Yol haritası yavaş çıkacak

Haberin Devamı

İçişleri Bakanı Atalay’ın dünkü açıklamalarında “demokratik açılım”ın hedeflerinin tekrarının yanında, süren çalışmanın yöntemiyle ilgili bilgiler yer aldı.

Ama içerikle ilgili olarak, bilinenler dışında bir ipucu yoktu. Bilinenler, Türkiye’nin “üniter” yapısının, bayrağının, milli marşının tartışma konusu olmayacağıdır. Bakan bunu tekrarladı. Belki tekrarlaması, Bahçeli ile Baykal’ın yarattığı bazı kafa karışıklıklarının giderilmesine yardımcı olabilir.

Ancak gerçek beklentiler açılımın içeriğine yöneliktir. Hem açılımın Türkiye’de demokrasiyi bir üst sınıfa taşıyacağına inananlar hem de korkanlar bu beklenti içindedir.

***

Bakan’ın son açıklamalarında, kendi yürüttüğü çalışmanın, yani toplumu temsil ettiğine inanılan sivil toplum örgütlerinin, düşünce üretenlerin fikirlerinden derlenen unsurların Dışişleri Bakanlığı ile paylaşıldığı da yer alıyordu.

Dışişleri ile paylaşımın bir mantığı vardır. Çünkü “demokratik açılım” kavramının merkezinde yer alan Kürt meselesinin bir boyutu da Kuzey Irak’tır. Bu konuda uzun vadeli işbirliği faaliyetlerin yanında, bölgedeki PKK militanlarının silah bırakması için işbirliği meselesi de bulunuyor.

***

Atalay, çalışmanın bir aşamasında kendisinin bir “öneri paketi” hazırlayacağını ve paketin Başbakan’a sunulacağını söyledi.

Ardından paket bakanlar kurulunda ve parti grubunda tartışılacak ve Meclis’in bilgisine iletilecek. Anlaşılan o ki AKP hükümetinin paket Meclis’e gidene kadar CHP ve MHP ile temas kurmaya, paketi paylaşmaya niyeti yoktur.

Bakan’ın açıklamaları içinde “affı telaffuz etmiyoruz” cümlesi de yer aldı. Bundan da, en azından bugün varılan aşamada, dağdan inişi sağlayacak bir önerinin içinde adı “af” olarak konulmasa da aynı işlevi yerine getirecek bir unsur olduğunu çıkarabiliriz.

Böyle bakıldığında, İçişleri Bakanı’nın çalışmaları olumlu görülebilir. Ancak toplumdaki beklenti, özellikle Kürt vatandaşların daha somut sözler duyma talebi yüksektir. Bu beklentiyi dün DTP Genel Başkanı Ahmet Türk “dağ fare bile doğurmadı” sözüyle ifade etti.

***

DTP sözcüleri daha önce CHP ve MHP’nin sürece katılımının, en azından CHP’nin katılımının öneminden söz etmişlerdi. Ayrıca belki DTP’liler bulundukları yerden görmüyor, ama Baykal ile Bahçeli önemli bir kitlenin zihninde kuşku yaratmayı başarmıştır. Bu da DTP’ye daha sorumlu davranma, gerilim yaratacak her türlü söz ve hareketten kaçınma yükümlülüğü getiriyor.

DTP’nin bugünkü Diyarbakır mitingi de, bu partinin demokratik açılımdaki yerini belirleme açısından önemli olacaktır.

Eğer bu miting, Öcalan’ın “yol haritası”nın açıklanması için düzenlenmişse, düzenleyenler bilmelidir ki “demokratik açılım”a katkıları değil zararları olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR