Yeni partiler

CHP'nin "sol" parti niteliklerinden uzaklaşması solda yeni arayışları başlattı. 1964 yılında İsmet İnönü'nün "ortanın solundayız" tanımı ve Bülent Ecevit'in kazandırdığı yeni kimlikle CHP hep sosyal demokrat bir parti olarak görüldü

Haberin Devamı

CHP'nin "sol" parti niteliklerinden uzaklaşması solda yeni arayışları başlattı. 1964 yılında İsmet İnönü'nün "ortanın solundayız" tanımı ve Bülent Ecevit'in kazandırdığı yeni kimlikle CHP hep sosyal demokrat bir parti olarak görüldü.

Bu parti, geleneksel CHP seçmeninin yanı sıra sürekli olarak kendisini solda gören seçmenin de yönelebildiği bir parti oldu. 1994'ten başlayarak siyasal İslam kökenli partilerin yükselişi karşısında tedirginlik duyanlar için de CHP laik demokrasinin bir güvencesi olarak görüldü ya da görülmek istendi.

CHP'nin son dönemde yürüttüğü politikalar sol olmak bir yana çağdaş bir demokrat partinin bugünkü Türkiye'de üstlenmek zorunda olduğu sorumlulukların da çok uzağındadır. CHP yönetimi bugün en muhafazakâr siyasetlerin çizgisinde, MHP-BBP ile çok yakın bir çizgide siyaset yapıyor. ANAP ile DYP de bu çizginin yakınında.

Sonuçta bütün bu partiler, daha muhafazakâr ve sağda olarak nitelenen seçmenin oyuna talip.

AKP'nin yine yüzde 30'luk bir oy oranını koruması mümkündür. Bu durumda bu 5 partiye yüzde 25 dolayında bir oran kalıyor. Bu da en çok iki partinin Meclis'e girebileceği anlamına gelir.

Sonuç olarak oranı yüzde 30-40 arasında değişen bir kesim yine partisiz kalmış oluyor. Bu kesim aynı zamanda Avrupa Birliği yolunu destekleyen kesimdir. Ayrıca bu kesimin AKP ile yolunun buluşması kolay değildir.

Bu seçmen kazanılırsa
SHP'nin de CHP'nin terk ettiği alanı tam olarak kapsayamadığı ve kitle partisi olma yolunda ilerleyemediği görülüyor.

Bu tablo içinde solda yeni parti arayışları da kendiliğinden gündeme geliyor. Zaten bu arayışlar Türkiye'de hiçbir zaman bitmez, bitmediği için de solun bütün renkleri sürekli olarak bölünür ve herkes kendi partisini kurar.

Yeni parti girişimleri, eğer solun bütün dünyadaki gelişimini iyi izlemez ve gerçek kitle partisi niteliklerini kazanamazsa soldaki yüzde 1'lik partiler kervanına katılır.

Bu girişimler sandığa görece daha az giden yüzde 40'lık seçmenin güvenini kazanamaz. Bu seçmenin oranı aslında Türkiye'deki bütün siyasal tabloyu değiştirebilecek bir orandır. CHP bu seçmeni göz ardı edip kendisine yeni yollar arayarak büyük bir kitleyi partisiz bıraktı.

Türkiye'de demokrasinin gerçekten kurumlaşması ve birçok taşın yerli yerine oturabilmesi, kavram kargaşalıklarının giderilebilmesi için bu seçmenin partisini bulması şarttır.

DİĞER YENİ YAZILAR