Yeni oyun

Şemdinli olayının sanıkları kamu görevlileridir. Bu "kamu görevlileri" ve onların kullandığı sivil kişiler Şemdinli'de son dönemde sık sık görülen bombalama olaylarının sanığı olarak ortaya çıkmıştır

Haberin Devamı

Şemdinli olayının sanıkları kamu görevlileridir. Bu "kamu görevlileri" ve onların kullandığı sivil kişiler Şemdinli'de son dönemde sık sık görülen bombalama olaylarının sanığı olarak ortaya çıkmıştır.

Son borbalamanın ardından ise hem Şemdinli'de hem de Kürt kökenli vatandaşların çoğunluk olduğu başka şehirlerde gösteriler başlamıştır.

O zaman Şemdinli'deki bombalama olaylarının amacını sorgulamak şart.

* Birileri sokaklara bir kısım vatandaşın dökülmesini ve bu tepkileri PKK'lıların yönlendirmesini mi istedi? Çünkü hangi olayın hangi tepkiye yol açacağını bilmemek mümkün değil. Şemdinli'de son aylarda ardı ardına bombalar patladı. Bu saldırıların bir bölümünün halkın tepkisini yükseltmek isteyen PKK'lılarca yapıldığını iddia etmek mümkün. Ancak son olay, işin içinde kamu görevlilerinin olduğunu gösterdi.

Şemdinli gibi bir ilçede ardı ardına bombalar patlatılarak ancak belli sonuçlara ulaşılabilir. Hatta tek bir sonuca ulaşılır ve buna bir kez daha "ramak kalmış"tır.

Bir süre önce üst düzey bir komutanın dile getirdiği "Filistin" benzetmesini hatırladığımızda "oyunun" boyutu da ortaya çıkıyor.

"Filistin" sözü telaffuz edildiğinde birçok yorum yapılmıştı. Kimileri Filistin usulü bir "intifada" planlandığını ve komutanın buna işaret ettiğini savunmuştu.

Tuzak açık seçik ortada
Şemdinli olayına ve yansımalarına baktığımızda bu uyarının anlamını daha iyi kavrıyoruz.

Buradaki soru, PKK'nın kitle eylemleri planladığı en azından "sezilmiş" olmasına rağmen Şemdinli'de bombaların neden patladığıdır.

Son bombanın ardından hemen herkesin aklına Susurluk kelimesinin gelmesi boşuna değil.

* Kuşku ve vahim kuşku, devlet içinde, hangi düzeyde oldukları bilinmese de bazı kişilerin olayların tırmanmasına ortam hazırladıkları yönünde.

Aynı şekilde TAYAD adlı örgütün militanlarının en çok tepki alacaklarını bildikleri yerlere göz göre göre gitmeleri ve yeni linç girişimlerinin yaşanması da bazı niyetlerin habercisidir.

Basit bir mantık zinciri kurulduğunda oyunun amaçları açık seçik ortaya çıkıyor. Güneydoğu illerinde ve bazı büyük şehirlerde kitle gösterileri yoğunlaşacak, bazı durumlarda güvenlik güçleri sert tedbirler alacak ve böylece olaylar kar yumağı gibi büyüyecektir. Bunun arkası da bellidir: Avrupa ve Batı dünyası ile yeni krizler yaşanacak, demokratik süreç duracak vs... Vs...

Bu gelişmeler kimin işine yarayacak? Hiçbir Türk vatandaşının işine yaramayacağı belli. "Savaşı" yaşam tarzı kılmış olan, sadece "savaş" ortamında varolabilen mihraklar hedeflerine ancak bu oyunun başarılı olmasıyla ulaşabilirler. Ama bu oyunu göre göre tuzağa düşen herkes de çok ağır sorumluluk altına girecektir. Bu aşamada bu sorumluluğun adı "vatana ihanet"tir.

DİĞER YENİ YAZILAR