Adnan Polat’ın yerin dibine girdiği an ve Arena’da Tayyip Erdoğan misillemesi...

Haberin Devamı

Tayyip Erdoğan’ı yakından tanıyanlar, kendisine zamanında iyilik yapan kişiyi hiç unutmadığını çok vefalı olduğunu, kötülük yapanı da aklından zinhar çıkarmadığını söylerler...

Zamanında kendisine iyilik yapanlara mutlaka iyilik yaptığını biliyorum Başbakan’ın...

Zamanında hiç sevmediği bir davranışın mutlaka cevabını verdiğine de Arena Stadı’ndaki AKP il toplantısında bizzat tanık oldum...

***


Arena Stadı’nın açılış gününü, ilk ağızlardan çok dinledim...

Bire bir biliyorum...

Adnan Polat, Galatasaray’da sallantılı günler geçiriyordu...

Başkan’ın camiadan kredisi tamamen tükenmişti...

Adnan Sezgin’in gitmesi isteniyordu...

Polat’ın istifası arzulanıyordu...

Adnan Polat’ın o günlerdeki tek can simidi açılacak yeni stattı...

Gazeteler ve televizyonlar ekipler halinde stada çağırılıyor, “Arena Stadı’nın muhteşem açılışından Adnan Polat’ın prim yaparak Galatasaray’daki günlerinin uzaması hesaplanıyordu...”

***


Her Başkan tabiatıyla, stadının açılışında Başbakan’ı da görmek ister...

Kongre kazandırmasa da, siyasi bir güç verir Başbakan’ın yanında görünmesi..

Adnan Polat da stadın açılışına “emeği çok geçen, tıkandığı yerde bizzat talimat vererek bürokrasiyi aşan, Başbakan’ın davete katılmasını çok arzu ediyordu...”

Onun katılımıyla Başkan, prestij kaybettiğini düşünen Galatasaray camiasına, güç tazeleyerek mesaj vermek istiyordu...

Başbakan’ın yakın çevresi o günlerde basketbol ödül törenlerinde ve statlarda boy gösteren “protesto” eylemlerine muhatap olmak istemiyordu...

Eylemlerin yazılı ve görsel basında yer alma biçiminin, eylemin kendisinin hak ettiğinden çok daha fazla anlam içerdiğini düşünüyordu...

Polat’tan istenmeyen bir olayın olmaması konusunda sözlü güvence alındı...

***


Ancak Adnan Polat, camiaya hakim değildi...

Başbakan’a ya da oradaki herhangi bir yetkiliye protesto bir yana, kendisine yönelik bir protestoyu bile durduracak takati yoktu...

Adnan Polat’ın yapması gereken “camiasına hakim olamayacağını” söyleyerek Başbakan’ın açılışa gelmemesini sağlamaktı...

O noktada basireti bağlandı Adnan Polat’ın...

Başbakan’ı stadın kapısında karşıladı...

Yukarı çıktılar...

TOKİ Başkanı uzun ve seyircinin protestosuna neden olacak şekilde konuştu...

Protestolardan Başbakan da nasibini aldı...

Adnan Polat yerin dibine girmişti...

Çok sonraları bana anlatacağı gibi babası İbrahim Polat, Adnan Polat’a dönmüş; “oğlum stadın yapımı için çaba gösteren evine misafir gelmiş adamı nasıl yuhalatırsın burada” diye çok ağır konuşmuştu...

***


İbrahim Polat, Adnan Polat üzerinde çok etkili ve otoriter bir babaydı...

Adnan Polat ekonomik konularda bile babasının sözünden kolay kolay dışarı çıkmazdı...

Polat’ın kırılma anı işte o andı...

Başbakan kendisine yapılan emrivakiye sinirlenmişti...

Polat’ın, Başbakan’ı kapılara kadar uğurlaması, ertesi günü kış olimpiyatları için Erzurum’da Erdoğan’ın yanında soluğu alması, Başbakan’ı yumuşatmadı...

Stadı kendileri yaptığı için, bu tavrı içine sindiremiyordu Başbakan...

Ancak o günkü olayı bütün bir Galatasaray camiasına fatura etmedi...

Şükrü Saracoğlu Stadı’nın çimlerinde, Fenerbahçeliler şampiyonluk kupasını Galatasaray’a vermek istemeyince, kendisini arayan hemşehrisi Abdurrahim Albayrak ve Fatih Terim’in isteğini haklı bulup, kupa törenini yapılmasını sağladı...

***


Kupa töreninin yapılmasına önayak oldu, Galatasaray’ın şampiyonluk kupasını ezeli rakibinin sahasının ortasında almasını sağladı...

Fakat yine de, Arena’nın açılışında kendisine yapılan protestoyu hiç affetmiyordu...

AKP İstanbul İl Kongresi’ni özellikle Arena’da topladı...

Son yılların en büyük siyasi şovunun hedefi esasen CHP, MHP ve BDP değildi...

Şovun esas mesajı, “Statlardaki üç beş yuhalamayı siyasi rüzgar sanmayın... İşte statlar işte AKP...” demekti...

Bir mesajı daha vardı Başbakan’ın...

Arena Stadı hala devletin stadıydı, herkes bunu böyle bilmeliydi...

*****


BAŞBAKAN’IN GAZETECİLERLE UĞRAŞIYOR GÖRÜNTÜSÜ SAKINCALI...

Arkadaşlarım hakkında gazetelerde “berbat şeyler yazıldığında” onları rahatlatmanın ne kadar zor olduğunu bilirim...

Kendimden bilirim...

Birileri bir şey yazdı mı, haksız olduklarına inanıyorsam, içimden taşan öfke, dağları delecek boyutlara ulaşır...

