Yine sınıfta kaldı

Geçen hafta iki önemli olayda CHP yine sınıfta kaldı. Bunlardan biri Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesi, ikincisi de Vakıflar Yasasıdır

Haberin Devamı

Geçen hafta iki önemli olayda CHP yine sınıfta kaldı. Bunlardan biri Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesi, ikincisi de Vakıflar Yasasıdır.

* TCK’nın 301’inci maddesinin haldeki şekliyle çok geniş bir “kullanıma” açık olduğu, düşünce ve ifade özgürlüğü üzerinde ciddi tehdit oluşturduğu tartışmaları aylardır sürüyor.

Birçok gazeteci ve yazar bu maddeden yargılandı, bir kişi mahkûm edildi.

O tartışmalar içinde CHP etkili bir şekilde yer almak yerine susmayı tercih etti, parti sözcüleri bazı gevelemelerle durumu idare etme yoluna gitti.

301. madde dolayısıyla son olarak geçen hafta Elif Şafak yargılandı ve hemen beraat etti.

Konuya ilişkin olarak CHP’den söylenen, tam bir komedi ve bir sosyal demokrat parti açısından tam bir dramdır. Özetle şöyle dedi parti sözcüsü: “Elif Şafak’ın beraatini memnuniyetle karşıladık, ancak bu maddenin değiştirilmesine karşıyız...”

Bu sözün birinci bölümündeki samimiyetsizlik, ikinci bölümünde hemen ortaya çıkıyor. Böyle küçük bir söz oyunuyla hem zevahiri kurtarmak hem de yeni radikal sağ çizgisini korumaya çalışmak herkesi cahil ve sersem zanneden “küçük” bir ruh halinin eseridir.

* CHP Vakıflar Yasası’nın Meclis’te görüşülmesi sırasında da yine radikal sağ politikasının en mümtaz örneklerinden birini ortaya serdi.

Bu yasanın amacı şu anda Türkiye’de varolan azınlık vakıflarıyla ilgili kısıtlamaların kaldırılması ve bütün vakıfların aynı hakları elde etmesidir.

Yasayla bugüne kadar çeşitli korkular, özellikle de radikal milliyetçi baskılar dolayısıyla yapılan haksızlıkların giderilmesi örgörülmektedir.

Ve bu yasanın Meclis’ten geçmesi CHP’nin atağıyla engellenmiştir.

İlk oylamada yasaya olumlu oy veren AKP’liler CHP’lilerin “Heybeliada ruhban okulu açılacak, azınlık vakıfları bütün mallarını geri alacak ve siz bir Hristiyan oyununa gelmiş olacaksınız” diye baskı yapmaları üzerine tavır değiştirmişlerdir.

Bu üslup tümüyle faşizandır. Ancak radikal sağda görülen korku ve basitliğin ürünüdür.

Bu tür popülist ve milliyetçi politikalarla sokaktaki insanı etkilemek mümkün. Ama bu tarz politikaların patenti asla kendisine sosyal demokrat diyen partilerde değil.

CHP, kendine modern bir genel merkez yaparken siyasi çizgisini en gerici ve korkak sağa çekmiştir. Demek ki genel merkez binalarının çağdaş olmasıyla partiler çağdaş ve demokrat olmuyor.

DİĞER YENİ YAZILAR