Yolsuzlukların üzerine gitmek

Yolsuzluk her zaman, her yerde olur. Gelişmiş ve bütün iş hayatı, siyaset ve yönetimi şeffaflık üzerine kurulu ülkelerde de yolsuzluk oluyor

Haberin Devamı

Yolsuzluk her zaman, her yerde olur. Gelişmiş ve bütün iş hayatı, siyaset ve yönetimi şeffaflık üzerine kurulu ülkelerde de yolsuzluk oluyor. Bu ülkelerle iş, siyaset ve yönetim sistemi "kapalılık" üzerine kurulu ülkeler arasında önemli bir fark ortaya çıkıyor. Birincilerde, kim olursa olsun; yolsuzluk yapanların ya da yolsuzluğa göz yumanların üzerine bütün toplum "tank gibi" gidiyor. Hiç kimse yapılana bahane bulmaya ya da sanıkları korumaya çalışmıyor. İkincilerde ise sürekli olarak bahane üretiliyor.Yolsuzluk sistemleri ne kadar yaygınsa bunların üzerine gidilmesi de o kadar az mümkün oluyor. Türkiye'de çok partili düzene geçilene kadar da bazı yolsuzluklar oldu ama siyasi yapı bunların üzerine en sert şekillerde gitti.

Amaç siyasi olmamalı
Çok partili düzene geçildikten sonra, bir yanda hızlı şehirleşme diğer yanda kamu yönetim yapısının oransız ve düzensiz büyümesiyle yolsuzluklar hayatın normal unsurları arasında sayılmaya başlandı. Belediyeler ve halka hizmet vermekle yükümlü olan birçok kamu kuruluşunda rüşvetsiz iş yapma imkânı kalmadığı gibi haksız çıkar elde etmenin yolu da yaygın bir rüşvet sistemi oldu. Yolsuzluk meselesinin en ağır bir şekilde siyasi hayatı sarsması, kamu vicdanını yaralaması ise siyasi iktidar sahiplerinin yakınlarının çeşitli olaylara karışmasıyla oldu. Şu anda Meclis'te Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu faaliyet gösteriyor. Çeşitli kişiler çağrılıyor, yakın geçmişin bazı şaibeli olayları aydınlatılmaya çalışılıyor. Bu, kuşkusuz doğru ve yapılması gereken bir iş, hatta çok önceden uygulamaya konmuş olması gereken bir işleyiştir. Yolsuzluk iddiaları kamu vicdanını çok fazla yaralamıştır. Ancak kamu vicdanını yaralamış ve yaralayacak olan bir başka mesele de bu tür komisyonların siyasi amaçlarla çalışmış olmalarıdır.

Tümünün üzerine gidin
Meclis Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu, belediyeleri de ele almalıdır, trafiği de ele almalıdır, adliyeleri de ele almalıdır. Sadece bir dönemin değil, son yirmi yılın bütün kamu ihalelerini incelemelidir. Bütün bunları da sadece bugün iktidarda olmayan siyasi çevrelere yönelik siyasi bir faaliyet gibi yapmamak zorundadır. Eğer bu komisyon da daha önce kurulmuş ve hedefi sadece birilerini siyaseten zayıflatmak olan komisyonlar gibi çalışırsa kamu vicdanı bir kez daha yara alır. Ve yolsuzlukların en aza indirilebileceği inancı da bir kez daha yok olur. Başbakan Erdoğan "çevrilen dolapların, üstü örtülen pisliklerin, bu milleti ele güne böylesine muhtaç eden vurgun ve talanların ortaya çıkacağı ve bunların hesabının tek tek sorulacağını" söylüyor. Tabii ki çıksın, ama hepsi çıksın. Türk vatandaşlarının hayatlarını dört bir yandan çevirmiş olan yolsuzluk sisteminin bütün unsurları çıksın. Yolsuzluğun kıyısında gezinen "nüfuz suiistimalleri" de çıksın. Yolsuzluk sisteminin bütün unsurlarının ele alındığı ve yönetimin tümünün üzerine gittiği görüldüğü zaman bunlarla mücadele çok daha kolaylaşacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR