Zamanlama aşırı yanlış

Haberin Devamı

Kürt sorunu ile ilgili olarak, dünyadaki bütün benzer azınlık sorunlarında olduğu gibi, değişik türlerde idari özerklik konusu çok kez konuşulmuştur. Bu yönde bir talep ilk kez bir siyasi parti tarafından “eyalet sistemi” çerçevesinde ortaya atılıyor.

Demokratik Toplum Partisi’nin dünkü genel kurulunda tüzüğe eklenen “siyasi tutum belgesi”nde, illerin gruplar halinde bir araya getirilmesi, o bölgenin en büyük ilin adıyla anılması ve bu yapının içinde kurulacak yerel meclislerin eğitim, kültür gibi konularda özerk olmaları öngörülüyor.

Aslında DTP’nin talebi fazla ayrıntılı düşünülmüş, merkezin ve bölgenin yetkileri iyi tanımlanmış değil. Belli ki bu talep, üzerinde konuşulmaya başlanması amacıyla ortaya atıldı.

***


Öncelikle şunu söylemek gerek: Türkiye bu konuyu konuşabilir, tartışabilir, ama kabul etmeyebilir de. İleride tartışılacaktır, tartışılmalıdır ve tartışmaktan, konuşmaktan korkmamak gerekir.

DTP “etnik” temel üzerine siyaset yapmak amacıyla kurulmuş bir partidir, bir “Kürt partisi”dir ve Türk vatandaşı Kürtlerin sözcüsü olduğu iddiasındadır. “Ulusal” bir parti değildir, bütün ülkenin sorunlarına ilişkin siyasetler geliştirmek, ekonomiyle ilgilenmek gibi dertleri yoktur.

Daha önce aynı yapı üzerine kurulmuş siyasi partiler kapatılmıştı.

Ancak DTP’den önce kurulmuş olan DEHAP kendisini lağvetti ve örgüt DTP’ye dönüştürüldü.

Siyasetimizde böyle bir parti olabilir, temel yasalara aykırı tavırlar almadığı, faaliyetlere girişmediği sürece de özgürce siyaset yapmalı, düşüncelerini savunmalıdır.

Bu bağlamda DTP ile ilgili olarak son dönemde ardı ardına gelen hukuki girişimlerin de bu partinin kapatılmasına kadar gitmesinin, daha önce yaşananlar dikkate alındığı zaman çok zararlı olacağı ortadadır.

***


Son örnekte, bir DTP’li milletvekilinin eşinin PKK’nın dağ kadrosunda bulunması üzerine yargı harekete geçmeye çağırılmıştır. Çağrı sahiplerinin hukukun en temel ilkelerinden biri olan “suçların şahsiliği”nden habersiz oldukları anlaşılıyor.

Tabii ki eşi dağda olan bir kişinin milletvekili olması, özellikle şu sırada, insani tepkilere konu olabilir, bu kişinin siyaseten inandırıcılığı kalmayabilir ama “eş durumundan” yargılanması da düşünülemez.

DTP’nin eyalet sistemi önerisi üzerine bazı çevrelerden sert tepkiler gelebilir, bu da olacaktır, doğal karşılamak gerekir.

Ancak PKK terörü konusunda en hassas dönemden geçildiği için ve bu dönemde DTP’nin ilişkileri de sorgulanırken eyalet sistemi önerisi fazlasıyla zamansız olmuştur.

DTP içindeki bazı çevreler, hatta onları etki altında tuttuğu bilinen kadrolar ortamı daha da germek istiyor olabilir. Bu da herkes için, öncelikle demokrasi için “tuzak” niteliğinde bir tavırdır ve tepkilerin de buna göre şekillenmesi gerekir.

Şu anda gündem terördür ve terörün sona ermesi için DTP’nin de yapacağı, yapması gereken çok şey vardır. DTP’nin diğer önerilerinin inandırıcı olabilmesi için önce bu aşamadan geçmesi; önce bütün ülkenin bugünkü ortamdan çıkması için üzerine düşeni yapması gerekir.

Ancak kan durduktan sonra insanlar bazı konuları sağlıklı görebilir, sağlıklı tartışabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR