Haberin Devamı
AKP’nin Gaziantep Seçim Koordinasyon Merkezi toplantısında çekilmiş bir haber fotoğrafı, cumartesi günkü Radikal Gazetesi’nde son derece doğru bir şekilde kullanıldı. Alanın önünde devasa bir kan gölü vardı, Erdoğan için kesilen kurbanların kanı. İşte Erdoğan da fotoğrafın gazeteye konulmasına kızmış. Onu bu görüntü, koca kan gölü rahatsız etmiyor, oradaki kan gölünü seyreden çocuklar onu rahatsız etmiyor ama gazetenin fotoğrafı yayınlaması rahatsız ediyor.
Erdoğan dönüp dolaşıyor yine aynı noktaya, “medya takıntısı”na geliyor.
Dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada yine “yalan haber” yayınlayan gazeteleri almama kampanyası için çağrı yaptı.
Bu “yalan haber” konusunda da, başbakanlık koltuğunda oturan kişinin iyi bilgilendirilmesi gerekiyor. AKP toplantısındaki kan gölü yalan haber filan değil, aynıyla vaki bir durumun fotoğrafı. Gazetenin görevi bu çirkin görüntüye dikkat çekmek. Başbakan buna kızacağı yerde parti örgütüne bir genelge yayınlatıp törenlerde, toplantılarda kurban kesiminin çirkin görüntü yaratmayacak şekilde yapılmasını isteyebilirdi.
Gazete bir aksaklığa, çirkinliğe dikkat çeker, sorumlu kişi de bunu düzeltmek için çalışır.
Aslında Erdoğan’ın sözlerinin arasına sıkıştırdığı bir cümle çirkinliğin farkında olduğunu gösteriyor. Ama çıkıp “bunu durduralım” diyemiyor, “vatandaş gelmiş kesmiş” diyor.
Başbakan’ın medyaya olan son öfkesinin bir nedeni de, İsrail’in Gazze saldırısı dolayısıyla yaptığı açıklamalardaki “Hamas’çı” üslubunun eleştirilmesidir. “İlkeli tavrımız çarpıtıldı” diyor. Konuşmalar ortadadır, medya, içte ve dışta hiçbir şeyi çarpıtmamış, kullandığı üslubun yaratacağı sorunlara dikkat çekmiştir. Kaddafi ile aynı üslubu kullanan Başbakan’a herhalde medyanın “aferin” demesi mümkün değildi. Nitekim bu üslubunun olumsuz etkileri hemen ortaya çıkmıştır.
Bu etkileri gidermek için Cumhurbaşkanı’nın bir “düzeltme” açıklaması yaptığının da Başbakan herhalde farkında değil.
Basın takıntısı nice siyasiye yolunu şaşırtan bir “iktidar hastalığı”dır. Bu hastalığa yakalanan muktedirler girdikleri yollardan çıkamamışlardır. Birilerinin Başbakan’a bunu anlatması iyice şart oldu.
Gerçi bu basın takıntısı da esasen Başbakan’ın başkalarını dinlememekte ısrarcı hale geldiğinin bir kanıtıdır.

