Bir baba-kız hikayesi...

Haberin Devamı

Ancak iki kez telefonda mesajı attıktan sonra buluşabildim onunla...

14 yaşında görmüştüm onu en son...

Atina’ya birkaç kilometre uzakta bir plaja, birkaç aile birlikte gittiğimiz bir Pazar günüydü...

Ortaokul son sınıfta gencecik bir kızdı...

Babası Atina’da beraber çalıştığım yakın bir meslektaşımdı...

Ahmet Uran Baran 18 yıl Atina’da kalan bir Türk gazetecisiydi...

Karısından ayrılmış, biricik kızından ayrı düşmüştü...

Yazları kızı Zeyno‘nun geleceği zamanlarda Ahmet Baran’ın yüzünde güller açardı...

Birasını yudumlarken, sesinin tınısı değişirdi...

- “Zeyno gelecek...” derdi...

***


Yunan başkentindeki yalnız hayatında, onu tek mutlu eden şey uzakta yaşayan tek kızının gelmesiydi...

Kızı Atina’dayken, hiç denize girmeyen Ahmet Baran denize giderdi...

Plaja uğramayan Ahmet Baran diğer ailelerle birlikte çoluk çocuk plaja giderdi...

Hayatı değişir, yüzünde gülücükler açardı...

14 yaşında Lutkraki’de gördüğüm, gençliğe ilk adımını atan kızı sonra bir daha hiç görmedim...

Ahmet Baran bir süre sonra Allah’ın rahmetine kavuştu...

Ben Atina’dan döndüm, hayat hepimizi bir taraflara savurdu...

***


Birkaç yıl önce CNN’de program yapıyordum...

Yirmi yıl önce 14 yaşında Atina’da bir deniz kenarı kumsalında babasının yanında bıraktığım genç kızın, aniden gazetelerin manşetlerini süslediğini gördüm...

Haberler, “Genç kızın Amerika’daki üst düzey bir toplantıda Türkiye’de darbe olabileceğini” söylediğini yazıyordu...

Manşetlerde genç kız hedefteydi...

- “Darbe olacağını nereden biliyordu?.. Kimdi bu kız?.. Neydi, neyin nesi, kimin fesiydi?..”

14 yaşında Yunan başkentinde bıraktığım genç kız, üniversiteyi Amerika’da okumuş, Washington’da think-tank kuruluşlarından birinde çalışmış, devlette üst düzey görevli bir Amerikalı’yla evlenmiş ve siyasetin ortasına manşetlerin göbeğine düşmüştü...

***


Gazetelere baktığınızda “kim bu kız” denilecek ölçüde tedirginlik uyandıracak kimlik, benim için “14 yaşında babasının dizinin dibinde denize giren ve tanıdık ailelerin çocuklarıyla haşır neşir küçük bir kızdı...”

Kim bilir neler olmuş, neler yaşamış ve şimdi nelerle boğuşmak zorunda kalmıştı...

Hayat hepimizi bir yerlere fırlatıyordu...

O günlerde programa çıkartabilseydim, belki ne olduğunu anlayabilecektim, fakat olmadı...

Geçti gitti...

***


Geçen yaz annesiyle görmüştüm, fakat sohbet etmek fırsatı olmamıştı...

Nihayet hayatının en büyük fırtınası olan o manşetlerden beş yıl sonra bana mesaj atıyordu...

- “Sizinle görüşmek istiyorum...” diye...

Yirmibeş yıl sonra, Ahmet Baran’ın kızı Zeyno‘yla buluşuyordum...

Konuşmaya başladıktan bir süre sonra fark ettim ki, karşımda ne 14 yaşında bıraktığım genç kız, ne de beş yıl önce siyasi fırtınaların göbeğinde manşetleri süsleyen, o genç kadın var...

Karşımda kuantumla ilgilenen, yaşam felsefelerine merak salmış, Türkiye’deki en ünlü kuantumcu haline gelen bizim Şanal‘la çalışan, yaşadığı acı fırtınadan sonra, küçük kızıyla sakin bir yaşam kurmaya çalışan genç bir kadın oturuyordu...

***


Ona babasından bahsettim...

Babası için hayatta onun ne kadar önemli olduğunu anlattım...

Ahmet Baran’ın 18 yıl yalnız geçen Atina hayatında, tek tesellisinin kızı Zeyno olduğunu söylemeye çalıştım...

İsmi geçtiğinde, sesi yumuşardı babasının...

Atina’ya geleceği zamanlarda, hayatı anlam kazanırdı...

Sonra yeniden yalnız monotonluğuna dönerdi...

Ben anlatırken Zeyno‘nun gözlerinin içinin güldüğünü hissettim...

Uzun yıllar ayrı yaşamışlardı baba kız...

Öleceğine yakın, haber vermişlerdi genç kıza, kalkıp Amerika’dan babasını görmeye gelmişti...

- “Ölmeden önce bir hafta babamla gece gündüz beraber geçirdik...” dedi;

- “O bir hafta, bütün bir hayat yaşayamadığımız şeyleri yaşamaya çalıştık...”

Biz konuşurken, babasının ruhunun rahatladığını ve huzura erdiğini hissettim...

***


Zeyno’dan ayrılırken, hayatın ilginç tesadüflerinin içimde yarattığı medcezirlerin ruhumdaki alaborasını yaşıyordum...

Abdi İpekçi’nin kızı Nükhet...

Çetin Emeç’in kızı Mehveş...

Altan Öymen’in kızı Aslı...

Mehmet Barlas’ın oğlu Cemil, kızı Ela...

Ahmet Baran’ın kızı Zeyno...

Tanıyıp dost olduğum babalardan, arkadaşım haline gelen çocuklarına...

Çocuklarla konuşurken babalarıyla konuşuyor gibi değilim...

Tamamen başka kişilikler onlar...

Fakat bir şey var onlarda olan...

Başkalarında olmayan...

Görünmez bir dostluk var aramızda...

Yıllar öncesinden yadigar kalan...

Bir dejavu sanki...

Yeniden yaşanan...

İYİ VE KÖTÜ YOKTUR!..

“Yaşamda başımıza, bizim ona yüklediğimizden daha başka bir anlama sahip olan hiçbir şey gelmez...

Acı ve ızdarıp bizim kafamızın içindeki yargıdır...

Yargılarımızdan vazgeçip, yaşadıklarımızı olumlu ve olumsuz diye etiketlemekten vazgeçersek, olan bitenden kişiliğimizi geliştirecek fırsatlar olarak yararlanmaya başlarız...

Yaşamlarımız değişir...

İçi huzur ve mutluluk dolu kişiler halini alırız...

‘Kötü bir tecrübe’ ya da ‘İyi bir tecrübe’ diye bir şey yoktur...

Sadece yaşam vardır...

Belki de her şey iyidir...”

Robin Sharma



BU HAFTA AY TUTULMASI VAR...

Yılın ilk ay tutulması bu hafta 25 Nisan’da meydana gelecek...

Tutulmalar her burç için farklı sonuçlar verecek olsalar da, hayatınızın değişik alanlarında bir şeylerin değişeceğini gösterir...

Bilinmedik şeyler ortaya çıkar bu dönemlerde...

Hayat kendisine yeni rotayı bulduracak şifreleri sunar sahiplerine...

***


Bu olayların herkes için söylenen “genel geçer” şeyler olduğunu düşünürdüm eskiden...

Birkaç yıl önce öyle bir tutulmayla karşılatım ki; yıldızlar bana bir daha kendilerine inanmamamın, çok pahalıya mal olacağını anlattılar kendi dilleriyle...

O günden beri, tutulma günlerinde olacakları bütün antenlerimi açarak anlamaya çalışıyorum...

Bilinmedik şeylere karşı daha bir dikkat kesiliyorum...

Gelen deşifreleri zinhar kaale almamazlık etmiyorum...

Ardadaşlıklar, dostluklar, aşklar ve işteki bağlantılar burcunuza göre bir veya birkaçı bu dönem sizi etkileyecek...

Yeni durumlar ortaya çıkacak...

Üzmeyin ve kasmayın kendinizi...

Ne çıkarsa hayırlı çıkar nasılsa...

Evren göstermek istediğini gösterecek...

Tecrübelerden zevk almak, hayatınınızın keyfinin şifresidir...

DİĞER YENİ YAZILAR