* Geçtiğimiz günlerde ağırlıkta kadınlar olmak üzere pek çok kişi Cem Özer’in ayrıldığı eşi Nurgül Yeşilçay’ın yeni ilişkisi ile ilgili “Nurgül benim kıymetlimdir, toza bulanırım yine de ona toz kondurmam. O böyle bir karar verdiyse ve mutluysa, bana ancak halt yemek düşer” sözleri üzerine konuşmaya başladı. Konuyu onların özelinden çıkarıp sormak istiyorum erkek ya da kadının ayrıldıklarında “mutlu ol yeter” tarzında bir medeniyete sahip olması aksini görmeye çok alışık olduğumuz için şaşırtıcı oluyor değil mi?
Bence sevgili Cem Özer’de “didaktik bir topluma örnek olma, ona öğretme” duygusu var. Karından ayrıldığında, üstelik olay çok da yeni olduğunda hemen kalkıp “Ona toz kondurmam. Nurgül benim kıymetlimdir. Ben toza bulanırım da ona toz kondurmam” gibi köpüklü tepkiler göstermek, topluma rol model olma arzusundan kaynaklanıyor... Cem, bu ayrılıktan kendisine topluma ders vereceği, doğruları göstereceği mesajlar olduğunu sanıyor. Öyle olduğu için de eski karısının yeni ilişkisi hakkında, “fazladan konuşmalar” yapıyor. Oysa bir insan eşinden, sevgilisinden ayrıldığında mutsuz olur, kırık olur. Çok kısa bir zaman içinde eşlerden biri bir başkasıyla birlikte olunca, hayal kırıklığı katmerlenir. İnsan olmanın, etten kemikten, duygudan yaratılmanın doğal sonucu bunlar. Duygunu yaşa. Üzülüyorsan üzülmeyi yaşa. Bunda ayıp bir şey yok. Bir şey söylemek zorunda değilsin. Niye bir şey söylemek ihtiyacı hissediyorsun ki? Bunu düşündün mü hiç... Yeni ayrılmışsın, eski karın da başkasıyla yeni bir aşka yelken açmış. Şimdi durup dururken, “Ona toz kondurmam, kendim toza bulanırım” gibi laflar niye ediyorsun ki... Eğer illa bir şey demen gerekiyorsa “Mutluluklar dilerim” de geç. Kendi acını yaşa, kendini toparla, ayrılan parçalarını bütünle. Hayata yeniden merhaba de. Onun tozuyla senin bir alakan yok artık. Topluma örnek olacağım diye bu kadar zorlama kendini arkadaş...
* Aksini çok görüyoruz yani ayrılınca kavgalar, suçlamalar, iftiralar, onca şey paylaştığın hayat arkadaşını düşman gibi görmeler... İlişki bitince yaşanan her şeyi yerle bir etmek, acı çektirmek istemek daha mı kolay geliyor kabullenmek için?
Hayal kırıklığı denilen şey, hayallerin çok olduğu yerde olur Eylem’ciğim. Hayal varsa kırılır... Burada mesele, hayal kırıklığının olmaması değil. Hayal kırıklığını tevekkülle, sakinlikle karşılayabilmek... Meseleyi kendi içinde eritip, çirkinleşmeden, pisleşmeden, karşındakinin hakkına hukukuna saygısızlık etmeden, kirletmeden ve kirlenmeden bu işi geçebilmek. Ancak bu kolay değil. Kırılan egolar intikam alıyorlar. İntikamlar yeni intikamları tetikliyor. Ve bazen ağır bir savaş,
hayatı tarumar ediyor. Her şey her söylendiği durumda çok kolay değil. Ancak yine de susulabilecek son ana kadar sabretmek ve tevekkülü keşfetmek gerekli.
