkü Zorba da “Kadınsız bir hayatı düşünemezken, kadınlarla dolu bir hayatın başına belalar açtığını düşünür...”

***


“Bu kararsızlık geçidini,

Bu günah testisini,

Bu şarlatanlık tapınağını

Bu hile otlarıyla kaplı tarlayı,

Bu cehennemin giriş yerini,

Bu kurnazlık taşan sepeti,

Bu bala benzeyen zehri,

Bu dünyaya bağlayan zinciri,

Yani bunların hepsi;

Kadını kim yarattı?..”

***


Bugün Dünya Kadınlar Günü...

Ezici çoğunluk, bugün kadının erkek tarafından dünyada nasıl ezildiğini örnekleriyle anlatacaktır...

Fiziksel olarak erkek ezer kadını...

Gerçekte ise güçsüzdür ve kadın karşısında ezilmektedir erkek...

Maddi olarak ezmesi, manevi olarak ezildiğinin göstergesidir...

Erkek, kadın karşısında güçsüz ve biçaredir...

Güçsüzlüğün ve biçareliğin girdabında, zalimliğe ve gaddarlığa yönelmektedir...

Olmayan gücünü, fiziksel şiddetle dengelemeye yeltenmektedir...

En büyük zalimliklerin altında ezilen kadınlar bile, tek tek her erkekten çok daha güçlü olduklarını bilir...

Onların, erkeklerin zavallılıklarının farkındadır...

Kadınlar Günü, güçsüz erkeklerin kadınlar kadar güçlenip, onlara zalimlik yapmayacakları zamana kadar, erkek barbarlıklarını konuşmaya devam edecektir...

ANI DEFTERİ...

“Zaman hakkındaki en olağanüstü gerçeklerden biri de zamanı gelmeden onu harcayamamanızdır...

Geçmişte ne kadar çok zaman israf etmiş olursanız olun, önünüzdeki zaman, mükemmel, kirletilmemiş, kendisini en iyi biçimde kullanabileceğiniz haliyle hazırdır...

***


Eğer tercih ederseniz yarın daha erken kalkmaya, daha çok okumaya, daha iyi beslenmeye, daha az endişe duymaya başladığınız gün olabilir...

Kimse anı defterinizi açmanıza ve boş bir sayfaya yeniden hayat hikayenizi yazmanıza engel olmuyor...

Tam da şu dakika, yaşamınızı istediğiniz gibi yaşamaya ve yaşamınıza yeni bir yön vermeye karar verebilirsiniz...

Bu noktada tek soru şudur:

Acaba bunu yapmayı tercih edecek misiniz?..”

Robin Sharma



BİR KADINLA AŞK YAŞAMASINI ÖĞRENMEK...

Bir kadınla aşk yaşamasını bilen erkek var mıdır acaba?..

Hani gerçek anlamda aşk gibi aşkı yaşayabilecek bir erkek?..

Bu soruya kadınların hemen hepsi “Hayır” cevabı verirler...

Erkekler bu soruyu iyi düşünerlerse “cevap veremeyecek duruma düşerler...”

Erkeğin aşkı küçümseme nedeni, gerçek aşkı yaşayabilecek potansiyele sahip olmamasındandır...

Erkek aşkı dört başı mamur olarak ancak kısa bir süre yaşayabilir...

Kadın ise aşkı “uzun süreli yaşamak isteyecektir...”

***


Geçmişte “sert erkeklerin, barda arka arkaya şat deviren, karizma çizen, güç sembolü erkek varlıkların” güçlü erkek profiline uygun olduklarını düşünürdüm...

Kadınların güçlü erkekten anladıklarının o olduğunu zannederdim...

Oysa kadınları kendi erkek bakışının terk edip onların bakışından, duygusundan ve dünyasından görmeye başladığımda, “güçlü erkek imajının” hiç de bu özelliklerle ilgili olmadığını kavradım...

Erkek için güçlü erkek portresiyle, kadın için güçlü erkek portresi arasında dağlar kadar fark vardı...

***


Ve ilginç bir şekilde kadınlar kendileri için hangi erkeğin güçlü olduğunu her seferinde bir bakışta fark ediyorlardı...

Bir erkek kendisini kadının baktığı yerden göremeyecek kadar, sorunları içinde debeleniyor...

Artık farkındayım ki;

Bir kadınla doğru düzgün bir aşk yaşamamış, o aşkın rahle-i tedrisinden geçmemiş bir erkek, erkek gibi bir erkek değildir...

Erkeğin iktidarı dört başı mamur bir aşkı yaşamaktan geçmektedir...

DİĞER YENİ YAZILAR