Avrupa'da Türkiye'ye tam üyelik görüşmeleri için tarih verilmesiyle ilgili tartışmalar devam ediyor. Fransa ve Almanya'da sağ partilerde, İskandinavya'da sol partilerde mesele hâlâ tartışılıyor.
Tarih verilmesi büyük olasılıkla gerçekleşecek. Bazı Avrupalı siyasilerin de "tarih verelim ama görüşmeleri iyice uzatalım" eğiliminde olmaları da sonuçta Türkiye'nin lehine çalışacak.
Ankara'dan yayılan hava, hâlâ, tarih verilirse her şey "bitecek" havası. Ekonomiden sorumlu bakanlar Türkiye'ye yabancı sermaye yatırımlarının yağacağını savunuyor.
Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye tam üyelik görüşmeleri için tarih vermesi çok önemli bir adım olacaktır. Eğer Ankara "tarihi aldık görüşmelere başladık, işimiz bitti" havasını terk etmesi gerektiğini görmezse, görüşmeler başlar ama gerçek durum bugünkünden farksız olur. Yani Türkiye, Avrupa'nın bekleme odasında beklemeye devam eder.
Kim ileri, kim geri?
Avrupa Birliği'nin on beş eski üyesiyle Türkiye'nin ekonomik ve sosyal farkını hatırlatmaya gerek yok. Bu farkın son 35-40 yılda nasıl açıldığını da herkes biliyor.
Ankara'da kimileri, Avrupa'ya serzenişte bulunurken birliğe yeni alınan on üyenin durumunun Türkiye'den pek farklı olmadığını savunuyor.
Avrupa Birliği'nin on beş eski üyesinde kişi başına ortalama gelir 25 bin euro, yani 30 bin doların üzerinde.
Yenilerle birlikte bütün Avrupa Birliği' nde kişi başına ortalama gelir 22 bin euro, yani 25 bin doların üzerinde.
Ankara'da kimilerinin küçümsediği on yeni üyenin kişi başına gelirlerini sıralayalım (euro olarak):
Slovenya: 17.700,
Kıbrıs (Rum kesimi): 17.400,
Çek Cumhuriyeti: 14.400,
Macaristan: 13.600,
Malta: 11.700,
Slovakya: 11.400,
Estonya 10.000, Polonya 9.500,
Litvanya 9.400,
Letonya 8.500.
Arayı kapatana kadar...
Bu ülkelerin çoğu on yıl önce Sovyet blokunun parçasıydı. On yılda demokratik kurumlarını oluşturdular, siyasi sorunlarını çözdüler ve ekonomilerini Türkiye'nin çok ilerisine geçirmeyi başardılar.
Bu ülkelerin en fakiri olan Letonya'nın her vatandaşı her Türk vatandaşından 4 kat daha zengin. Yani 4 kat daha iyi yaşıyor.
Sadece siyasi ve demokratik kurumları tamamladık, uygulama sorunlarını çözdük demekle işimiz bitmeyecek, yeni başlayacak. Ve aradaki bu ekonomik uçurum kapanana kadar da Türkiye beklemeye devam edecek.
Yeni Avrupa ve Türkiye
Avrupa'da Türkiye'ye tam üyelik görüşmeleri için tarih verilmesiyle ilgili tartışmalar devam ediyor
Haberin Devamı

