Galatasaray’ın Fenerbahçe Ülker Arena’daki final maçına bu şartlar altında çıkmayacağını yazdığım haberde şöyle demiştim:
-“Böyle basketbol olur mu?..
Bunun adı basketbol değil, fiili savaş...
Basketbola milyonlarca dolar para akıtan uluslararası firmalar, marka değerlerini düşünüyorlarsa ve takımların fanatik taraftarı değillerse, basketbola sponsor olmaktan vazgeçerler...
Basketbol rejimi ve sistemi değişmeden, markalar kendi değerlerini göz göre göre milletin gözünde heba etmezler...”
***
Basketbol; Türkiye’de savaş haline geldikten kısa bir süre sonra; Galatasaray erkek basketbol takımına sponsor olan LIV Hospital ile, kız takımının ana sponsoru ODEA Bank ‘yeni sezonda basketbola sponsor olmayı düşünmedik’lerini, sarı kırmızılı kulübe iletiyor...
Basketbol gözlerimizin önünde katlediliyor ve kuşa çevriliyor...
LIV Hospital geçen yıl Galatasaray’a 12-13 milyon dolarlık bir bütçe veriyor...
ODEA Bank’ın Galatasaray Bayan Takımı’na verdiği sponsorluk parası yaklaşık 7 milyon dolar...
Neresinden baksanız basketbol 20 milyon dolarlık bir bütçeden yoksun kalmak üzere...
***
Galatasaray yönetiminin Fenerbahçe deplasmanına gitmeme kararında, sponsorların savaş halini alan basketbola para vermeme kararının etkili olduğunu öğreniyorum...
Öyle ya; orada saldırıya uğrayan formaların üzerinde LIV Hospital yazıyorsa, LIV Hospital niye sponsor olmak istesin ki basketbola?..
Veya ODEA Bank?..
Veya Ülker...
Ticari markalar, “prestij ve tanınılırlık” amacıyla basketbola sponsor oluyorlar...
Markalarına saldırılsın veya dayak yesinler diye değil...
***
Türkiye’de; basketbol bitmek üzere...
Bu kararlar çıkarsa, artık kaliteli yabancı basketbolcu transferi rüya olacak...
Takımlarımızın Avrupa Kupa’larında başarısı hayal bile edilemeyecek...
Basketbol Federasyonu Amerika’lıların deyimiyle lame duck (topal ördek) konumunda...
Yeni bir federasyon, yepyeni bir anlayış ve rejimle işe başlamaz, taraftar gibi davranan yöneticileri bu işin dışında tutmazsa, basketbolun ruhuna el Fatiha’yı hep birlikte okuruz...
Aslında imam; “el Fatiha” dedi de...
Cemaat komuta uymak için son bir umut beklemede...
GALATASARAY SON DAKİKAYA KADAR KAMPTA KALIYOR...
Galatasaray yönetimi “Fenerbahçe’yle bu şartlar altında maça çıkmayacağız...” dedi...
Fakat maç anına kadar temaslar sürecek...
Son dakikada her an bir şey olabilir...
Bir son dakika gelişmesi yaşanabilir...
Az ihtimal de olsa maçın oynanma şansı doğabilir, bir uzlaşma sağlanabilir...
***
Galatasaray takımı hala kampta...
Ergin Ataman, dün kendi davranışlarında bir hata varsa “özür dilediğini” söyledi ve ekledi;
-“Ancak Aziz Yıldırım’ın da bana karşı söylediği sözler nedeniyle özür dilemesi gerekiyor...”
FİBA Başkanı seçilmesine karşın halen Federasyon Başkanlığı’nı yürüten Turgay Demirel dün çok üzüntülüydü...
Sesi ağlamaklı çıkıyordu...
Son bir kez sporculara ve Galatasaray’a maça çıkmaları için çağrıda bulundu...
***
Fenerbahçe-Galatasaray maçı bir basketbol sezon finali...
Maçın başlama anına kadar her an her şey olabilir...
Hiçbir şey sürpriz değil...
*****
BİR PARÇA HUZUR ALMAYA GELDİK KALAMIŞ’TA...
O kadar çok karar değişti...
O kadar çok karar bozuldu...
O kadar çok pozisyon değişti...
O kadar çok tavırlar zikzak çizdi ki...
Artık tek umut; “insanların özgür kalarak, geçmişi arkalarında bırakmalarıdır...”
Dün Anayasa Mahkemesi’nin önünde emekli bir koramiral gördüm...
Balyoz kararı çıkmıştı...
Anayasa Mahkemesi “hak ihlali” olduğuna karar vermişti... İstifa edip, emekliliğini isteyen koramiral, günlerdir Anayasa Mahkemesi’nin önünde nöbet tuttuklarını söylüyordu;
-“Anayasa Mahkemesi’ne müteşekkiriz...” diyordu...
-“Biz de uzun zamandır burada eylem yapıyorduk...”
***
Söylediğinden bir süre sonra kendi de tedirgin olmuş olacak ki, canlı yayında sözlerine açıklık getirme ihtiyacı duydu:
-“Elbette Anayasa Mahkemesi’nin kararında; bizim eylemimizin hiçbir etkisi yok... Onlar hukuka göre karar verdiler... Bu ülkede vicdanlı ve hukuku ön plana alan hakimlerin varolduğunu gösterdiler... Onlara teşekkür borçluyuz...”
***
Koramiral’in konuşması bana eylemler sonunda hafif “ayağı yere basmış” eylemcileri hatırlattı... Bir koramiralin, genç bir eylemci taktikleriyle konuşması, davranması, hakime teşekkür etmesi, öncekileri eleştirmesi bana çok ilginç geldi...
35 yıllık meslek hayatımda omuzu kalabalık komutanları hiç eylemci gibi davranırken görmemiştim...
Demek hayatta herkesin, mağdur olduğu, mağdurun halinden anladığı anlar oluveriyor...
***
Kararları bu saatten sonra hukuki açıdan tartışmayı doğru bulmam...
Dün Anayasa Mahkemesi’nin önünde gördüğüm, ailelerin duygusallığı, çocukların yaşlı gözleri, eşlerin haykıran bakışları, amirallerin eylemci gençlik tipi davranışları, bu işin artık bitmesi gerektiğini gösteriyor... Bir parça huzur almaya geldik Kalamış’ta şarkısı söylemenin zamanıdır şimdi...
-“Bir parça huzur almaya geldik... Kalamış’ta...”

