Bazı insanlar şanslı doğarlar... Carlo Ancelotti de öyle birisi... Dünyanın dört bir yanında bolca yetişen, iyi ve yetenekli futbolculardan biriydi...
Onun şansı İtalyan olması, bu futbol yeteneğini İtalya gibi dünyanın efsanevi futbol ülkesinde egzersiz edebilme şansıydı...
1987-92 yılları arasında Milan takımının orta sahasında oynarken, iki yıl üst üste Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazanan efsanevi kadronun bir parçasıydı...
Bu futbolculuk kariyeri ona, karada, denizde ve havada kolay kolay ölümü görmeyeceği bir teknik direktörlük kariyeri açacaktı...
1996 yılında teknik direktörlüğe başladığında, kısa bir sürede teknik direktörlük başarısı, futbolculuk kariyerindeki efsaneyle birleşip onu Juventus’un başına getirdi...
1999-2001 yılları arasında iki yıl Juventus’u çalıştırdı...
Juventus iki yılda da İtalya şampiyonu olamadı...
Fakat az farkla kaybettiği şampiyonluklar, futbolcuyken efsane kadrosunda yer aldığı Milan’ın sahibi Berlusconi’nin oğlu veliaht Berlusconi ile ikinci Başkan Galliani’nin ilgisini çekiyordu...
Ne yapıp edip efsanevi orta saha oyuncularını, Milan’ın başına teknik direktör olarak getirmek istiyorlardı...
O kadar ki Fatih Terim Milan’ı çalıştırırken, oğul Berlusconi “Bir gün takımın başında Ancelotti’yi görmek isterim” demekten çekinmiyordu...
O günlerde Fatih Terim’le aramızda garip bir kariyer ortaklığı vardı...
O her yıl Galatasaray’ı şampiyon yapıyordu...
Biz ise televizyon liginde her yıl Show Haber’i zirveye çıkarıyorduk...
96-2000 arası Galatasaray dört yıl şampiyon olmuş, Show Haber de dört yıl zirvedeki yerini kimseye kaptırmamıştı...
Haber toplantılarında dört yıl arka arkaya şampiyonluk yaşayan Galatasaray’la, Show Haber arasında çarpıcı benzerlikleri editör arkadaşlar anlatır dururlardı...
Terim’in o yıllarda en sevdiği hit parça Candan Erçetin’in “Elbette... Bugün gidiyorsam yarın döneceğim...” isimli şarkısıydı...
Galatasaray’dan “veda”sına çerçeve olan şarkıydı “Elbette“ şarkısı...
Terim’in Galatasaray’dan gittiği gün, haber merkezinde onun çok sevdiği Candan Erçetin’in “Elbette bugün ağlıyorsam, yarın güleceğim” şarkısı çalıyordu...
Kasım 2001 tarihi Fatih Terim’in esas en büyük mesleki trajedisini yaşadığı tarihtir...
Hayatın en önemli kariyer depremini o gün yaşadı Terim...
Memleketine; İstanbul’a çok “önemli bir başarı konferansında zirveyi yaşayan konuşmacı olarak” davet edilmemiş olsa, belki bu kadar derinden çarpmayabilirdi o sırada işinden olması...
O gün başarı zirvesinde büyük paralarla onun konferansını dinlemeye gelen izleyicilere “başarıyı ve zirveyi” anlatırken, “Milan’da görevine son verildi” Fatih Terim’in...
Tanrı’nın mesaj verdiği günlerden birisiydi...
Hayatta başarının sırları üzerine konuşma yaptığı saatlerde, işine son veriliyordu Terim‘in...
İstanbul’da başarı konferansında konuşurken, “sen yeterince başarılı değilsin” dercesine, İtalyan ayak oyunlarıyla Milano’da görevden uzaklaştırdılar...
Hayatı boyunca unutamayacağı bir dersti bu Fatih Terim’in...
Terim Milan’a geldiği günden beri, Milan takımı içinde Fatih Terim’in kuyusunu kazan Carlo Ancelotti bu operasyonun bir numaralı mimarıydı...
Oğul veliaht Berlusconi ve ikinci Başkan Galliani üzerinde lobi yapmış, takım içindeki futbolculara kazan kaldırtmış ve sonunda Başbakan Berlusconi; “Terim’i gönderin” talimatını vermişti...
Dün gece Real Madrid’in başında çıkıp, Fatih Terim’in Galatasaray’ına karşı Arena’da mücadele eden İtalyan teknik adam o Ancelotti’ydi işte...
Bizansvari ve ince bir operasyonla Terim‘i gönderen Ancelotti, geldiği gün bir de futbolcuğuna ve teknik kariyerine hiç yakışmayacak bir demeç verecekti:
- “Fatih Terim idmanları erken bitirip odasında, Biri Bizi Gözetliyor evindeki aşk ve seks ilişkilerini seyrediyordu... Bu dönem bitti...”
Hiç yakışmayacak bir ifadeyle görevi devraldı Fatih Terim’den Ancelotti...
Tam sekiz yıl Milan’da görev yaptı...
O günden sonra Fatih Terim hayatı boyunca kendisine gelen antrenörlük tekliflerine, hep şu cevabı verdi:
- “Takımın başında bir teknik adam varken, bana teklif yapılmasını kabul etmem...”
Hep Milan’da başına gelenlere referanstı bu sözleri...
Daha ligin henüz başında Kasım ayında görevine son verilmişti Milano’da...
Ancelotti’nin kendisi için yapmaktan çekinmediği o kirli operasyonla...
Dün gece bu satırları yazıp maçı izlemeye koyuldum...
Bu maç, geçen yılki gibi bir Galatasaray-Real Madrid maçı değildi...
Bu maç bir Ancelotti-Fatih Terim maçıydı...
Öyle seyredilmeliydi...
ANCELOTTİ, FATİH TERİM’İN İKİNCİ DEFA CELLADI MI OLACAK?..
Dün gece maçı izliyorum...
İlk yarıda Galatasaray arka arkaya dört net gol pozisyonuna giriyor...
İki takımın topla oynama süreleri birbirine neredeyse eşit...
Galatasaray ilk yarı boyunca hem daha etkili, hem daha arzulu...
Ancak Real Madrid girdiği ikinci pozisyonda golü bulup, devre arasında soyunma odasına galip gitmeyi başarıyor...
İkinci yarı ise sahada bambaşka bir Madrid var...
Galatasaray beraberlik için rakibinin üzerine gittikçe, savunmasında verdiği açıklar, Real Madrid’in çabuk ve usta kramponları tarafından gole çevriliyor...
Tam bir Real Madrid şov var ikinci yarı Arena’da...
Bir süredir, Ünal Aysal ne yapıp edip göndermek istiyor Fatih Terim’i...
Milli maçtan önce sözleşme hazırlayıp önüne koyması, iki takımı birden çalıştıramayacağını açıklaması, Terim‘i çıkmaza sokan davranışları hep bu planın parçaları...
Dün kader ikinci kez garip bir şekilde tecelli ediyor ve Fatih Terim’in 12 yıl önce Milan’dan ayrılmasına neden olan Carlo Ancelotti Galatasaray’ı 6-1 yenerek, Terim‘i bir kez daha çıkmaza sokuyor...
Real Madrid yaklaşık 450 milyon euro’luk bir takım...
Galatasaray futbol takımı 150 milyon euro civarında bir rakam ediyor...
Arada neredeyse üç misli bir fark var...
Yine de, 6-1’lik sonuç, Terim‘i bir şekilde Galatasaray’dan göndermek isteyen yöneticilerin arayıp da bulamadıkları tarihi bir fırsat yaratıyor...
Galatasaray Başkanı bu sonucu önümüzdeki günlerde mutlaka Fatih Terim’e karşı kullanacak...
Ancelotti sanki bir kez daha Terim‘in celladı kesiliyor...

