Yine mi af?

Eski siyasileri Yüce Divan'a gönderme çalışmaları devam ediyor. Bir eski başbakan ve beş eski bakan; banka özelleştirmesi, kamu bankası kredileri ve enerji ihaleleri nedeniyle en yüksek mahkemede hesap verecek

Haberin Devamı

Eski siyasileri Yüce Divan'a gönderme çalışmaları devam ediyor. Bir eski başbakan ve beş eski bakan; banka özelleştirmesi, kamu bankası kredileri ve enerji ihaleleri nedeniyle en yüksek mahkemede hesap verecek. Söz konusu dönemde yaşanan karşılıklı ağır suçlamalar ve siyasi yıpratma kaynaklı iddialar bütün kamuoyunu aynı şeye inandırdı:

* Yukarılarda çok büyük "sızıntılar" var ve bütün siyasi sınıf bunlardan nemalanmakta.

* Bu inanç o kadar yaygınlaşmıştır ki, AKP hükümetinin eski siyasileri "bol kepçe" Yüce Divan'a gönderme çalışmalarına hiç kimse itiraz etmemektedir. En fazla bu faaliyetlerin siyasi amaçlı olmaması için uyarılar yapılmaktadır.

Böylesi "rahatlık"ların hükümetlerin yolunu nasıl şaşırttığının örnekleri demokrasi tarihimiz boyunca görülür. Bu kez AKP hükümeti yolsuzluklarla ilgili "öde kurtul" diye özetlenen bir af çıkarmak için harekete geçti. Bu uygulamanın basit bir "ticari" mantığı var: Yolsuzluk sanığı suçlamaya konu olan miktarı devlete ödeyecek ve böylece yargılanmaktan kurtulacak.

* Bu küçük tüccar mantığının devlet mantığı olamayacağını hükümete anlatmak gerekir.

AKP hükümetinin birçok konuda "küçük muhasebeci" ve "küçük tüccar" mantığıyla hareket etmesi tabii ki bunu güçleştiriyor.

İşin sonu nereye varır...
Yürürlükteki yasalara göre suçu sabit olan şahıslar yol açtıkları zararı ya da çaldıkları parayı zaten devlete ödemekle yükümlüdür.

* Buradaki bir sorun, mahkemelerin ağır çalışması, yargılamanın uzaması, en açık durumlarda bile sanıkların istedikleri gibi süre kazanmalarıdır. Sürenin uzaması hep sanıkların lehine çalışmakta ve "güçlü" sanıklar yargı sürecinin uzatmanın yollarını kolayca bulabilmektedirler. En ağır suçlamayla karşı karşıya olan bir sanık mahkemeyi bazen yıllarca oyalayabilmektedir.

* Herhangi bir hükümetin bu sorunu bir gerekçe olarak kullanması ise çok ağır bir siyasi gaftır. Hükümet yargıyı çalıştırmakla yükümlüdür. Yargıya olağan dışı müdahale imkânları bulunuyorsa, bunları gidermekle yükümlüdür. Adaletin yerine gelmesini sağlamakla yükümlüdür. "Yargı çalışmıyor, suçlular cezasız kalıyor ve devlet kaybediyor" gerekçesiyle af çıkarmak yönetim zaafının ifadesidir.

Eğer öyle değil de "başka amaçlara" yönelik bir girişim sözkonusu ise bu daha da kötü. Eğer hükümet bu af yasasıyla belli bazı kişileri kurtarmayı amaçlıyorsa, eski bazı hükümetlerle aynı yolun yolcusu demektir.

Bu kapsamlı af ile bütün sanıklar belli paralar ödeyip kurtulacaksa, bundan sonrası için umutsuz olmamızın bütün gerekçeleri de ortada demektir. "Nasıl olsa bir af daha çıkar" diyenler kamunun parasını çalmaya devam eder, "Yakalanırsam öderim kurtulurum" cesareti içinde davranır.

* "Öde kurtul" yasası hemen rafa kalkmalıdır.

* Bugünkü durum bazı AKP'liler için can sıkıcı olabilir, onlar da mahkemede hesap vermek durumunda olabilirler. Ama onları da böyle olağanüstü bir yasayla kurtarmaya kalkmak AKP'nin yolsuzluklar konusundaki bütün iddialarını sıfıra indirecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR