Yeni bir oyun mu?

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin son anahtan Kıbrıs sorunudur. Kıbrıs sorununun bağımsız bir Kıbrıs Cumhuriyeti yapısı içinde çözüme yaklaşmaması durumunda AB yolunun açılmasını beklemek hayaldir

Haberin Devamı

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin son anahtan Kıbrıs sorunudur. Kıbrıs sorununun bağımsız bir Kıbrıs Cumhuriyeti yapısı içinde çözüme yaklaşmaması durumunda AB yolunun açılmasını beklemek hayaldir. Kıbrıs ile ilgili olarak son iki hafta içinde iki "oyun" oynanmıştır. Bunların birincisi Türkiye - KKTC Ortaklık Konseyi'nde gümrük birliği" kararı alınmasıdır. Bu "ortaklık" konseyi "iki ülke arasında ekonomik ve mali bütünleşme" amacıyla kurulmuş bir organdır. Kıbrıs'ta, Kıbns Cumhuriyeti çerçevesi içinde bir çözüm, Avrupa Birliği üyeliğinin olmazsa olmaz koşuludur. ABD de son olarak Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin adını taşıyan "Annan Planı" na tam destek vermiştir. Çözüm yönünde gelişme beklenirken Türkiye'nin KKTC ile "gümrük birliği" anlaşması yapması başka bir anlama gelmektedir. "Gümrük birliği" sözü bile bu adımın amacının çok farklı olduğunu göstermektedir, çünkü Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasında gümrük yoktur.

Pasaport meselesi...
Bu adımdan bir hafta önce ise, KKTC vatandaşlarının Türkiye sınırlarında "AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti" pasaportlarının kabul edilmeyeceği yönünde karar alınmıştır. Kıbrıs Rum kesiminin "Kıbrıs Cumhuriyeti" olarak AB üyesi olmasıyla birlikte çok sayıda Kıbrıslı Türk, (ama gerçek Kıbrıslı Türk, sonradan gönderilenler değil,) bu pasaporttan almak istemiş ve almıştır. Eğer bu karar "onursal" ve "duygusal" nedenlerle alınmışsa yine ortada bir gariplik var demektir. Çünkü Kıbrıslı Türkler (sonradan gidenler değil) eski Kıbrıs Cumhuriyeti'nin İngiliz Uluslar Topluluğu üyesi olması dolayısıyla İngiliz pasaportu alma hakkına sahipti ve bu hakkı tümü kullanıyordu. Avrupa Birliği pasaportunu "gurur" meselesi yapanlar 40 yıldır ingiliz pasaportu meselesini "gurur" meselesi yapmamışlardır. Çünkü o pasaport da "Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşları" na verilen bir pasaporttu, KKTC vatandaşlarına değil. Zaten KKTC pasaportunun geçtiği tek ülke Türkiye'dir. Türkiye dışında KKTC pasaportunu tanıyan yoktur ve bundan böyle de olmayacak gibi görünmektedir. KKTC vatandaşlarına bu yüzden TC pasaportu veriliyordu.

Seçilen engel Kıbrıs mı!
Bu iki olay arka arkaya gelince ortaya çok vahim bir soru işareti çıkıyor. Kıbrıs konusunda bu kararları alan Hükümet, bugüne kadar Avrupa Birliği üyeliği için ne kadar kararlı ve samimi olduğunu söyleyip duruyordu. Ve de bu hükümet üyelerinin bilmemesi mümkün değildir ki, Kıbrıs'ta bir ilerleme olmazsa Türkiye'nin AB üyeliğinde de bir ilerleme olmayacaktır. O zaman şunu düşünmek, öküz altında buzağı aramak olmayacaktır: İnce bir oyun mu oynanıyor? Bu oyunu sahneye koyanlar, diğer yasal ve anayasal konularda gerekenleri yaparken aslında Türkiye'nin AB üyeliğinin "bir yere" takılmasını mı istiyorlar... Takılma için seçilen engel Kıbrıs mıdır? Eğer AKP hükümeti böyle "ince" bir oyunla Türkiye'nin AB üyeliği yolunu tıkamak istiyorsa, belki bir iki yıl hamasi nutuklarla işi idare eder, ama sonrasını idare edemez ve kaçacak yer arar.

DİĞER YENİ YAZILAR