AKP Genel Başkanlık Danışmanı olarak Cüneyd Zapsu, çeşitli şekillerde gündeme gelmeye devam ediyor. Bunlardan biri, Zapsu'nun ailesi ve etnik kökeniyle ilgili. Bu konu sürekli olarak sıcak tutuluyor. Zapsu'ya yönelik suçlama ailesi üzerinden yapılıyor ve "Kürt milliyetçiliği" ile "İslamcılık" üzerine kuruluyor.
* Zapsu'nun siyasi faaliyetlerinde bu iki konuda da açık bir tavrı yoktur. Ancak El Kadı adlı kişi ile önceden kurulmuş bazı ilişkiler kaçınılmaz olarak soru işaretleri yaratıyor. Bu meselenin açıklığa kavuşması şarttır.
Buna karşılık Zapsu, AKP'nin kuruluşundan itibaren, dış ilişkiler alanında çalışıyor. Bu çalışmaları sırasında ABD'de yaptığı bazı konuşmalar da diplomatik gelenekleri aşması nedeniyle kamuoyuna yansıdı.
Yine son günlerde aralarında ABD ve İsrail büyükelçilerinin de bulunduğu bazı diplomatlarla temasları Zapsu'yu tekrar gündeme getirdi.
Bu temasları tartışmadan önce bir konunun açıklığa kavuşmasında yarar var. Bu da "gizli diplomasi" gerçeğidir.
Gizli diplomaside genellikle "dışarıdan" ve siyasi ya da bürokratik baskı altında bulunmayan "güvenilir" kişiler kullanılır. Uluslararası ilişkiler tarihi, bu yöntemle birçok uzlaşma sağlandığını göstermektedir.
Beceriksizlik...
Eğer Zapsu'nun son temasları böyle bir gizli diplomasi faaliyeti ise ortada önemli bir beceriksizlik var. İki kişi buluştuktan beş dakika sonra kamuoyu bunu öğreniyorsa, böyle gizli diplomasi olmaz.
Gizli diplomasiyi yürüten kişiler, belli bir mantık platformu oluşturur ve bunun siyaseten sorumlu olanlara aktarır. Aktarıncaya kadar da, çok az sayıda birkaç siyasi dışında hiç kimsenin bunlardan haberi olmaz.
Gizli diplomasiden kimsenin haberi olmadığı için, bu çalışmayı yapan kişilerle ilgili herhangi bir spekülasyon da olmaz.
Ankara'da ise önce Başbakan, sonra Dışişleri Bakanlığı Zapsu'nun görüşmelerinden haberdar olmadıklarını açıklamışlardır.
Eğer bu doğruysa Zapsu kendi kendine ilişkiler kuran, görevini aşan faaliyetlerde bulunan bir kişi durumuna düşüyor. Çünkü Tayyip Erdoğan'ın danışmanı olarak bütün bu faaliyetlerini ona bildirmekle yükümlüdür.
Buna karşılık eğer bir gizli diploması faaliyeti başlatılmış, ancak temaslar duyulunca bu açıklamalar yapılmışsa durum daha da kötüdür. Bu kadar acemiliği ve beceriksizliği, değil şu anda Orta Doğu'daki durum, hiçbir uluslararası anlaşmazlık kaldıramaz.
Her durumda ortada bir sakatlık vardır. Ve bu sakatlığı sadece Zapsu'nun üzerine yüklemek de siyasileri sorumluluktan kurtarmaz.
Zapsu olayı
AKP Genel Başkanlık Danışmanı olarak Cüneyd Zapsu, çeşitli şekillerde gündeme gelmeye devam ediyor. Bunlardan biri, Zapsu'nun ailesi ve etnik kökeniyle ilgili
Haberin Devamı

