Yenilenme ihtiyacı öne çıktı

Haberin Devamı

Milletvekili adayları küçük şehirlerde fazla etkilidir, ama ülke seçmeninin tümü için bu listenin bütünü bir anlam taşır. AKP de CHP de BDP de dün ortaya çıkan milletvekili aday listeleriyle önümüzdeki döneme ilişkin politikalarının ana hatlarını açıklamış oldular.

AKP, liderinin ağzından temel politikalarını zaten açıklamış, milletvekili aday listelerinin de o politikalara uygun olarak değişeceğini duyurmuştu. Bu beklenti yerine geldi, deneyimli partililerin yanına biraz daha genç ve biraz daha politik bir birikim katıldı.

CHP, hem Ergenekon ile hem de kendi konumunun savaşını veren yüksek yargı ile arasına belli bir mesafe koydu. Kopma bekleyenler de vardı; kopma olmadı ama mesafe konuldu.

İki partinin bu listelerin iç yankısı açısından durumları çok farklı. AKP’de de kuşkusuz listelerden memnun olmayanlar vardır, ama onlar tepkilerini açıkça dile getirmeyecek, örgütler aynı şekilde çalışacaktır. CHP’de ise örgütün bir kesimi, bunun ne kadar ağırlığı olacağını söylemek zor ama, ciddi bir bölümü seçim için çalışmak yerine, 12 Haziran akşamına hazırlanacak, oy oranı yüzde 30’a ulaşamazsa kavga çıkarmak için bekleyecek.

***


CHP açısından çıkacak milletvekili sayısından çok alınacak oy oranı önem taşıyor. AKP’de ise, Erdoğan’ın çıtayı yükseğe koyması dolayısıyla hem oy oranı hem de milletvekili sayısı önem taşıyor.

AKP bunun için hem “sahiller” denilen ve yüzde 20-30 dolayında bir orana sıkıştığı bölgede etkisini artıracak hem de Kürt seçmene seçenek olabilecek isimleri de listelerine koydu.

CHP’de ise “açılım” Kürt seçmene doğru olmadı, daha önce merkez sağ partilerde politika yapmış bazı isimlerin listelere konulmasıyla sağa doğru gerçekleşti. CHP’yi sosyal demokrat bir parti kılma misyonuna sahip oldukları iddiasındaki Kılıçdaroğlu ekibi, bu açılım yönü dolayısıyla seçime kadar sürekli sorgulanacaktır.

CHP’den aday olan üç Ergenekon sanığının ikisinin sağdan gelmesi de o sorgulamanın ek unsuru olacaktır.

***


BDP’nin kendisi dışındaki Kürt çevrelere ve Türk solunun bazı kesimlerine açılmasıyla AKP’nin yaşayacağı sıkıntının benzerini CHP de “cumhuriyetçi güçbirliği”nin bağımsız adaylarıyla yaşayacaktır.

MHP’nin yüzde 10 sınırında olduğu iddialarının yarattığı yıpranmaya tepkisi ise partinin eski kadrolarının da harekete geçirilmesi, bunların yanında yine daha önce merkez sağın başka partilerinde siyaset yapmış isimlerin yer alması oldu. İki hamlenin getirisinin ve götürüsünün ne olacağı, hem MHP örgütü hem seçmeni açısından, zamanla ortaya çıkacak.

Milletvekili aday listelerinin tümüne bakıldığında, dört siyasi partinin ana eğilimlerinin ortaya çıkardığı genel manzarayı seçmenin toplu bir “değişim çabası” gibi algılaması mümkündür. Bunun, önümüzdeki dönemin temel meselelerinin çözümüne de olumlu bir katkısı olabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR