AKP ve Metin Feyzioğlu’na hukuk dışı birkaç söz...

Haberin Devamı

Aynı Kolej’den mezun olduğum...

Arkadaşlarımın kardeşleriyle aynı sıraları paylaştığını öğrendiğim...

Hukuk Fakültesi’nde profesör...

Sonra dekan...

Ankara Barosu’nda Başkan...

Sonra Türkiye Barolar Birliği’ne Genel Başkan olan bir hukukçuyla hukuk tartışmak abes olur...

Metin Feyzioğlu, çok iyi yetişmiş bir hukukçu...

Dün NTV’de seyrederken, tezlerini nasıl bir sağlam mantık örgüsünde sunduğunu yakından gözlemledim...

Hukuki açıdan sağlam argümanlar...

Eğer affı düşünmüyorsanız “Metin Feyzioğlu’nun söylediği şeyler” mantıklı gelebilir...

***


Ancak hayat salt “hukuk”tan ibaret değil...

Adalet ve Kalkınma Partisi yıllardır bir iddiayı, bir tezi, bir pozisyonu savunuyor...

Doğru veya yanlış...

Haklı veya haksız...

O pozisyon, “askeri darbeler ve askeri vesayet“e karşı radikal mücadeledir...

AKP politikalarının sivil vesayete yol açıp açmadığını tartışabilirsiniz...

Fakat AKP’nin askeri vesayet konusunda varolan sabit tutumunu tartışamazsınız...

Yeniden yargılama süreci, Başbakan’ın “Biz bu davanın savcısıyız” dediği günden bu yana yıllardır sürdürdüğü tutumu kamuoyu önünde izah edemez bir konuma getirir...

***


Yıllardır davalar sürdü...

Toplumun vicdanında bir hüküm oluştu...

Bazılarına göre, bu davalarda darbeciler ve darbe yargılandı...

Bazılarına göre “radikal dinciler laiklerden intikam aldılar... Devleti dönüştürme fırsatı yarattılar...”

Bir kısmına göre, “ordu ve komutanlar rehin alındı...”

Diğer bir kesime göre; “ordudan darbeciler temizlendi...

Ordu asli görevine döndü...”

***


Her neyse ne...

Herkes bir şey düşündü...

Vicdanının sesini dinledi...

Bazısı yüreğini Silivri’ye dayadı... Bazısı Silivri’dekiler tarafından mağdur edildiğine inandıklarına kulak verdi...

***


Bu süreç zaten çok sancılı bir süreçti...

Mahkum olanlar ve tutuklananlar yıllardır içerde yattılar...

İlker Başbuğ’un dediği gibi, “kaybedilen yılların geri gelmesi” ihtimali artık yok...

“Bu ceza gerekliydi” diyenler var...

“Bu ceza haksızdı; intikam amaçlıydı...” diyenler de var...

Bu saatten sonra, topyekün bir yargılama, toplumu daha da bölecek, kanatacak ve hiçbir yararı olmayacak...

Madem ki, “yatılan süreleri geri getirmenin imkanı yok...”

O zaman olağanüstü dönemin olağanüstü affını çıkartırsınız...

Herkes tahliye olur...

Kamuoyu da kendi vicdanının sesine göre kararını verir...

İnsanlar kendi vicdanlarında bu insanları mahkum eder veya beraat ettirir...

***


Böylece en azından bundan böyle ceza mağduriyeti ve hapis süreci kalmaz...

Mağduriyetler nispeten giderilir...

İsteyen kişisel olarak yeniden yargılanmasını, talep edebilir... Hukuki olarak da beraatini isteyebilir...

Veya yeniden mahkumiyetine razı gelebilir!..

Metin Feyzioğlu hukuki olarak yapılabilecek değişiklikleri söylüyor anlatıyor...

Peki toplumun yaşadığı bunca yıl?..

5 yıldır biz bu davalarla yaşıyoruz... İddialar, savunmalar, kararlar, vesayet, darbe, mağduriyet bu kavramlarla haşır neşir bir süreç yaşadık...

