Zihinler bulanmasın

Haberin Devamı

Üç gündür, aşırı tahlil erbabı, meselenin farklı yanlarını, farklı alanları birbirine karıştırmak için elinden geleni yapıyor.

Yorum kalabalığının bir tarafını kendinden menkul “askeri uzmanlar” dolduruyor. Bazı siyasiler de lafı “asker işini neden yapamıyor”a getiriyor.

Ankara’dan, İstanbul’dan asla bilinmesi mümkün olmayan ayrıntılar üzerine yapılan “askeri” yorumların herhangi bir geçerliliği olamaz.

Bunlar ancak zihinlerdeki karmaşayı artırabilir, nitekim öyle oluyor.

***


Siyasi ve toplumsal bir meseleye askeri tahliller, varsayımlar üzerinden ilerleyerek cevaplar aramak her durumda çözüm yollarından uzaklaştırır.

Kürt meselesi, bu toprakların yüz yıllık meselesidir, bu tarihi süreçte meseleyi “askeri” alana sıkıştıran bütün bakış açıları sadece acıların devamına yol açmıştır.

Ankara’daki devletçi-askeri bakışta ilk defa son on yıldır bir değişim yaşanıyor. Sokakta Kürtçe konuşanın dayak yemesinden, Kürt kelimesinin kullanılamamasından, Kürtçenin ortaöğretimde seçmeli ders olmasına kadar gelen bir değişimin önemini artık herkes biliyor.

***


Bu değişim hattı, çözümün yolunu da gösteriyor. Ama her kanlı olay hâlâ farklı alanları birbirine karıştırma eğilimlerini de ortaya çıkarıyor.

“Demokratik süreç”, bütün ülkenin demokratik sürecidir. PKK her gün saldırsa da bu süreçte kimsenin, gerçekten çözüm isteyen hiç kimsenin dilinin bozulmasına, elinin titremesine yer yoktur.

En dibe vurulduğuna inanılan anlarda bile barışı çok yakına getirecek olan, siyasi iradedir. Barış, Türkiye’nin bütün vatandaşları içindir.

Bundan sonra tek bir genç insanın kanının akmaması iradesini toplum her yolla ifade etmeye devam ediyor. Türkiye’nin Kürtleri de artık silahların susmasını istiyor. Silahla gidilecek yol kalmadığını görüyor ve söylüyor.

***


Zihinleri bulandıran, kavramları karıştıran yorumlara kimse kulak asmasın, “barış” bu yorumların sunmaya çalıştığı gibi uzakta değildir.

Bugüne kadar hep atlarla arabanın yerini değiştirip ilerlemeye ya da ilerlememeye çalışan siyasi iradeler hüküm sürüyor ve toplumu yanıltıyordu. Bugün atlar da araba da yerindedir.

DİĞER YENİ YAZILAR