* Bu soruyu yanıtlar mısınız bilmiyorum ama benim yıllardır tanıdığım Reha Muhtar hiçbir ayrılığının arkasından konuşmadı ne özel sohbetlerinde ne de verdiği demeçlerde, yazılarında... Böyle davranmak karşınızdakine mi, kendinize mi, yaşadıklarınıza mı olan saygıdan?
Konuşmadım ama, bu sadece benim güzelliğim değildi. Karşımdaki kadınlar bu “asaleti” tavırlarıyla beslediler. Gülşen’den ayrılırken şöyle yazmıştım:
“Ayrılık kararını verdiğimizde yalnız değildik...Yanımızda ‘asalet’ vardı... Bazen hayat ve karşınızdaki sizi konuşmaya zorlar. O sırada tevekkülü elden bırakmayacaksınız. Konuşurken tevekkülle konuşacaksınız. Kapitalizmin insan ilişkileri acı ve acımasızdır. İnsanlıkla, kapitalizm arasındaki ayıraç ‘Tevekkülü ve yaşam bilgeliği’ni bilebilmektir.”
* Bu sözlerin ayrılıkların ardından çirkinleşen herkese örnek olması dileğiyle...
Beşiktaş takım kalitesinde Fenerbahçe’den üstün ama psikolojisi bozuk...
* Bugün saat 19:00’da nefesler tutulacak çünkü futbolun kalbi Fi Yapı İnönü Stadı’nda atacak. Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin bugün kozlarını paylaşacağı derbi sizce nasıl sonuçlanır?
Beşiktaş Perşembe gecesi Kiev karşısında kötü bir yenilgi aldı. Fenerbahçe maçını alamazsa, Beşiktaş’ta çanlar teknik kadro için çalmaya başlar. Beşiktaş hayatını bir parça normalleştirebilmek için Fenerbahçe’yi yenmek zorunda. Ancak Fenerbahçe de yoluna devam etmek için Beşiktaş’tan puan, hatta galibiyet almak zorunda. Fenerbahçe’nin Fi Yapı İnönü Stadı’na gelirken morali çok iyi. Beşiktaş tamamen moralsiz. Normal şartlarda bu maçın moral favorisi Fenerbahçe. Fenerbahçe şampiyonluk havasına girmiş. Yolunu açmış buldozer gibi gidiyor. Beşiktaş’ta hesaplar tutmamış. Lige havlu atmış, UEFA bitmiş ve bir tek Ziraat Türkiye Kupası kalmış. Takım kalitesinde birebirde Beşiktaş, Fenerbahçe’den üstün olabilir. Ancak futbolcuların şu andaki form durumları, takım olma hüviyeti ve moral kondisyon Fenerbahçe’yi kesin favori yapıyor.
* Şampiyonluk yarışının gerisinde kalan Beşiktaş ile ligin ikinci yarısında bambaşka bir kimliğe bürünen Fenerbahçe’nin bu karşılaşmasına hangi futbolcular damgasını vurur sizce?
Niang ve Alex... Mehmet Topuz da olabilir. Fenerbahçe kontr ataklarında çok iyi pozisyonlar bulabilir. Beşiktaş’ın defansı şu anda delik deşik. Solbek İsmail’in morali bozuk. Ferrari zaten forma giyecek durumda değil. Sivok’la, İbrahim Toraman yalnız kalacak Fener forvetleriyle. Fenerbahçe savunmayı sağlam tutup, hücuma çıkan bir takım. Beşiktaş bu futbolu ve dizilişiyle Fenerbahçe karşısında çok zorlanır. Guti çok iyi oynar, araya çok iyi paslar atarsa ve Beşiktaş golü erken bulursa, belki durum değişir. Kiev maçında çok iyi oynayan Quaresma’nın bugün yorgun olacağını düşünüyorum ve ondan tahmin edilenin aksine iyi bir futbol beklemiyorum. Çünkü Quaresma, Kiev maçını önemsiyordu. UEFA maçıydı o maç ve Quaresma’nın piyasa yapacağı maçtı. Fener maçına aynı konsatrasyonla çıkacağını hiç sanmıyorum.