Bütün bu süreci “Bir hataydı oldu” diyerek kaldırmak, hiçbir şey yaşanmamış gibi, sıfırdan yargılamaya başlamak, insanlarla ve hayatlarla alay etmek demek...

***


Bu kadar oynanmaz insanlarla da yargıyla da, hayatla da...

Doğru muydu değil miydi?..

Haklı mıydı, haksız mıydı?..

Darbe tehlikesi miydi, intikam mıydı?..

Paralel devlet miydi, normal devlet mi?..

Merak etmeyin herkesin kolay değişmeyecek bir algısı var artık bu konuda...

Yeniden yargılama, kimsenin halihazırdaki vicdani yargısı değiştirmez...

Değiştirse değiştirse tek bir şeyi değiştirir...

Yargıya olan inancı...

Onu toptan bitirir... İnsan hayatı ve insan aklı, üzerinde bu kadar kolay oynanacak bir oyuncak değil...

*****


‘KADINLAR BİZE TAPAR FAKAT...’

“Kadınlar tehlikeli şeyler yapmaya ne kadar da düşkünler...

Bu kadınlarda hayran olunacak özelliklerden biridir...”

***


Mutlu olduğumuzda her zaman iyi bir insanızdır...

Ancak iyi olduğumuz her zaman mutlu olmayız...

***


Tapılmak bir baş belasıdır...

Kadınlar bize insanlığın tanrılara davrandığı gibi davranır...

Kadınlar bize tapar ve sürekli onlar uğruna bir şeyler yapmamız için canımızı sıkarlar...

***


Kadınlar erkeklere hayatlarının altın yıllarını verir ve onları azar azar geri isterler...

***


Hırs başarısızlığın son sığınağıdır...

***


Bir koca, borç senedi gibidir...

Kadın borçları kapatmaktan yorulur...

***


Bir erkek hayatı tükettiğini söylerse, herkes bilir ki aslında hayat onu tüketmiştir...

***


Erkekler hayatı çok erken tanırlar... Kadınlarsa çok geç...

***


İngiliz kadınlar duygularını evleninceye kadar saklayıp, evlendikten sonra gösterirler...

***


Gerçek yaşını söyleyen bir kadına asla güvenilmemelidir...

Bunu söyleyen kadın her şeyi söyler...

***


Evli bir kişinin mutluluğu evlenmediği kişilere bağlıdır...

İnsan her zaman aşık olmalıdır...

Bu yüzden de asla evlenmemelidir...

***


Bencillik kişinin istediği gibi yaşaması değildir...

Bencillik başkalarından sizin istediğiniz gibi yaşamalarını istemektir...

***


Erkeklerin çoğu hayatlarını abartılmış ve sağlıksız bir fedakarlıkla mahveder...

***


Eğitim hayran olunması gereken bir şeydir, ancak öğrenmeye değer şeylerin öğretilemeyeceğini bilmek ve hatırlamak gerekir...

***


Kadınlar bildiğini okuyan etkileyici bir türdür...

Her kadın isyankardır...

Ve genellikle kendilerine karşı büyük bir isyandadırlar...

***


Çocuklar önce anne babalarını severler...

Bir süre sonra onları yargılarlar...

Nadiren affederler...

***


Zeki insanlar asla dinlemez...

Aptal insanlar asla konuşmazlar...

***


Uzun nişanlılıklar insanlara evlilikten önce birbirlerini anlama fırsatı verir ki; bu hiç tavsiye edilmez...

***


Erkeklerin tersine, kadınlar asla iltifatlarla yumuşatılamaz...

***


Londra sosyetesi güzel salaklar ve akıllı çatlaklardan oluşur...

***


Londra sosyetesi tamamiyle evlilikle ilgilidir...

İnsanlar ya koca arar...

Ya da kocalarından kaçar...

***


Kapris ve tutku arasındaki fark, kaprisin biraz daha uzun sürmesidir...

***


Ahlak sevmediğiniz kişilere karşı takındığınız tavırdır...

(Oscar Wilde 1854-1900)

DİĞER YENİ YAZILAR