Yolsuzluğun küçüğü büyüğü

Eski bir kuvvet komutanı emekli amiral, eşi ve kızıyla birlikte sanık sandalyesinde oturuyor. Bu çok üzücü ve hafızalardan kolay kolay silinemeyecek bir görüntü

Haberin Devamı

Eski bir kuvvet komutanı emekli amiral, eşi ve kızıyla birlikte sanık sandalyesinde oturuyor. Bu çok üzücü ve hafızalardan kolay kolay silinemeyecek bir görüntü.

Fakat bu görüntü aynı zamanda hiçbir yolsuzluk iddiasının üzerine gidilmeden bırakılmayacağını da düşündürüyor.

Kamu yöneticileri ve kamu görevi yaptığı varsayılan diğer kişilerin belli aralıklarla "servet beyannamesi" vermesi yasa gereğidir. Devletin ilgili makamları, iki beyanname arasında büyük farklar bulunuyorsa, bunun kaynağını sormakla görevlidir. Ayrıca varolan malı mülkü gizlemek de suçtur.

Eğer beyanlar arasında fark varsa ya da beyan edilmemiş mal-mülk, para ortaya çıkmışsa bunun kaynağının "kirli" olduğunu kanıtlamak değil "kirli" olmadığını kanıtlamak gerekmektedir. Yani kanıtlama sorumluluğu "zanlı" durumundaki kamu görevlisine aittir.

Bir eski bakanla bir eski amiralin ve ailelerinin mal varlıklarında açıklanamayan artışlar tespit edilmişse, kaynağını kendileri açıklayacaktır.

Kurtulmak isteniyorsa
* Şu anda bu yaşananlar ne yazık ki buzdağının görünen bölümü.

Herkes şunu biliyor ki, ülkemizde yolsuzluk, hayatımızın hemen her kesiminde var ve yaygın.
* Okula öğrenci yerleştirmek için de "bir şey" ödenir, herhangi bir kamu dairesinde bir imza attırmak için de "bir şey" ödenir.

* Devletten ihale almanın bedelleri vardır. Trafik polisinden kurtulmak için de bazen "bir şey" ödenir. Duruma göre "bir şeyler" ödenerek karakoldan kurtulmak da mümkündür....

Bunlar hayatımızın içindeki, herkesin çok iyi bildiği örnekler.

Söz konusu olan "bir şey," yerine göre bazen 5 milyon liradır, bazen 5 milyon dolar. Bir sigara parası ile "iş gördürülen" durumlar da vardır, milyon dolarların pazarlık konusu olduğu durumlar da...

* Toplumumuzda yolsuzluk kirlenmesinin çok büyük boyutlarda olduğunu kabul etmeden bu kangreni durdurmak mümkün değildir.

Başbakanlar olmuş, servetlerinin kaynağı olarak annelerinin yastık altında sakladığı altınları göstermiştir ve hiç kimse de bu ifadenin üzerine gitmemiştir.

İşte, bunun üzerine gidilmiyorsa da yolsuzluk en alt seviyelere, 5 milyon liralara kadar iner.

* Yolsuzluğu ödenen miktarın küçük ya da büyük oluşuyla değerlendirmenin yanlış olduğunu da görmek durumundayız. Eğer "Yahu koca adamlar üç lira için bunu yapar mı" mazeretini kabul edersek üç trilyon için yapılanı da üç lira için yapılanı da "hoşgörme"ye başlarız.

Yolsuzluklarla mücadelede atılacak en önemli adım, hiçbir kişi ya da kuruluşun "kontrol dışı" kalmaması ya da bırakılmaması olacaktır.

Emekli bir kuvvet komutanının ailesiyle birlikte sanık sandalyesinde oturması, belki de bu kararlılık açısından bir milat olacak.

DİĞER YENİ YAZILAR