Beşiktaş takım olsaydı Üzülmez ve Toraman kavgası olmazdı
* Beşiktaş’ta İbrahim Üzülmez’in sözleşmesinin feshedilmesi dengeleri bozdu. Beşiktaş yönetimi için çok zor bir karardı değil mi, bir tarafta 11 sene Beşiktaş’a hizmet etmiş olan kaptanları; bir tarafta disiplinden taviz vermek istemiyoruz dedikleri bir olay.
İbrahim Üzülmez olayının Beşiktaş’ta gösterdiği bir gerçek var. O da Beşiktaş’ın toplanan bu kadar iyi futbolculara karşın bir “takım” olamadığı gerçeği. Takım olan takımda İbrahim Üzülmez, sedyede yatan ikinci kaptanı Toraman’a yumrukla saldırmaz. Demek ki Beşiktaş’ta futbolcular arasında bir takım ruhu oluşturulamadı. Takım değil Beşiktaş...Yıldız futbolcular topluluğu! Takım olsaydı, herkesin gözü önünde bu kavga olmazdı.
* Hazır İbrahim Üzülmez konusu açılmışken siz de Beşiktaş kulübünde yöneticilik yaptınız. Sadece Beşiktaşlılar değil tüm futbol severler ikiye bölünmüş durumda, bir taraf yönetimin kararını desteklerken bir taraf İbrahim Üzülmez’e vefasızlık yapıldığı söylüyor. Sizin kişisel yorumunuzu öğrenmek istiyorum, siz hala yönetimde olsaydınız ve konu önünüze gelseydi nasıl bir tavır alırdınız?
İbrahim Üzülmez’i kadro dışı bırakırdım. Durumu düzelene kadar süresiz. Ancak sözleşmesini feshetmezdim. Eğer futbolcuda düzelme görmezsem, sezon sonu jübile yapardım. Kaptan için süresiz kadro dışı bırakma seçeneği varken “sözleşme feshetme” ağır bir karar. Elbette bir ceza gerekliydi. Ancak burada İbrahim Üzülmez’in bütün futbolculuk kariyerine ceza kesiyorsunuz. Bu fazla...
* Beşiktaş ligin 2.yarısında 17 maçın tamamını kazanır mı diye konuşuldu. Lig başladı Beşiktaş 3’te 3 yaptı puan kaybında... İlk 3 maçın 3’ ünü de kazanamadı. Derbilerin favorisi olmaz denilir ama Beşiktaş Fenerbahçe’nin karşısına kesinlikle kazanmalıyım diye daha hırslı mı çıkacak yoksa performansını olumsuz etkileyecek bir strese mi sahip olacak? Beşiktaş’ın psikolojisini analiz eder misiniz?
Beşiktaş’ın psikolojisi bozuk.Yazık böyle bir takıma! Bu kadar iyi futbolcuyu alacaksınız ve hâlâ burada olacaksınız. İnanılmaz bir şey bu! Beşiktaş’ın tek tek bütün futbolcularını koyun bir yere karşılarına çıkacak takım bulamazsınız kolay kolay. Ama futbol böyle bir şey işte... En iyi futbolcularla değil, en iyi takımla kazanıyorsunuz maçları. Çok zor bir maç Beşiktaş için...
* Bir tarafta Fenerbahçe’de 7 numaralı formayı giyen golcüsü Niang, diğer tarafta Beşiktaş’ın 7 numaralı silahı Quaresma... Hangi 7 numara üstünlük sağlar?
Quaresma, Niang’dan çok daha üstün bir futbolcu... Ancak bugün bence Niang, Quaresma’dan daha gözde olacak.
Cem Özer topluma örnek olma kaygısıyla köpüklü tepkiler gösteriyor
Reha Muhtar ile Buluşmalar; Eylem Doğan
Haberin Devamı

