Milliyet gazetesinde Abdi İpekçi’nin öldürülmesini izleyen yıllardı...
Yardımcısı Turhan Aytul bir süre gazeteyi yönettikten sonra, Tarhan Erdem gazetenin başına gelmişti...
Ben 20’li yaşlarda uzun zamandır kadrosuz telifle çalışıyordum Milliyet’te...
Orhan Tokatlı, Tarhan Erdem’e söyledi...
“Bu çocuğun kadrosunu artık yapsak” diye...
O da kimi kadroya alacağını anlamak için beni görmek istemiş, İstanbul’a çağırdı...
Ankara’dan kalktım İstanbul’a gittim...
Sekreterine geldiğimi söyledim, beni içeri aldılar...
Masasında bir şeyler yazıyordu...
Bana birkaç soru sordu...
“Niye gazeteci olmak istediğimi, ne amaçladığımı” falan sordu...
3-4 yıllık gazeteciydim...
Ona o sırada “Kadrolu değilim fakat ben zaten gazeteciyim...” demek geldi içimden...
Tuttum kendimi...
Neme lazım ukalalık yapar, üç yıl bekledikten sonra tam kadrolu olacakken, yeniden telifli kalırdım...
“Gazeteci olmak istiyorum” dedim, “Bir ömür boyu bu mesleği yapmayı arzuluyorum...”
Bu olayın üzerinden 29 yıl geçti...
Benim gazetecilikte o gün ilk kadroya geçişimi yapan Tarhan Bey’e söz verdiğim gibi, 32 yıldır gazeteciyim...
Tarhan Erdem de beni ilk sigortalı yapan Genel Yayın Koordinatörüm...
Sonra KONDA şirketini kurdu ve çoğu zaman tam isabet kamuoyu yoklamalarıyla, Türkiye’nin en gözde araştırmacılarından biri haline geldi...
Benim için çok özel ve kıymetli birisi olmasa öyle “sazan gibi” her söze atlamam...
“Tayyip Erdoğan tarihe geçmeye çalışıyor... Bu dört yıl Başbakan kalacak, Cumhurbaşkanı olmayacak... Üç kez seçildiği için, yapabileceği bütün hizmetleri yapıp dört sene için ara verecek... Çünkü amacı tarihe geçmek... Başkanlık sistemi olmadan Cumhurbaşkanı olmaz...” diyor Neşe Düzel’e verdiği demeçte...
Hayır Tarhan Bey...
Başkan veya Cumhurbaşkanı olarak fark etmez, Tayyip Erdoğan Çankaya’ya çıkacak...
2019’a kadar mutlak orada kalacak...
Siyasetin doğası bu...
Belki dört milletvekili bulacak, Anayasa’yı Başkanlık sistemi olarak değiştirecek, Başkan olarak oraya çtıkacak...
Belki de uzlaşma sağlanmayacak, bu kez Cumhurbaşkanı olarak oraya gidecek...
Tayyip Erdoğan bu saatten sonra “ayakta durabilmek için hareket etmek ve ileriye gitmek zorunda...”
Sabit durursa düşer...
Bu hataya düşmeyecek kadar iyi biliyor politikayı...
Ülkede bu kadar radikal değişiklik yapan, bir politikacı “uzaklaştığı anda inanılmaz bir şekilde tökezleneceğini” bilir...
21.5 milyon seçmen Tayyip Erdoğan’ı seviyor, ancak her iki seçmenden biri de Tayyip Erdoğan’dan hiç haz etmiyor...
Böyle bir ortamda, hiçbir politikacı doğası gereği, “Yüzde 50’ye kendimi sevdirdim... Şu hizmetleri yaptım... Artık köşeme çekileyim...” demez...
Bilir ki köşesine çekildiği anda, düşmanları onu o köşede hiç rahat bırakmayacaklar...
Hele arkasında yüzde 50’lik bir kitle varsa, bu kitlenin oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilmemesi için “fazla romantik bir tarih düşkünü” olması gerekir...
Tayyip Erdoğan “romantik bir tarih düşkünü” imajı hiç çizmiyor...
Reel politiği dibine kadar bilen ve uygulayan bir lider...
Tarhan Bey 23 yaşında beni gazetecilikte ilk kadroya alan Genel Yayın Koordinatörü olduğunda, Sanayi Bakanlığı da yapmıştı...
Yaşı, tecrübesi, siyaset geçmişi benden fazla...
Üstelik gazetecilikteki ilk yöneticilerimden...
Olsun...
Benim açımdan durum ne kadar dezavantajlı görünürse görünsün, Tarhan Bey’le istediği mağazadan pahalı bir takım elbisesine iddiaya girmeye hazırım...
Türkiye’de parlamenter demokrasi kesintiye uğramadığı sürece Tayyip Erdoğan 2014 yılında Cumhurbaşkanı veya Başkan olmak isteyecek ve muhtemelen de seçilecek...
Takım elbisesine iddiya hemen girebiliriz Tarhan Bey...
AYDIN AYAYDIN’A İDDİADA KAYBETTİĞİM TİŞÖRT...
İddia demişken aklıma geldi... CHP’den milletvekili seçilen Aydın Ayaydın, Tarhan Erdem’e “Reha bana Bodrum’da tavlada kaybettiği tişörtü henüz almadı” diye arıza yapabilir...
Tişörtü Ayaydın’la doğru düzgün buluşmayı bir türlü denk düşürüp alamadığım doğru...
Ancak şimdi tişörtü alırsam, “Aydın Ayaydın milletvekili seçildi, yağlamak için tişört aldı” diyebilir münfaık soyu...
O günlerden bu günlere köprünün altından çok sular aktı...
Ünlü Bebek Kahve, açıldı açılalı ilk kez büyük usta Selahattin Duman’ın tavla yenilgisine şahitlik yaptı...
Tarafımdan gerçekleştirilen bu tavla yenilgisinin şahitleri ve tarihsel mekanı capcanlı orada druruyor...
İyisi mi...
Aydın Ayaydın’ın seçim bölgesi olan bu tarihi mekanda, Bodrum’da yarım kalan tavla partimizi tamamlayalım...
Ben kaybedersem kendisine iki tane tişört alayım...
Kazanırsam, -ki elbette öyle olacak- pata sayılır, tarihe doğru kayıt düşmüş oluruz...
KILIÇDAROĞLU KAVGASI!..
Hop dedik...
Bakıyorum da dün, “yol arkadaşları” nedeniyle eleştirdiğim Kemal Kılıçdaroğlu’nun biletini acil kesmek isteyenler var...
Deniz Baykal’ı tenzih ederim...
Onun genel başkanlıktan düşürülüşü, pek nizami değildi...
Fakat yüzde 26 oy alan Kemal Kılıçdaroğlu’nu, hangi nedenle liderlikten alaşağı edeceksiniz söyler misiniz?..
Bu partiye 3.5 milyon fazla oy getirdi diye mi?..
Yüzde DSP’yle birlikte toplam 21’den yüzde tek başına 26’ya çıktı diye mi?..
Televizyon ratinglerinde ilk kez Tayyip Erdoğan’ın izlenme oranlarını solladı diye mi?..
CHP’de altı aylık kısa sürede ilk kez elle tutulur bir artış oldu diye mi?..
Fazla halkçı mı buldunuz onu?..
“Alevi” olması mı oyları donduruyor?..
Nedir derdiniz bir söylesinize...
Seçim kampanyasında Atatürk‘ten söz etmemiş...
Arkadaş bu kadar yıl sonra koskoca CHP ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Atatürk’ten söz etmesine gerek mi var Atatürkçülüğünü göstermek için?..
Ayıp değil mi bu dediğiniz!..
Biz Atatürkçü olduğumuzu göstermek için darbe liderleri gibi sürekli Atatürk’ten bahsedip, Atatürk büstü mü yaptırmak zorundayız?..
Atatürkçü olmak demek, 2011 Türkiye’sini modernize etmek, hizmet getirmek, laiklikle demokrasiyi birarada yaşatmak, Avrupa’nın çağdaş uyganlıklarına eriştirmek ve entegre etmek demek...
Bunları 2011 Türkiye’sinde savunursanız Atatürkçü olursunuz...
Büst açarak, sürekli Atatürk‘e vurgu yaparak Atatürkçü olunmaz...
Sizin kafanızla en büyük Atatürkçüler darbeciler olur...
Kırk yılda bir lider çıktı CHP’nin oylarını makul miktarda artırdı...
Sınırım onu da “oyları artırdı” diye göndermeye karar verdiniz...
Eski Grup Başkanvekillerinden birini CHP’ye Genel Başkan yapmaya karar vermişler...
Hadi gayret...
Anca gidersiniz...

