“Büyük bir seçim sürprizi yaşanacağını söyleyen insanlar...”

Haberin Devamı

Genelde bütün seçimler öncesinde olur “İçime bir şeyler doğuyor... Büyük bir sürpriz olacak...” diyen insanlar...

Ahmet Çakar maçlardan önce herkesin tahmin ettiğinin tersine bir şeyler söylerken böyle yapardı:

“İçime bir şeyler doğuyor... Tam tersi olacak... Beni hiç yanıltmaz içim...” diye trans halinde ufuklara bakarak “kehanetlerde” bulunurdu...

Sonuç “kehaneti gibi çıkarsa”, “ben demiştim” derdi...

Olay kehanetin yanına uğramazsa, kimsenin mecali olmazdı, Çakar’ın o kadar absürd iddiasının nasıl olup da gerçekleşmediğini sormaya...

Yani her halükarda Ahmet Çakar durumdan kazançlı çıkardı...

***


Acaba durum Ahmet Çakar’ın ufuklardan kehanet çıkardığı gibisinden bir durum mu diye dikkatlice gözlemlemeye çalışıyorum...

Hayır değil...

Bu kez gerçekten “çevremde bir sürü insan” anketlerdeki oy oranlarının dışında bir sonuç çıkacağını söylüyorlar...

Elbette bunu söyleyenler, AKP’nin oylarının bu kadar yüksek olmayacağını iddia ediyorlar...

Tek başına iktidar olması ihtimalinin tam bir muamma olduğunu söylemekteler...

***


Ben çevremdeki bu psikolojik tazyikten dolayı, kamuoyu yoklamalarının sonuçlarını biriki puan kırpıyorum...

Fakat genel trendi muhazafa ederek...

Çünkü Ahmet Çakar’dan antrenmanlıyım...

Önceleri “bu adam nereden biliyor” derdim...

Sonra müneccimliğin, esasen duruma, şartlara ve şansa göre değişmekte olduğunu farkettim...

Müneccimliğe soyunmaya gerek yok...

Şimdilik “kamuoyu yoklamalarına itibar etmek” en hayırlısı...

***


KILIÇDAROĞLU’NUN TELEVİZYON POPÜLARİTESİ...

Bu seçim kampanyasında -daha önce de yazdım- CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun reklamları çok güçlüydü...

Vakur bir duruş, dürüst bir imaj ve halkın isteklerine odaklanmış mesajlar...

Ben CHP’deki oy artışını ve Kılıçdaroğlu’nun popülaritesini “televizyon reklamlarındaki büyük başarıya” bağlıyorum...

***


Dün İstanbul Kazlıçeşme’de Kemal Kılıçdaroğlu “Amaç bir milyon kişiydi... O bugün gerçekleşti...” dedi...

Kılıçdaroğlu’nun Kanaltürk televizyonunda canlı yayındaki ratinglerini söylediler bana...

Özellikle sosyo ekonomik seviyesi yüksek izleyici demek olan AB grubunda 5.5-6’ları görmüş Kemal Kılıçdaroğlu...

Şöyle söyleyebilirim;

Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına gelmesi, Deniz Baykal’a yönelik bir seks kaseti skandalıyla gerçekleşti...

Ancak Kılıçdaroğlu, CHP lideri olarak, önünde fazla zaman olmadığı bu seçimlerde, yerini doldurdu ve Baykal’ın popülaritesinin önüne geçti...

***


CHP hizmet partisi haline gelip sivilleştikçe daha geniş kitleler tarafından benimsenecek...

Kılıçdaroğlu’nun askerlikten, işsizlik sigortasına yaptığı bir dizi somut öneri, “halka CHP’yi sevdiriyor...”

Dikkat edilirse Tayyip Erdoğan CHP’ye hep geçmişten, İsmet İnönü döneminden ve hizmetsizlikten vurmaya çalışıyor...

CHP’ye oy verecek kitlenin bir türlü düzeltemediği bir önyargısı var...

“AKP’ye esasen din faktörünün oy kazandırdığını” düşünüyor...

Türkiye gibi bir ülkede din faktörünün etkisi yok farzedilmez elbette...

Ancak bunun doğru olması pek mümkün değil...

AKP’nin küllerinden doğduğu Refah Partisi en güçlü zamanında yüzde 20 barajındaydı...

AKP bugün Refah’ın iki katı oya sahip...

Bu oylar vakt-i zamanında Menderes’in, Demirel’in, Özal’ın aldığı “hizmet” oylarıdır...

Aradaki yüzde 20’lik fark ideolojik değil, “hizmet arzusundan” kaynaklanan farktır...

***


Türkiye’de yüzer gezer oylar her dönem, “hizmetin” peşinden gittiler, ideolojilerin değil...

Yıllar yılı CHP’nin anlamadığı gerçek buydu...