Onun için haklarında ağır eleştiriler yazılan arkadaşlarıma “Boşver takma onları” demenin anlamsızlığını bilirim...

Sonuçta Başbakan da olsa, o da bir insan...

Onun hakkında yazılan ve haksız olduğuna inandığı şeylere öfke duyması, sinirlenmesi, cevap vermeye kalkması olağan...

İnsani bir empati, “göreviniz ne kadar yüksek olursa olsun duyduğumuz öfkenin azalmadığını” gösterir...

***


SHOW Haber’i yaptığım günlerde bütün Türkiye beni izlese de hakkımda iftiralar atan meslektaşlarıma ne kadar büyük öfke duyduğumu bir ben bilirim bir de Allah!..

Gerçek şu ki, olayın peşini zinhar bırakmaz ekrandan gerçeği sonuna kadar anlatmaya ve cevap vermeye uğraşırdım...

Ekrandan bunu yaparken, bir şeye dikkat ederdim...

Karşımdakini küçültmemeye çaba gösterirdim...

Onların attığı iftiraları deşifre eder, ancak onlara bir de yukarıdan çakmazdım...

Elbette ben böyle yapıyorum diye Başbakan’ın da böyle yapması mevz-u bahis değil...

Ancak Başbakan’ın gazetecilere yönelik “ağır” sözleri, onu haklı göstermediği gibi, “eşit”i olmayan gazetecileri de “çok zor durumda” bırakıyor...

Başbakan iktidardır...

Ve güçlüdür...

Onun zamanında eşitlerine karşı söylediği sözleri, kendinden güçsüz olan gazetecilere söylemesi, eşitsiz durumu daha da eşitsiz hale getirir...

Hiç cevap vermesin sussun otursun diye düşünmüyorum...

Cevap versin, ancak haksız gördüğü durumları deşifre etsin ve muhatabına “ağır” sözlerden kaçınsın...

Başbakan gazetecilerin de layıkıyla görev yapma durumunu düşünmek zorunda olan bir mevkiidedir çünkü...

*****


BEŞİKTAŞ BÜYÜK OLASILIK ARENA’DA OYNAYACAK!..

Beşiktaş İnönü Stadı’yla ilgili son gelişmeler şöyle:

“Stadın dış mimarisi değiştirilmeden yapılan son maket çalışmada seyirci kapasitesi 38 bin...

Fakat Başbakan Tayyip Erdoğan, “Bu statta UEFA finali oynatmak istiyoruz...” dedi...

UEFA finalinin oynanabilmesi için stat kapasitesinin asgari 42 bin kişi olması gerekiyor...

Bu minimum kapasite...

Kültür Bakanlığı ile Beşiktaşlı yöneticilerin stadın dış mimarisini bozmadan bu kapasiteyi bulabilmeleri için uğraşılacak...

Buna karşın stada alışveriş merkezi, otel gibi ticari faaliyet merkezleri yapılmayacak...

Stat münhasıran stat olarak kalacak...

Zamanında bu satırların yazarının önerdiği gibi ismi Şeref Bey Stadı olacak muhtemelen...

***


Beşiktaş camiasında bir kesim, “Stat 42 bin kişi olacak da ne olacak?.. Beşiktaş’a şu andaki kapasite zaten yeterli...” diyor...

Oysa böyle düşünenler çok yanılıyorlar...

Beşiktaş Şeref Bey Stadı, bir defalığına yapılıyor...

Bu stat 50 yıl sonra da Beşiktaş’ın, Beşiktaşlı’nın ve Türk futbolunun hizmetinde olacak...

Futbolun büyüme katsayısının geometrik artışla olduğunu düşünürsek, gelecekte 42 bin kişilik stadın bile Beşiktaş’a yetmeyeceğini söyleyebiliriz...

Kaldı ki, dünyanın en güzel yerine konuşlanmış İstanbul Boğazı’nın Marmara’ya açılan deltasında kurulmuş statta, UEFA finalinin oynanması, Beşiktaş’ın değil, Türkiye’nin gururu ve prestiji...

Stadın 42 bin kapasiteye getirilebilecek şekilde inşa edilebilmesi bunun için de önemli...

***


Yeni stadın yapımının başlamasıyla, Beşiktaş’ın nerede maç yapacağı konusu da gündeme geldi geçtiğimiz hafta...

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ve yöneticiler Ankara’da bir dizi görüşme yaptılar...

Ortaya çıkan sonuç, Beşiktaş’ın İnönü Stadı yıkıldığında maçlarını büyük olasılıkla Arena Stadı’nda oynaması...

Stat hala kamunun malı...

Üstelik Galatasaray’ın Hoca’sı Fatih Terim, “Gönlünün Beşiktaş’ın maçlarını Arena’da oynanmasından yana olduğunu” söyledi...

Gerek localardan, gerekse tribünlerden elde edilecek gelir Beşiktaş yönetimini Arena konusunda daha istekli kılıyor...

***


Taraftar ise Kasımpaşa Stadı’nda oynanmasını istiyor...

15 bin kişilik statta rakip takımlara daha bir cehennem yaşatacağına, küçük statta daha fazla sinerji yaratıp kendileri olacaklarına inanıyorlar...

Arena’da oynanmasına ise kesin olarak karşı çıkmıyorlar...

Hakem hatalarında ya da sürpriz yenilgilerde taraftar öfkesini Arena Stadı’nın koltuklarından çıkarabilir...

Bu handikapın çözülmesi için taraftarla, yönetimin işbirliği yapması zaruri...

DİĞER YENİ YAZILAR