Haberin Devamı
“Sadece samimiyete erenler ve ona tabi olanlar Hakikat’e erecektir...
Her kapıyı açan tek anahtar vardır...
SAMİMİYET!..
Aldıklarınız kadar basitliğe...
Verdikleriniz kadar yüceliğe erişirsiniz...
Zirvede oturmaya; sadece verenlerin hakkı vardır...
Gerçeğin yolunda adım atanlar, şeklin ötesine geçmeyi başaranlardır...
Eriyen erendir...
Ermedikçe eriyemezsin...
‘Zavallı’ yaradılışındaki gayeden bihaber olandır...
Gözlerinizi kapadığınız anda madde ötesine geçemiyorsanız, biliniz ki çileniz sürecek!..
Geçmişin telafisi olmayacağını unutmayınız...
Çıkış noktanızı, yolunuzu ve hedefinizi tespit etmiş miydiniz?..
İsmini ‘zamanın silemediği öze ermişler’ arasına sokmaya çalış...
Biliniz ki değerlendiremedikleriniz de en az değerlendirebildikleriniz kadardır...
Biliniz ki zamanı geldiğinde dahi söylenmeyecek gerçekler vardır...
Karşınızdakilerin de, size karşı dile getiremeyeceği şeyleri olduğunu unutmayınız...
Ulaşacağın cennet; aklına yön vereninki kadardır...
Bu eşin de olabilir... Bir arif de...
Kılavuzun kim ise, sonucunu yaşayacaksın...
Aynı anda iki alemde yaşayabiliyor musun?..
KALP İLE DUDAK...
Korkundan veya utancından değil; idrakinden dolayı işini Bilen’e bırak...
Kalbe dudakların tesir ettiğini sananlar aldanmaktadır...
Kalbe tesir edenler kalplerdir...
Dudaklar ancak kulağa erişebilirler...
Sonsuzluk için varolan yeryüzündeki en mükemmelin, sonluluk batağında mahvoluşu ne acıdır!..
Beynini gereğince kullanmıyorsan, tüm organların sana vebaldir...
İlhamlar yaşantına yön vermiyorsa, sen içgüdüleriyle yaşayan mahlukattansın...
Benlikteysen, sabra muhtaçsın...
Terk edemediklerin kadar perdelisin...
Kolundaki; ayağındaki zincirden ölümle kurtulabilirsin...
Fakat beynindekinden asla!..
‘Koza’ gerçeğin alemine uçacak güce eriştirmiyorsa seni; ancak mezarın olur!..
Günah; ‘senin’ varlığından meydana gelir...
Sevginin kaynağı sendedir...
Sahip olduğunu sandığın her şeyden kopmanın ızdırabını tadacaksın!..
Renk kaba aittir...
Orijinalliğini, ‘renksiz olmakla’ koruyabilirsin...
Ölümsüzlüğün çaresi ölmektir...
Gönülden kızmayı terk edemediyseniz, hala ‘Gerçek’ten uzaksınız...
KORKULARIN KADAR GAFİLSİN!..
Unutmayınız ki unutulmayasınız...
Samimiyete ihanet eden; felah bulmaz...
Huzur; sevgi ve
nefretin ötesindeki alemin adıdır...
Sükut; sırrı işletmekte olanın halidir...
Hayret; sırrı görenin halidir...
Seyir; sırra erenin halidir...
Gecelerini; ‘ey gündüz hemen gel’ demekle israf etme...
Yetiştiren, koruyan
ve besleyen ana-babanızdır...
O’nu idrake çalışın!..
Çabada hararet; Seyr’de sükun vardır...
Cehennem alevleri, gurur odunlarıyla tutuşmuştur...
Aynada arama kendini; sen sendesin...
AŞK bir yanıştır ki; yönsüzdür...
Sevginin tarifi, sebebi çoktur;
Ama aşkın tarifini bilen..?
Altın asitte saflaşır...
Duygularını yönlendiren, şartlanmalarındır...
Korkuların kadar gafilsin...
SARHOŞ KİM?..
Çıplak görmek istiyorsanız; soyunarak yaklaşınız...
Kötülüklerden uzaklaşmak istiyorsanız; menfaatleriyle hareket edenlerden kaçınınız...
Öğrenen değil, idrak eden uygulayıcıdır...
Gururunun sana kaybettirdiklerini hiçbir şey kaybettirmez...
Sarhoş kim mi?..
Seyrinde kendini kaybeden...
Mutlu mu kim?.. Dileği olmayan...
Huzur mu ne?.. Gerçeğin aleminde yaşayanın hali..
Budala mı kim?.. Benliğini gösterme çabasında olan...
İlim mi: Özünde
bulunan mükemmeliyet...
Akıllı mı?.. Hakikati değerlendirebilen...
Adımların seni hangi sona götürüyor; farkında mısın?..
Usta eserinden;
Kişi Dost’undan tanınır...
Önce karar ver...
Senin için önemli olan sonlu dünya mı?..
Sonsuz ölüm ötesi mi?..
Yarin neyse ona kavuşacaksın...
Topraksa toprağa...
Allah’sa Allah’a...
Terk edemediğin alışkanlık; senin PUTUNDUR...
Ölü bedenleri diriltmek mi; ölü kalpleri diriltmek mi?..
Kendini beden sanıp, huy ve şartlanma ile bürünmüş nefsin akıbeti, daimi azaptır!..
Izdırapların temelini, şartlanmadan doğan, ‘sahiplik düşüncesi’ oluşturur...
Beyninize hükmetmediğiniz sürece, kadere tabisiniz...
Makrokozmos kainattır...
Mikrokozmos ise beyin...
Edep haddini bilmektedir...
Varsaydığın kainatın izafiliği; ‘yok’luğundandır...
Her ne ki ‘yok’luğunu fark eder, ‘Var’lığa kavuşur!..”
AHMED HULUSİ (Dosttan Dosta)