Bugün Kılıçdaroğlu’nun mitinglerindeki kalabalık esasen ideolojik değil, “Kılıçdaroğlu’nun projelerine duyulan ilgidir...”

Siyaset artık ideoloji değil Türkiye’de...

Bunu anlamamak için kaz kafalı olmak lazım!..

*****


TAYYİP ERDOĞAN’IN SON SEÇİM ŞARKISI “HADİ BİR DAHA...”

Açık söyleyeyim...

Damardan girmiş ve çok etkileyici girmiş AKP’nin son seçim şarkısı “Haydi Bir Daha...”

Tam CHP’nin oy oranını anlatırken söylediklerim var burada...

AKP seçim kampanyasında “hizmeti” öne çıkartıyor...

2023 hedefi, kanallar, hastaneler, üniversiteler “hizmete yönelik hedefler, ideolojilere değil...”

Belediye Başkanlığı’ndan gelmiş olmak Tayyip Erdoğan için bir avantaj...

İdeolojik oyların doygunluk naktasına ulaştığının farkında, “hastaneler, üniversiteler, 500 bin kişilik konutlar”la oy toplamaya yöneliyor...

Farkında ki Demirel’i; Başbakan Demirel yapan, “merkez sağcı siyaset adamlığı değil, Barajlar Kralı Demirel” olmasıydı...

***


AKP’nin son seçim şarkısı vatandaşın “ülkü birliğini” öne çıkartmayı amaçlıyor...

2023’ü de bu ülkü birliğine ulaşmada bir nihai amaç gösteriyor...

Bu klip AKP’nin son kozu değil...

Bu klipten sonra yayınlanmaya başlanacak olan Tayyip Erdoğan’ın oynadığı son bir klip var...

Dün onu izledim...

Tamamen “hizmet”e yönelmiş bir klip...

Tayyip Erdoğan Türkiye haritasının önünden ekrana doğru yürüyor...

Bir eli cebinde, siyah bir takım elbise ve kravatla...

Her gencin üniversitede okuyacağını, her vatandaşın ücretsiz hastane hizmetinden yararlanacağını ve 500 bin yeni konut yapılacağını söyleyerek...

Yine “hizmet” seçilmiş kitleleri etkileyecek slogan olarak...

Seçimlerin aritmetiğinin şifresi, bence burada...

*****


ERSAN’LI PAZAR BRUNCH’U...

Hani geçen hafta yazmıştım ya, Erdoğan Demirören’in Vatan ve Milliyet yazarları için verdiği brunch’u...

Ben hafta içinden Pazar’a kaydırıldı diye, tarihe bakmadan geçen Pazar zannetmişim, oysa bu Pazar’mış o davet...

Yıldırım Demirören dostum iki kez aradı “Revna ikizleri de alsın gelsin diyor, lütfen gel” diye...

Ayşe Nazlı da benle beraber, düzenleyebilirsem Vatan ve Milliyet’teki dostlarla yemeğe üç çocuğumla katılmaya çalışacağım...

***


15 gündür transfer sezonunun önemli ismi Ersan konusu düğüm olmuştu...

Ben Beşiktaş’ta oynadığı için Ersan’ın bu transfer sezonunda başka takımda oynamasının doğru olmadığını düşünüyordum...

Zamanında Beşiktaş’a gelen Rüştü için de aynı şeyi düşündüm, Beşiktaş’tan giden Tümer için de...

Ersan’la geçen Cumartesi öğle yemeğinde biraz sohbet ettik...

Türkiye Futbol Federasyonu eski yönetim kurulu üyesi Şükrü kardeşim, Ersan’ın bütün futbol geleceğiyle ilgileniyor...

Onu iki yıl sonra İngiltere Premier ligine taşımayı amaçlıyor...

***


Ersan’a “hayatındaki futbol ilhamını kaybetmemesini” söyledim o yemekte uzun uzun...

İlhamını kaybedenlerin hayatta bütün mutluluk ideallerinin tuzla buz olduğunu anlattım...

“Bizi biz yapan, içimizdeki yaşam enerjisinin kaynağı olan ilhamdır” dedim...

“Eğer ilhamının peşinden gidersen, ilerde bütün ideallerinin gerçekleştiğini göreceksin... O ilhamı kaybedersen, hedeflediğin şeylerden birer birer uzaklaşacaksın...”

Çok dikkatli dinledi beni...

Dün akşam haberi telefonla bana söylediler...

“Ersan Beşiktaş’ta kaldı...”

Hayırlı olur onun için umarım...

Ancak bu karardan daha önemlisi “içindeki ilhamı yok etmemesi, onun rehberliğini benimsemesi...”

O ilham, onun ideallerini gerçekleştirmesine zemin olacak...

DİĞER YENİ YAZILAR